gözler ile cümle

gözler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mary ayağa kalktı ve Bayan Medlock toplanan iken gözlerini açık tutmak için çalıştı parsel.Mary stood up and tried to keep her eyes open while Mrs. Medlock collected her parcels.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.Mary thought his black dewdrop eyes gazed at her with great curiosity.
Gözleri keskin, meraklı bir görünüm vardı.Her eyes had a sharp, curious look.
"Neden bizim Dickon gözleri neredeyse o 'başını başladı, o yuvarlak var," diye yanıtladı"Why, our Dickon's eyes nearly started out o' his head, they got that round," answered
O yavaş yavaş gitti ve gözlerini yere tuttu.She went slowly and kept her eyes on the ground.
Robin, onun kanatlarını - Mary güçlükle gözlerini inanamıyordu.The robin spread his wings--Mary could scarcely believe her eyes.
Dickon meraklı mavi gözleri yuvarlak ve yuvarlak büyüdü.Dickon's curious blue eyes grew rounder and rounder.
Çünkü erkeklerin gözleri var .Because men have eyes.
Burada olmak gerçekten insanın gözlerini açan bir deneyim.It's such an eye-opening experience to be here.
[Ekrana yaklaşıp gözlerini kocaman açar.]You don't go like this to someone.
Gözlerimiz ile kurduğumuz iletişim konuşmadan aktardığımız bilgilerin büyük bir kısmını içeriyor.It's a really profound amount of nonverbal information that's communicated with the eyes.
Gözlerinizde oluşan çok yoğun bir duygusal iletişim söz konusu.So there is a lot of emotional communication that happens there.
Ve burada nasıl çalıştığını görebilirsiniz, her gözümü kırpışımda gözlerimi kaydediyor.And you can see here that what it's doing is it's recording my eyes every time I blink.
Bunu gözlerinizle yazı yazıyormuşsunuz gibi düşünebilirsiniz.You can think of it as a way of, sort of, typing, with your eyes.
Ve gözlerinizin yazdığı da gözlerinizin başkalarının gözlerine bakarken ki halinin kaydı.And what you're typing are recordings of your eyes as you're looking at other peoples' eyes.
Gözleri öylesine gelişmiş ki, gezegendeki en hızlı görsel sistemlerdir.They have a sophisticated eye which is the fastest visual system on the planet.
Gözlerimi açtığım için...Open my eyes so I can see everything clearly...
Gözlerimi kapadım ve sürüklendimI close my eyes and drift away over the fear
Değişim -- gözlerini ışığa aç İnkâr ettim, hem de ne kadar uzun bir süreChange, open your eyes to the light and I denyed it all so long
Ve gözlerimiz gibi işlemeyen küçük bir göz beneği sayesinde ışığı algılıyor.And it senses light with a little eye-spot, which works not unlike how our eye works.
Bu gördükleriniz canlı bir fener balığının gözleri.These are the eyes of a living anglerfish.
Gözlerim mahvoldu.My eyes are stuffed.
Gözlerine bakın, Tanrım.It's his eyes. Oh, Jesus.
Gözlerine ne oldu?What happened to your eye?
Ben bir şey söylüyorum, gözlerin ve beynin karşılık veriyor.I am saying something. And your eyes and your brain are saying something back.
Ne kadar denersem deneyeyim gözlerimi kapatıyorum. Bu yüzden göremiyorum.No matter how hard I try I keep closing my eyes, so I can't see.
[GERÝLÝM MÜZÝĐÝ BAŢLAR] Yine gözlerini kýsýp kýsýp bakýyor öyle.He looks at me again with his slit eyes
*"Onun gözlerinde ölüm var."*There is death in his/her eyes
Başını kaldırıp baktı, gözleri renkli yamalar yüzüyordu.When he looked up, coloured patches swam in his eyes.
Hemşire fikrini geliştirdi ve tüm , gözlerimi açık tutulur.I developed the nurse idea, and all the while kept my eyes open.
Sonra da durdurmak için geldi ve birlikte durdu birbirlerini sorgularken gözleri.Then they came to a stop and stood with eyes interrogating each other.
Onları goggling gözleri ve sargılı kafası ve bir Pazar günü kiliseye asla ile.With them goggling eyes and bandaged head, and never going to church of a Sunday.
Mr. Marvel yanaklarını üfledi ve gözleri yuvarlak edildi.Mr. Marvel blew out his cheeks, and his eyes were round.
Gözleri düşündü.Their eyes considered.
O yanaklarını üfledi ve gözleri umutsuzluk dokunaklı.He blew out his cheeks, and his eyes were eloquent of despair.
Gözlerini ovuşturdu ve tekrar boynunu hissettim.He rubbed his eyes and felt his neck again.
"Ya da saçma" dedi Kemp ve gözlerini boğumlu."Or silly," said Kemp, and knuckled his eyes.
Gözleri faltaşı gibi açık bir çocuk gibi, 'Neden böyle?" diye sordum.Like a wide-eyed kid, I'd say, "Why is that?"
Gözlerinizin önüne geliyo mu? Siderella masalı gibiAnd I had this whole mental picture of, sort of like Cinderella.
Gözlerim kapalı olarak.With my eyes shut.
Selam sana gözler nuru karanlıklar sona erdiDillo jaan ya rasoola Allah Ayyuhal mukhtaru feena
Gözlerinizin yaşarmasını da sağlayabilir.It's almost enough to make you want to cry.
Düz gözlerimin içine bak.Look straight into my eyes.
Ayrıca, gülümseyerek ve gözlerinizi daha iyidir kaldırma.As if it just came to you, and say 'and' a lot. Also, smiling and lifting your eyes is better.
Babasının gözleri 7 yaşında kızları olan bir ailenin üzerinde.His dad has his eye on a family with a 7-year-old daughter.
Gözlerim ölen başka birinin yüzünü silen bir başka genç kadına kaydı.My gaze went to another young woman as she wiped the face of another dying person.
Bir kez daha, Avalokiteshvara'nın elleri ve gözleri...Again, the eyes and hands of Avalokiteshvara.
O ellerle gözleri tanıyorum; bana da dokundular.I know those hands and eyes; they touched me as well.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Their eyes stand out with fatness; they have more than heart could wish.
Tom inledi ve gözlerini yumdu.Tom groaned, and shut his eyes.
Hatta ilk gördüğümde gözlerim dolmuştu.I actually was moved to tears when I first saw it.
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpI'll never forget that one girl looked in her father's eyes with that camera and said,
Yoksa yatağının yanında her erkek gördüğünde gözlerin böyle ışıldıyor mu?Or... If any man is near your bed side, are your eyes always glossy like this?
"Efendim, bence olay yerini gidip kendi gözlerinizle görmelisiniz."I said, "Your Honor, I think you should go out and look at the scene yourself."
Gözleri önemli değil ama, bir insan olduğu için çizmek gerekli.His eyes aren't important, but just so you know it's a person.
İşin açığını isterseniz tüm resimde aynı etki var. Gözlerimiz Hz.And in fact the entire painting draws forward and back, simultaneously.
Herkes tavanı inceliyor, tüm gözler yukarıda, muhteşem güzellikteki tavanı inceliyorlar.And everybody is looking up. Their necks are craned. And of course, it's magnificent.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.So it was kind of weird to see those images and those eyes stare back at me through a television.
Gruplar halinde katılın ve istediklerinizi dünyanın gözleri önüne serin.Join by groups and reveal things to the world.
- Prömiyerde gözlerim seni aradı.- We missed you at the premiere.

İlgili Sayfalar