gözlük ile cümle

gözlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Üstelik bir de gözlük takıyordu.Ambos usam óculos.
Öncesinde gözlük kullanıyordum.Eu antes usava óculos.
Güneş gözlükleri, yeterli olmadığından uygun değildir.Een zonnebril is onvoldoende.
Bu kişiler dünyayı tarım gözlükleriyle görmekle belirginleşmişlerdir.Volgens eigen zeggen keek zij graag naar de wereld door een Vlaamse bril.
3D bir gözlük takar.Bezoekers dragen hiervoor een 3D-bril.
Üstelik bir de gözlük takıyordu.Verder draagt ze een bril.
Gözlükleri hilal şeklindedir.Veiligheidsbrillen zijn verplicht.
Nancy Francis Nancy gözlükleri olan, turuncu kıvırcık saçları olan bir kızdır.Nancy Pancy is het meisje met de grote bril.
Ürünleri arasında giysi, ayak giyimi, gözlük, parfüm, saat ve giyim aksesuarları bulunmaktadır.Het maakt niet alleen kleding maar ook schoenen, parfums, horloges, brillen en andere accessoires.
Büyük sevimli biridir gözlük takmıştır.Een korte, dikke jongen met de bril.
Ayrıca harekâtçılarda gece görüş gözlükleri ve vücut zırhı vardı.Verder beschikten ze over nachtkijkers en een optische kijker.
Siyah bir gözlük takar ve onu hiç çıkarmaz.Verder draagt hij handschoenen die hij nooit uitdoet.
O her zaman siyah gözlük takar.Hij draagt altijd een donkere bril.
Bu gözlükler bana iyi uymuyor, onlar çok büyük.Deze brillen passen me niet goed, ze zijn te groot.
Gözlük olmadan okuyamıyorum.Zonder bril kan ik niet lezen.
Bu gözlük kaç paraydı?Wat kostte deze bril?
3D bir gözlük takar.Nosi charakterystyczne okulary 3D.
3D Televizyon (3-Dimensional Television) gözlükle izlenen televizyon türüdür.Telewizja 3D (3DTV) - telewizja, która nadaje obraz trójwymiarowy i telewizory, które go wyświetlają.
Marcie: Gözlükleri zaten onu ele veriyor.Where are my glasses? → Gdzie są moje okulary?
Büyük sevimli biridir gözlük takmıştır.Lisa jest wysoką dziewczyną, noszącą okulary.
Gözlük takar.Noszą okulary.
Ürünleri arasında giysi, ayak giyimi, gözlük, parfüm, saat ve giyim aksesuarları bulunmaktadır.Zajmuje się sprzedażą ubrań, butów, perfum, okularów i zegarków.
Gözlük ve saatler de dahil olmak üzere tüm teknolojik aletler yasaklandı.Urządzenie zostało przetestowane przez wszystkie czasopisma o tematyce technologicznej, również przez Time.
Siyah bir gözlük takar ve onu hiç çıkarmaz.Nosi zegarek, którego nie chce nigdy zdejmować.
Aşırı ince olması ve gözlük takması sebebiyle diğer arkadaşları tarafından alaya alındı.Jest nieśmiały w stosunku do kobiet i nosi okulary.
Örneğin aşağıdaki cümledeki tüm kelimeler türemiştir: Gözlük satıcısı öğrencilerle şakalaşıyordu.Po przybyciu na miejsce pisarka dochodzi do wniosku, że pojawianie się zjawy jest żartem uczniów.
Gözlükleri hilal şeklindedir.Okulary muszą być zasilane.
Kocaman göbeğinin yanında kocaman gözlükler takar.Jej trybutem rozpoznawczym były duże okulary.
McGonagall'ın bir de kare gözlükleri vardır.P. patula ma także większe szyszki.
O gözlük takar çünkü o miyoptur.Nosi okulary, a jej twarz zdobią piegi.
Stereoskopik sinemalarda kullanılan 3D gözlükler tarafından yapılan da budur.Od tego czasu jest możliwość oglądania wybranych filmów 3D przy użyciu specjalnych okularów.
Gözlük takar.Har glasögon.
Kullanıcılar eldiven, gözlük kullanmalıdır.Helst skall man ha handskar.
Belki termodinamikte bir kanun bulan bizler at gözlükleriyle bakıyor olabiliriz.En metaforanays gör det möjligt att se något nytt med nya glasögon.
Çifte çifte gözlük kullanıyorum..Har två par glasögon på näsan.
Gözlüklerinin onun bir parçası olduğunu birçok kez ifade etmiştir.En dag visar hon honom sina glasögon.
3D bir gözlük takar.Första året användes 3D-glasögon.
Eskimo kar gözlükleri pinhole spectacles olup glasses sayılmazlar.Detta gäller ej parfymer, kosmetika eller glasögon.
Kokoşlar gibi o da gözlük takar.Som chefsåklagare bär han glasögon.
Koruyucu gözlük veya yüz koruyucusu genellikle kullanılır.För att skydda ögonen använder spelarna därför ofta skyddsglasögon.
Büyük sevimli biridir gözlük takmıştır.Han ser snygg ut för tjejer när man tar av hans glasögon.
1936 'da, belki de modern dalgıç maskelerinin ataları olan deniz gözlüklerini denedi.1912 kan ses som de moderna motorfartygens genombrott.
3D bir gözlük takar.Домашнє взуття 3D.
Gözlüklerle tam düzeltilemez.За поразку очки не присуджуються.
Oyuncular riski kendisine ait olmak kaydıyla gözlük ve lens takabilirler.Гравці можуть на свій власний ризик грати в окулярах.
Gözlük takar.Носить окуляри.
Gözlüksüz okuyamam.Я не можу читати без окулярів.
Gözlüksüz okuyamıyorum.Я не можу читати без окулярів.
O gözlük takıyor.Він в окулярах.
O gözlük takar.Він носить окуляри.
O gözlük takar.Вона носить окуляри.
3D bir gözlük takar.S 3D brýlemi.
Kullanıcılar eldiven, gözlük kullanmalıdır.Uživatel by měl používat gumové rukavice a ochranné brýle.
Captain Cold adlı çizgi romanda kahraman Eskimo kar gözlüklerinden esinlenme gözlük kullanır.Lance Hunt se od kapitána Úžasného liší pouze tím, že nosí brýle.
Gözlük takar.Nosí brýle.
Çifte çifte gözlük kullanıyorum..Odkdy nosí Twilight brýle?
Zehrinin etkisi Hindistan'daki Gözlüklü Kobra türüne yakındır.Zajímavý mýtus se vztahuje ke kobrám v Indii.
Gözlüklerle tam düzeltilemez.Nu vede prea bine fără ochelari.
Gözlük takar.Aceasta poarta ochelari.
Üstelik bir de gözlük takıyordu.Ea poartă de asemenea ochelari.

İlgili Sayfalar