gözlerimi ile cümle
gözlerimi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sadece gözlerimizi açmaya ihtiyacımız var.We just need to open our eyes. Thank you very much.
Artık gözlerimizi açıp kurban olmadığımızı görmeliyiz.We need to open our eyes and see that we are not victims.
Annemiz, Meksika, gözlerimizin önünde şiddet görüyor.Our mother, Mexico, is being violated before our very eyes.
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."Finally, my favorite student, she looks me straight in the eye, and she says, "The reading sucked."
Öylece durabilirdim gözlerimi kapatıpI could stay there, close my eyes
Gözlerimi ve kendi ciddi güvenceler ifadesine rağmen - Bu ne -This is what--notwithstanding the testimony of my eyes and his own earnest assurances--
Ve öyle ki, gözlerimizin algıladığı ışığın frekansı için zaten kullanılan bir kelimeye sahibiz.And it turns out that we already have a name for the frequency of the light that our eyes detect.
Ve bu kız, tam gözlerimin içine bakarak tek bir vurguyu ıskalamadan şöyle dedi:And this kid looks me dead in the eye without missing a beat and says:
Eğer sizi görmek istemezsem, gözlerimi kapatabilirim.If I don't want to see you, I can close my eyes.
Gözlerimizdeki ışıltıya bakın.And you can see, our eyes were glistening.
Bir sinapsa yakından bakalım. Ve gözlerimizi de yeşil nöronun içinden ayırmayalım.Let's zoom in on one synapse, and keep your eyes on the interior of the green neuron.
Sonra da kendimiz izliyorduk ve gözlerimiz doluyordu.And then we watched it and tear up.
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Did you know that 80 percent of the information we receive comes through our eyes?
Biz kazanacağız çünkü gözlerimizden akan yaşlar aslında yüreklerimizden geliyor.We are going to win because the tears that come from our eyes actually come from our hearts.
Gözlerimin içine bak.Look me in the eyes.
Aşk gözlerimi açtı.Love has opened my eyes.
Gözlerimi kaparım ve hiç yaşlanmamayı dilerim,I close my eyes right there and wish I never grow older
Gözlerimi kapattığımda, dünyadaki farklı insanları görebiliyorum.man speaking native language:
Gözlerimi alamıyorum kızın güzelliğinden.I'm struck by her beauty
O küçük yüz hala gözlerimin önünde.That little face still haunts me.
[Gözlerimiz açık uyumalıyız,] [ellerimizle düşlemeliyiz,][We must sleep with open eyes,] [we must dream with our hands,]
O yüzden gözlerimi oymak istiyor gerçekten mi?That's why she wants to dig out my eyes Really?
Buna karşılık, gözlerimi sizden alamıyorumHowever, I can't help looking at you
Ben de gözlerimi devirmiş, içimden...I remember my eyes would roll and...
Ve gözlerimizin Meryem Ana'ya yönlenmesini sağlıyor. Hz. Meryem çapraz hatlı bir satıhta yatıyor.Her body lies across a diagonal or mind that they were no longer in the Renaissance.
Onlar bizim gözlerimizi yaşartırlar; çünkü hepsinin bir amacı var.They move us to tears because they have a purpose of existence.
Dur, yoksa gözlerimiz buluşacak ve dedikodu çıkacak.Stop, or our eyes will meet and it will be scandalous.
Gözlerimizi yalnızca bir dakikalığına kapatırız ve bir çok yeni fikirle açarız.We just close our eyes for a minute we all come back with a lot of new ideas.
Ayrıca, anne gözlerimi gösterim açmak ve toplamak tutmak için söyledi. "Besides, mother told me to keep my eyes open and collect impressions."
Ve sonra gözlerimi kapadım, soluk aldım ve aklıma gelen ve ağzımdan çıkan şeySo I closed my eyes, I took breath and the first thing that came up and out was "Summertime,"
Gözlerimi açtım ve gördüm ki onun da gözleri kapalıymıştı.And I opened my eyes, and I saw that she had her eyes closed.
