gözlerin ile cümle
gözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gözlerinde perde vardır ve büyük azap onlar içindir.For them is great deprivation.
Şimşek neredeyse gözlerini kapıverecek!Verily the lightning could snatch away their eyes.
Denizi yararak sizi kurtarmış, Firavun'un adamlarını da gözlerinizin önünde boğmuştuk.Remember, We parted the sea and saved you, and drowned the men of Pharaoh before your very eyes.
İşledikleri kötülükler, gözlerinde güzel görünüyor. ALLAH inkarcı topluluğu doğruya ulaştırmaz.Attractive seem to them their evil deeds; but God does not show the unbelievers the way.
Üzüntüden gözlerine ak düştü, acısını içine gömdü.And his eyes turned white with grief which he bore in silence.
Onları sadece, gözlerin dehşetten donup kalacağı güne kadar ertelemektedir.He has only allowed them respite till the Day on which all eyes would stare aghast,
Gerçek körlük, gözlerin körlüğü değil; göğüslerdeki gönüllerin körlüğüdür.It is not the eyes alone that do not see, oblivious are the hearts within their breasts.
Yanlarında da, gözlerinin içine bakan güzel eşler...And with them maidens of modest look and large lustrous eyes,
Yanlarında gözlerinin içine bakan yaşıtları vardır.With companions of modest look, the same in age, by their side.
Gözlerin göremediğini ve göğüslerin gizlediğini bilir.Known to Him is the treachery of the eye, and what the breasts conceal.
Onlar, Allah'ın kalblerini kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte gafiller onlardır.These are the ones whose hearts, ears, and eyes Allah has sealed; and they are the neglectful.
Yoksa Yakup ölürken oradaydınız da gözlerinizle mi gördünüz?Why, were you witnesses, when death came to Jacob?
Görür görmez hepsi onu gözlerinde çok büyüttüler ve (şaşkınlıkla) ellerini kestiler.And she said: come forth to them.
Onlar, Allah'ın kalblerini kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir.They are those upon whose hearts, hearing (ears) and sight (eyes) Allah has set a seal.
Biz de gözlerini siliverdik: "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!"So We blinded their eyes, "Then taste you My Torment and My Warnings."
Onlar, Allah'ın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir.They are those upon whose hearts, hearing (ears) and sight (eyes) Allah has set a seal.
Biz de onların gözlerini silip kör ettik. "İşte azabımı ve uyarmamı tadın."So We blinded their eyes, "Then taste you My Torment and My Warnings."
İşte Allah'ın kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimseler bunlardır.They are those upon whose hearts, hearing (ears) and sight (eyes) Allah has set a seal.
Allah dilerse duymalarını da alır, gözlerini de kör eder.And if Allah willed, He could have taken away their hearing and their sight.
Allah dileseydi elbette onların kulaklarını sağır, gözlerini kör ederdi.And if Allah willed, He could have taken away their hearing and their sight.
İşte onlar Allah'ın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir.They are those upon whose hearts, hearing (ears) and sight (eyes) Allah has set a seal.
Hemen biz onların gözlerini silme kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).So We blinded their eyes, "Then taste you My Torment and My Warnings."
Bunlar, o kimselerdir ki; Allah kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemiştir.They are those upon whose hearts, hearing (ears) and sight (eyes) Allah has set a seal.
Onun konuklarından murad almaya kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik.And they indeed sought to shame his guest (by asking to commit sodomy with them).
Allah dileseydi kulaklarını sağır, gözlerini kör ederdi.And if Allah willed, He could have taken away their hearing and their sight.
Gözlerin, dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan başka yana sapmasın.And do not turn your eyes away from them, desiring the glitter of this world.
(Onlar), yüreklerin ve gözlerin (dehşetten) ters döneceği günden korkarlar.They fear a Day when hearts and sights are overturned.
Dilesek gözlerini silerdik de yola dökülürlerdi, ama nasıl görecekler?If We will, We can blind their eyes as they rush towards the path—but how will they see?
Orada canların çektiği, gözlerin hoşlandığı her şey var!Therein is whatever the souls desire and delights the eyes.
Dünya hayatının (aldatıcı) süsünü isteyerek gözlerini onlardan kaydırma.And do not turn your eyes away from them, desiring the glitter of this world.
