gözlü ile cümle

gözlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Reçetem için gerekli gözlüğü yaptım.So, I've now made eye glasses to my prescription.
Ve şimdi gözlük yaptım.And I've now made some glasses.
Kızların devamlılığında bir dönüşüm gözlüyoruz.We see a transformation in attendance by girls.
Gözlükle daha iyi görünüyorsun.You Iook better in glasses.
Süpermen gözlüklü.Superman with glasses.
Clark Kent gözlüksüz.Clark Kent without.
Bu gözlükle şapka da neyin nesi?What's with the glasses and the hat?
Bir gün tek gözlü bir maymun ormana girdi.One day a one-eyed monkey came into the forest.
Tek gözlü maymun kadının bir Sekhri olduğunu farketti.The one-eyed monkey recognized the woman, a Sekhri.
Tek gözlü maymun kadını daha iyi görmek için ağaca tırmandı.To watch her better, the one-eyed monkey climbed onto the tree.
Brahman "Sadece tek gözlü maymun" dedi."Just a one-eyed monkey," said the Brahmin.
O zaman hepimiz... ...tek gözlü maymun mu oluyoruz?So, have we all become one-eyed -- two-eyed instead of one-eyed -- monkeys?
Gözlükleri çıkar.Take the goggles off.
Ben bu ruhban sinifinin tam zamanli bir uyesiyim, ve burada biryerde tasarim gozluklerim var.I'm a fully paid-up member of that priesthood, and somewhere in here I have my designer glasses.
Uydu telefonları vardı ve hatta gece görüş gözlükleri vardı.They had satellite phones, and they even had night vision goggles.
Gözlük takıyor mu?";Does he wear glasses?"
Gözlüklerim nerede?Where are my glasses?
Ya da gözlük mü?Are you in goggles?
En saf ve en iyi duyguyu gözlüklüyken yaşayabiliyorsunuz.The purest and the best feeling would be with only goggles.
O aynı delici gözlü idi.She was the same gimlet-eyed type.
Çünkü biz de onu belli bir sabitte gözlüyoruz.'Cause we're viewing it at a certain instant as well.)
Çıkar o gözlükleri.A little bit. Lose those shades.
Sakin ol, gözlükleri olmadan bir şey göremez.No, and he can't see well without his glasses
O genelde büyük gözlük takmaya alışkın olmadığında olur.That often happens when you're not used to wearing strong glasses.
Bütün karakterlerim, beyaz tenli ve mavi gözlüydü.I wrote exactly the kinds of stories I was reading:
Dört gözlü garabet bize bakıyor.That four-eyed geek's staring at us.
Ve sonra, Winnie gözlüklerinin üstünden yukarı sabit bir şekilde bana baktı ve söyledi,And then, Winnie looked up, gazed at me over his glasses and said,
Gözlüklerden anlayabilirsiniz.You can tell by the glasses there.
Ve olanların çoğu içeride -- işte parlayan gözlü, titreşen gözlü bir balıkAnd a lot of what goes on inside -- There's a fish with glowing eyes, pulsating eyes.
Güneş gözlüklerini beğendin mi?You're happy with the sunglasses?
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.His sister stood far off, to see what would be done to him.
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni."My spirit is consumed. My days are extinct, And the grave is ready for me.
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,If I look for Sheol as my house, if I have spread my couch in the darkness,
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.They conspire and lurk, watching my steps, they are eager to take my life.
Gücüm sensin, seni gözlüyorum, Çünkü kalemsin, ey Tanrı.Oh, my Strength, I watch for you, for God is my high tower.
RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne.I wait for Yahweh. My soul waits. I hope in his word.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Behold, I have engraved you on the palms of my hands; your walls are continually before me.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.They watched him, whether he would heal him on the Sabbath day, that they might accuse him.
Yanlarında da, yalnız kendilerine göz dikmiş iri gözlü eşler vardır.And with them maidens of modest look and large lustrous eyes,
Ayrıca onları, iri gözlü hurilerle de evlendirmişizdir.Just like that. We shall pair them with companions with large black eyes.
İri gözlü huriler,And companions with big beautiful eyes
Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.And with them maidens of modest look and large lustrous eyes,
İşte böyle; ve Biz onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.Just like that. We shall pair them with companions with large black eyes.
Artık onlar, kıyamet-saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar?Do they wait for any thing but the Hour (of change), that it may come upon them suddenly?
Yoksa onlar: "Bir şairdir, biz ona zamanın (getireceği) felaketleri gözlüyoruz" mu diyorlar?Do they say: "He is a poet for whom we expect an adverse turn of fortune?"
Ve iri gözlü huriler,And companions with big beautiful eyes
Gözleyin, doğrusu ben de sizinle beraber gözlüyorum."So watch; I am watching with you."
Bu böyledir; onları iri siyah gözlü hurilerle eşlendiririz.Just like that. We shall pair them with companions with large black eyes.
Yoksa senin için şöyle mi derler: "Şairdir, zamanın onun aleyhine dönmesini gözlüyoruz."Do they say: "He is a poet for whom we expect an adverse turn of fortune?"
Çadırlar içinde ceylan gözlüler vardır.Houris cloistered in pavilions --
Ve yanlarında, gözlerini kendi eşlerinden ayırmayan iri gözlü huriler var.And with them maidens of modest look and large lustrous eyes,
Böyle işte ve onları evlendiririz iri gözlü hurilerle.Just like that. We shall pair them with companions with large black eyes.
Beyaz tenli, kara gözlü, otağlarda huriler.Houris cloistered in pavilions --
Ve onlara kara gözlü huriler de var ki.And companions with big beautiful eyes
Yanlarında, gözlerini onlara dikmiş, iri gözlü dilberler vardır.And with them maidens of modest look and large lustrous eyes,
Onları iri gözlü hurilerle de eşleştirmişizdir.We shall pair them with companions with large black eyes.
Ve genç kadınlar, iri ve siyah gözlü.And companions with big beautiful eyes
Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır.And with them maidens of modest look and large lustrous eyes,
Bunun yanısıra biz onları, iri gözlü hurilerle evlendiririz.We shall pair them with companions with large black eyes.
Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.And with them maidens of modest look and large lustrous eyes,

İlgili Sayfalar