# Gözlerimi alan o yıldızlar gibi# Like those stars embroidered in my eyes
# Küçük yıldızım gözlerimi kamaştırıyor# My little star up high Dazzling my eyes
Zaten eğitimli olduğunuz için, konsantre olmama izin verin, gözlerimi kapayım.Now like a Karajan.
Gözlerimi kapatacağım!I'm going to close my eyes.
Gözlerimin içine bak.<br />Tekrarla.Look into my eyes. Again.
Gözlerimizi dikmeyi bırakmalım,su sadece eski bir kilise.Don't stop to stare, it's just an old church.
Gözlerimin kör olmasını tercih ederim.I'd rather go blind instead.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.My face is red with weeping. Deep darkness is on my eyelids.
Kederden gözlerimin feri sönüyor, Zayıflıyor gözlerim düşmanlarım yüzünden.My eye wastes away because of grief. It grows old because of all my adversaries.
Gör halimi, ya RAB, yanıtla Tanrım, Gözlerimi aç, ölüm uykusuna dalmayayım.Behold, and answer me, Yahweh, my God. Give light to my eyes, lest I sleep in death;
Yüreğim çarpıyor, gücüm tükeniyor, Gözlerimin feri bile söndü.My heart throbs. My strength fails me. As for the light of my eyes, it has also left me.
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.I am weary with my crying. My throat is dry. My eyes fail, looking for my God.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.My eyes are dim from grief. I have called on you daily, Yahweh. I have spread out my hands to you.
Sen, ya RAB, canımı ölümden, Gözlerimi yaştan, Ayaklarımı sürçmekten kurtardın.For you have delivered my soul from death, my eyes from tears, and my feet from falling.
Gözlerimi aç, Yasandaki harikaları göreyim.Open my eyes, that I may see wondrous things out of your law.
Gözlerimi boş şeylerden çevir, Beni kendi yolunda yaşat.Turn my eyes away from looking at worthless things. Revive me in your ways.
Gözlerimi sana kaldırıyorum, Ey göklerde taht kuran!< < A Song of Ascents. > > To you I do lift up my eyes, you who sit in the heavens.
Bu yüzden yüreğimiz baygın, Bunlardan ötürü gözlerimiz karardı.For this our heart is faint; For these things our eyes are dim;
Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, dört boynuz vardı.I lifted up my eyes, and saw, and behold, four horns.
Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, elinde ölçü ipi tutan bir adam vardı.I lifted up my eyes, and saw, and behold, a man with a measuring line in his hand.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Then again I lifted up my eyes, and saw, and behold, a flying scroll.
Onlar da, ‹‹Ya Rab, gözlerimiz açılsın›› dediler.They told him, "Lord, that our eyes may be opened."
Gözlerimi dağlara kaldırıyorum, Nereden yardım gelecek?I will lift up mine eyes unto the hills, from whence cometh my help.
Herhalde gözlerimiz döndürüldü, biz büyülenmiş bir topluluğuz, derlerdi.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over). We were a people ensorcelled."
Mutlaka: "Gözlerimiz döndürüldü, belki biz büyülenmiş bir topluluğuz" diyeceklerdir.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over). We were a people ensorcelled."
Bunu görürler de gene ancak derler, gözlerimiz bağlandı bizim, hatta büyülenmiş bir topluluğuz biz.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over). We were a people ensorcelled."
Vahyimize bağlı olarak gözlerimizin önünde gemiyi yap.Build an ark under Our eye and as We instruct.
Kesinlikle şöyle diyeceklerdi: "Bizim gözlerimiz döndürüldü, bakışlarımız sarhoş edildi.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over).
Akıp gidiyordu gözlerimizin önünde, bir ödül olarak nankörlüğe uğratılan kişi için.Which sailed right under Our eyes: A recompense for him who had been denied.