Dünya hayatının güzelliklerini isteyerek gözlerini o kimselerden ayırma.And do not turn your eyes away from them, desiring the glitter of this world.
Bunlar, gönüllerin ve gözlerin döneceği günden korkarlar.They fear a Day when hearts and sights are overturned.
Dilesek, gözlerini kör ederdik de yol bulmağa çalışırlardı. Nasıl görebilirlerdi?If We will, We can blind their eyes as they rush towards the path—but how will they see?
Şu gömleğimi alın da götürün, babamın gözlerine sürün, iyileşir, görmeye başlar.“Take this shirt of mine, and lay it over my father’s face, and he will recover his sight.
Müjdeci gelip de gömleği gözlerine sürünce Yakup'un gözleri açıldı, görmeye başladı.Then, when the bearer of good news arrived, he laid it over his face, and he regained his sight.
Eğer Allah dileseydi, işitme güçlerini de gözlerini de elbette alıp götürürdü.Had God willed, He could have taken away their hearing and their sight.
İğreti dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan kaydırıp uzaklaştırma.And do not turn your eyes away from them, desiring the glitter of this world.
Onlar, kalplerle gözlerin döneceği/yer değiştireceği günden korkarlar.They fear a Day when hearts and sights are overturned.
Orada, nefislerin arzu duyacağı, gözlerin zevkleneceği her şey vardır.Therein is whatever the souls desire and delights the eyes.
Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme.And do not turn your eyes away from them, desiring the glitter of this world.
Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.They fear a Day when hearts and sights are overturned.
Orada canlarının istediği, gözlerinin hoşlandığı her şey vardır.Therein is whatever the souls desire and delights the eyes.
Sen dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan gözlerini ayırma.And do not turn your eyes away from them, desiring the glitter of this world.
Orada canların çektiği ve gözlerin hoşlandığı herşey vardır.Therein is whatever the souls desire and delights the eyes.
İşledikleri kötülükler, gözlerinde güzel görünüyor.The evil of their deeds seems good to them.
Gözlerinizin horladığı kimselere ALLAH'ın bir iyilik bağışlamıyacağını da söylemiyorum.Nor do I say of those who are despicable in your eyes that God will never give them any good.
Dünya hayatının çekici materyallerini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma.And do not turn your eyes away from them, desiring the glitter of this world.
Onlar, kalplerin ve gözlerin ters döneceği günden korkarlar.They fear a Day when hearts and sights are overturned.
Dilesek gözlerini büsbütün silerdik. Yolu bulmaya çalıştıklarında göremezlerdi.If We will, We can blind their eyes as they rush towards the path—but how will they see?
Oysaki, öncekilerin yol ve yöntemleri gözlerinin önünden geçmiştir.This has been the wont of people of this kind from ancient times.
Şimşek neredeyse gözlerini kapıverecek! Önlerini aydınlattıkça ışığında yürürler.The lightning terrifies them as if it were going to snatch away their eyesight from them.
Biz de gözlerini siliverdik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).Then We blinded their eyes (and said): Taste now My punishment after My warnings!
Onların kalplerini ve gözlerini ters çeviririz.We confound their hearts and their eyes.
De ki: "Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlerin sahibi kimdir?Say, ‘Who provides for you out of the sky and the earth?
Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı.Had it been Our will We would have obliterated their sight so that they raced to the Path.
Dilesek, gözlerini kör ederdik de yol bulmağa çalışırlardı.Had it been Our will We would have obliterated their sight so that they raced to the Path.
Yine O'na iman etmedikleri ilk durumdaki gibi onların gönüllerini ve gözlerini ters çeviririz.We will turn away their hearts and eyes since they refused to believe in it at first.
Hem dileseydik gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi.Had it been Our will We would have obliterated their sight so that they raced to the Path.
Onlardan bazı zümrelere kendilerini denemek için verdiğimiz dünya hayatının süsüne gözlerini dikme.Do not be envious of what We have given to some people as means of enjoyment and worldly delight.
Sakın, onlardan bazı çiftlere verdiğimiz nimet ve zevklere gözlerini dikme. Onlar için tasalanma da.Do not yearn for other people's property and wives and do not grieve (that they do not believe).