gözlerim ile cümle
gözlerim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.I'm getting terribly excited as my mind and my eyes flick across these things.
Gözlerimin içine bak.<br />Tekrarla.Look into my eyes. Again.
Gözlerimizi dikmeyi bırakmalım,su sadece eski bir kilise.Don't stop to stare, it's just an old church.
Gözlerimin kör olmasını tercih ederim.I'd rather go blind instead.
Ve benim gözlerim derdi ki, "Teşekkür ederim.And my eyes would say -- "Thank you.
Bu arada bunlar da benim gözlerim.And these happen to be my eyes, by the way.
Sen benim ođlumsun. Bir de gözlerimsin benim.You are my son
Gözlerim burada edilen duaya açık, kulaklarım işitici olacak.Now my eyes shall be open, and my ears attentive, to the prayer that is made in this place.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı."Behold, my eye has seen all this. My ear has heard and understood it.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.My face is red with weeping. Deep darkness is on my eyelids.
Dostlarım benimle eğleniyor, Gözlerim Tanrıya yaş döküyor;My friends scoff at me. My eyes pour out tears to God,
‹‹Gözlerimle antlaşma yaptım Şehvetle bir kıza bakmamak için."I made a covenant with my eyes, how then should I look lustfully at a young woman?
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.I had heard of you by the hearing of the ear, but now my eye sees you.
Kederden gözlerimin feri sönüyor, Zayıflıyor gözlerim düşmanlarım yüzünden.My eye wastes away because of grief. It grows old because of all my adversaries.
Gör halimi, ya RAB, yanıtla Tanrım, Gözlerimi aç, ölüm uykusuna dalmayayım.Behold, and answer me, Yahweh, my God. Give light to my eyes, lest I sleep in death;
Gözlerim hep RABdedir, Çünkü ayaklarımı ağdan O çıkarır.My eyes are ever on Yahweh, for he will pluck my feet out of the net.
Yüreğim çarpıyor, gücüm tükeniyor, Gözlerimin feri bile söndü.My heart throbs. My strength fails me. As for the light of my eyes, it has also left me.
Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.For he has delivered me out of all trouble. My eye has seen triumph over my enemies.
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.I am weary with my crying. My throat is dry. My eyes fail, looking for my God.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.My eyes are dim from grief. I have called on you daily, Yahweh. I have spread out my hands to you.
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.My eye has also seen my enemies. My ears have heard of the wicked enemies who rise up against me.
Sen, ya RAB, canımı ölümden, Gözlerimi yaştan, Ayaklarımı sürçmekten kurtardın.For you have delivered my soul from death, my eyes from tears, and my feet from falling.
Gözlerimi aç, Yasandaki harikaları göreyim.Open my eyes, that I may see wondrous things out of your law.
Gözlerimi boş şeylerden çevir, Beni kendi yolunda yaşat.Turn my eyes away from looking at worthless things. Revive me in your ways.
Oluk oluk yaş akıyor gözlerimden, Çünkü uymuyorlar yasana.Streams of tears run down my eyes, because they don't observe your law.
Gözlerimi sana kaldırıyorum, Ey göklerde taht kuran!< < A Song of Ascents. > > To you I do lift up my eyes, you who sit in the heavens.
Gözlerime uyku girmeyecek, Göz kapaklarım kapanmayacak,I will not give sleep to my eyes, or slumber to my eyelids;
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!For my eyes are on you, Yahweh, the Lord. In you, I take refuge. Don't leave my soul destitute.
Kırılan halkım yüzünden Gözlerimden sel gibi yaşlar akıyor.My eye runs down with streams of water, for the destruction of the daughter of my people.
Bu yüzden yüreğimiz baygın, Bunlardan ötürü gözlerimiz karardı.For this our heart is faint; For these things our eyes are dim;
Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, dört boynuz vardı.I lifted up my eyes, and saw, and behold, four horns.
Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, elinde ölçü ipi tutan bir adam vardı.I lifted up my eyes, and saw, and behold, a man with a measuring line in his hand.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Then again I lifted up my eyes, and saw, and behold, a flying scroll.
