gözler ile cümle

gözler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ve şimdi kendi gözlerimle gördümAnd now I get to witness it myself
Bugün bunu gözlerimle gördüm.People say Yin Chi is invincible. Today I see it with my own eyes.
Gözlerimle gördüm, tütsümüz...I saw with my own eyes that our incense...
Gözlerin kan çanağına dönmüş!Bloodyshot eyes!
Sadece gözlerini hareket ettirebiliyor.He only has use of his eyes.
Gözlerine bir bak.Look at your eyes.
Ve yine gözlerimi senin gibi iyi olduğuna inanıyoruz. "And yet I believe that my eyes are as good as yours."
Gözleri parladı ve onun sigara kadar büyük bir mavi muzaffer bulut gönderdi.His eyes sparkled, and he sent up a great blue triumphant cloud from his cigarette.
Holmes gözlerini yavaş yavaş yeniden açıldı ve onun devasa istemcide merakla baktı.Holmes slowly reopened his eyes and looked impatiently at his gigantic client.
"Sonra danışın dua," dedi Holmes gözlerini bir kez daha kapatılıyor."Then, pray consult," said Holmes, shutting his eyes once more.
"Lütfen benim indeksi, Doktor ona bakmak," Holmes gözlerini açmadan mırıldandı."Kindly look her up in my index, Doctor," murmured Holmes without opening his eyes.
'Su gözleriniz var, o beni bıraktı dedi.'There is water in your eyes,' said he as he released me.
Ben yıllardır onun yolda ve sonra Henüz gözleri ona atmadı. "I've been on his track for years and have never set eyes on him yet."
Aniden bir ışık parıltısı gözlerimi yakaladı.Suddenly my eyes caught the glint of a light.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.We have had some skirmishes, but we had never set eyes upon each other before.
"Yüzüne baktım, öyle derin baktım ki kendimi gözlerinin arkasında hissettim."I looked at her face, and I looked so deeply that I felt I was behind her eyes.
Gözlerimi açmam içinTo open my eyes
Gözlerim üzerindeI got my eyes on you
Gözlerinin yorulduğunu söylemiştin.You said that your eyes were tired.
Gözlerinizi kırpmayın.Don't blink your eyes. It should come out well. Right?
Öyleyse bazı yüzme havuzlarında gözlerimin kızarıp bazılarında kızarmamasının bununla ne ilgisi var?So what does this have to do with my eyes turning red in some swimming pools and not others?
Mavi gözlerinizin olabilmesi için ise ikiebeveyninizden de mavi alel almanız gerekli. -The only way you're going to see blue eyes is if you have a blue allele from each of your parents.
Eğer kahverengi gözlerin mavi gözlere frenkansını sorsaydım--Yani bu alel frekansı. -If I asked you the frequency of brown eyes versus blue eyes-- So this is allele frequency.
Kahverengi gözlerin frekansı %70.And the frequency of the brown eyes was 70%.
Gözlerini kapatmanı istiyorum.I want you to close your eyes.
Hadi şimdi gözlerini hiç ayırmadan bu saate bak.Now keep your eyes on this watch.
Birden gözleri açılıyor.Opens his eyes at once.
Peki, gözleri görenler için, bu destekleyici kontakt lenslere ne dersiniz?Or for those of us who are sighted, how about having the assisted-living contact lens?
Bir elmayı görmek için ışık elmaya çarpıp gözlerinize geri döndürmeli.To see an apple, light has to hit the apple and return it to your eyes.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.But that means that retinas in your eyes are not catching the light, either.
İlk gözler trilobitler üzerinde çıktı.The first eyes grew on trilobites.
Gözlerini yoldan ayırmanı.Take your eyes off the road.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.I could see in her eyes, it was terror.
Birden arkasına yaslandı ve gözlerini kapattı.So suddenly he sat back, and he closed his eyes.
Biz ne diyecek diye beklerken, birden gözlerinden yaşlar akmaya başladı.We were just waiting for what he was going to say, and then suddenly tears came from his eyes.
İşte, siz de bu tür gözlerle dünyaya bakarak, bütünün parçası oluyorsunuz.You're being it, you're being it by just looking with those kinds of eyes.
Şimdi sizi gözlerinizi kapatmaya ya da uzakta bir yere odaklanmaya davet ediyorum.I invite you to now either close your eyes or have a soft gaze, not looking at anything.
Senin güzelliğin gözlerimi kamaştırdı.Your beauty too much to bear
Senin gözlerini, heryerde buldum.Your eyes, I found them everywhere
Bir örnek daha koyu bir pigmentasyon olma eğilimindedir belki de saç veya gözleri.One example of that tends to be a darker pigmentation in maybe the hair or the eyes.
Gözlerimi, kahverengi ya da mavi olacak olup olmadığını nasıl bilebilirim?How do we know whether my eyes are going to be brown or blue?
Mavi gözleri resesif.Blue eyes are recessive.
Eh, bu sadece dört eşit olasılıkla biri olanakları, sadece% 25 kadar mavi gözleri.Well, that's only one of the four equally likely possibilities, so blue eyes is only 25%.
Ama şimdi beş gündür, tanklar durdu. Çünkü dışarıdan La Realidad'ı izleyen gözler var.But now for five days the tanks have stopped because outside eyes are watching La Realidad.
Onlar, gözlerinizi yuvalarından çıkartacaklar. Biraz ağır git, tamam mı?They're gonna be suckin' your eyes into the back of your heads.
Boş gözlerle boş sayfaya bakıyorum.Blank stares at blank pages
Bu insanların gözlerindeki gururu bir görmelisiniz.And you should see the pride in the eyes of these people.
Öyle görünüyor ki, artık bakışlarını tekrar gözlere çevirmeye başlıyorlar.It appears as if now they're beginning to shift their eye gaze back towards the eyes.
Sadece gözlerimizi açmaya ihtiyacımız var.We just need to open our eyes. Thank you very much.
Birincisi, gülümseyen ağzıyla hüzünlü bakan gözleri arasındaki kopukluk.One is the disconnection between his mouth that's smiling and his eyes that are wistful.
Korkudan gözlerim döndü ve öleceğimi sandım.And I went wild eyed and thought I was going to die.
Haberleri gözler önüne sereceğiz.We are unrolling the news.
Niye gözlerime bakamýyorsun? Niye gitmeye çalýţýyorsun?Why can't you look at me?
[DRAMATÝK MÜZÝK BAŢLAR] Gözler de iyice görmez oldu."The Gambler by Dostoyevsky"
Ama ne yaptıysam, gözlerim yine de küçük kaldı.But it doesn't work, my eyes are still small. LB:
Kendi gözlerinizle görün.See for yourself.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.So I used to get my eyes tested just for fun.
Ve geçici olarak, hiç beklenmedik şekilde, gözlerime perde indi.And temporarily, very unexpectedly, they dropped.
Gözlerinizin önünde vazelinden bir perde varken bunu görmeye çalıştınız mı hiç?Have you ever tried to see that if you have Vaseline in front of your eyes?
Ve o göz uzmanı, gözlerime bakmakla uğraşmadı.And that eye specialist, he didn't bother testing my eyes.

İlgili Sayfalar