Onlar da, ‹‹Ya Rab, gözlerimiz açılsın›› dediler.They told him, "Lord, that our eyes may be opened."
Gözlerimi dağlara kaldırıyorum, Nereden yardım gelecek?I will lift up mine eyes unto the hills, from whence cometh my help.
Herhalde gözlerimiz döndürüldü, biz büyülenmiş bir topluluğuz, derlerdi.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over). We were a people ensorcelled."
Mutlaka: "Gözlerimiz döndürüldü, belki biz büyülenmiş bir topluluğuz" diyeceklerdir.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over). We were a people ensorcelled."
Bunu görürler de gene ancak derler, gözlerimiz bağlandı bizim, hatta büyülenmiş bir topluluğuz biz.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over). We were a people ensorcelled."
Vahyimize bağlı olarak gözlerimizin önünde gemiyi yap.Build an ark under Our eye and as We instruct.
Kesinlikle şöyle diyeceklerdi: "Bizim gözlerimiz döndürüldü, bakışlarımız sarhoş edildi.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over).
Akıp gidiyordu gözlerimizin önünde, bir ödül olarak nankörlüğe uğratılan kişi için.Which sailed right under Our eyes: A recompense for him who had been denied.
"Gözlerimiz boyandı, daha doğrusu bize büyü yapılmıştır" derler.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over). We were a people ensorcelled."
İnkar edilmiş olana (Nuh'a) bir mükafat olmak üzere gemi, gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.Which sailed right under Our eyes: A recompense for him who had been denied.
"Gözlerimiz perdelendi, daha doğrusu bize büyü yapılmıştır" derler.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over). We were a people ensorcelled."
Nankörlük edilen (kulumuz)e bir mükafat olmak üzere (gemi), gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.Which sailed right under Our eyes: A recompense for him who had been denied.
"Gözlerimiz sarhoş edildi, büyülendik," diyeceklerdi.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over). We were a people ensorcelled."
"Onlarla alay edip durduk. Yoksa onları gözlerimizden mi kaçırdık?"Did we laugh at them (for nothing), or our eyes fail to pick them out?"
Artık, Rabbinin hükmüne sabret; çünkü gerçekten sen, Bizim gözlerimizin önündesin.And be thou patient under the judgment of thy Lord; surely thou art before Our eyes.
Rabbinin hükmüne sabret! Kuşkusuz, sen bizim gözlerimizin önündesin.And be thou patient under the judgment of thy Lord; surely thou art before Our eyes.
Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin.And be thou patient under the judgment of thy Lord; surely thou art before Our eyes.
Yoksa onları gözlerimizden mi kaçırdık?"Or have our eyes swerved away from them?'
Biz de ona vahyettik ki: "Gözlerimizin önünde ve vahyimiz(öğretimimiz)le o gemiyi yap.So We inspired him (saying): "Construct the ship under Our Eyes and under Our Revelation (guidance).
Bunun üzerine biz, Nûh'a şöyle vahyettik: "Gözlerimizin önünde ve vahyimize uygun olarak gemiyi yap.So We inspired him (saying): "Construct the ship under Our Eyes and under Our Revelation (guidance).
Kuşkusuz, sen bizim gözlerimizin önündesin.For surely you are before Our eyes.
Çünkü sen gözlerimizin önündesin.For surely you are before Our eyes.
Gözlerimiz önünde akıp-gitmekteydi.which floated on the water before Our very eyes.
Gözümü yumup mutsuz olmamak için gözlerimi açıp acı çekiyorum.I am keeping my eyes open and suffering, instead of closing my eyes and being unhappy.
Aksi takdirde tetikte olmalı ve gözlerimizi açmalıyız," dedi.Otherwise, we must be vigilant and open our eyes," she said.
Ayaklarımın altında sürünen yılanlar görmesem bile gözlerimi dört açtım.I didn't see any snakes slithering by my feet, but I kept my eyes peeled.
Ayrıca oyunculuk dünyasına gözlerimi açan odur."[2]He's also the one who opened my eyes to the world of acting."[2]