Gözetleme sistemi buydu.هذا هو نظام المراقبة.
Gözetleme sistemi buydu.早期発見 早期対応が大切です
Gözetleme temel bir işlev bunlarda.C'est une fonction de base.
Gözetleme temel bir işlev bunlarda.Daar draait het om.
Gözetleme temel bir işlev bunlarda.Det er en kernefunktionalitet.
Gözetleme temel bir işlev bunlarda.Es ist eine Kernfunktion.
Gözetleme temel bir işlev bunlarda.Es una función primordial.
Gözetleme temel bir işlev bunlarda.È una caratteristica del sistema.
Gözetleme temel bir işlev bunlarda.Je to jejich podstatná součást.
Gözetleme temel bir işlev bunlarda.To jedna z ich głównych funkcji.
Gözetleme temel bir işlev bunlarda.И если мы будем продолжать использовать эту технологию,
Gözetleme yasama eylemi adamak dostça o ve ve mhm잠복 입법 조치를 바칩니다 우호적 그것 과
Gözetleme yasama eylemi adamak dostça o ve ve mhmOmistan stakeout lainsäädäntötoimia sopuisasti se ja ja
Gözetleme yasama eylemi adamak dostça o ve ve mhmלהקדיש את פעילות חקיקת מארב ידידות זה ו -
Gözetleme yasama eylemi adamak dostça o ve ve mhmتكريس العمل بالمراقبة التشريعية سلميا هذا و
Gözetleme yasama eylemi adamak dostça o ve ve mhmそれ と と
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."Bitte versteh FISA richtig.
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."Dopo pochi giorni dalla creazione il gruppo si è rivelato quello in più rapida crescita su myBO.com.
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."Kérjük, ne hibázza el a FISÁ-t.
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."만들어진 후 수일 내에
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."Mais tarde, mudaram-lhe o nome.
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."Mohon masalah FISA diluruskan.
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."Please get FISA right.
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."Por favor haz bien lo de FISA.
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin.""Prosím, uveďte FISA na pravou míru".
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin.""Prosimy, przemyśl dobrze FISĘ".
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin.""S'il vous plaît faites le bon choix sur la FISA"
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."Te rugam voteaza FISA cum trebuie.
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin.""Παρακαλούμε διορθώστε τη FISA."
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."Моля, поправете FISA.
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin.""Пожалуйста, проголосуйте за этот акт правильно."
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin.""בבקשה תטפל ב-FISA כמו שצריך."
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."وخلال أيام من إنشاء المجموعه
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."このグループは作られて数日で
Obama, "Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu" konusundaki görüşünü değiştireceğini açıkladı.해외정보감시법 말입니다. 1월에 그가 말하기를,
Obama, "Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu" konusundaki görüşünü değiştireceğini açıkladı.la legge sulla sorveglianza dello spionaggio dall'estero.
Obama, "Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu" konusundaki görüşünü değiştireceğini açıkladı.Obama anunció que iba a cambiar su voto en FISA, El Acta de Vigilancia de Inteligencia Extranjera.
Obama, "Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu" konusundaki görüşünü değiştireceğini açıkladı.Obama anunciou que ia alterar o seu voto no FISA, a Lei de Vigilância das Informações Exteriores.
Obama, "Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu" konusundaki görüşünü değiştireceğini açıkladı.Obama đã tuyên bố sẽ thay đổi phiếu bầu của mình ở FISA Luật Giám sát Tình báo Nước ngòai
Obama, "Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu" konusundaki görüşünü değiştireceğini açıkladı.Obama naznanil, da bo spremenil svoje glasovanje o FISA, zakonu o nadzoru nad tujimi obveščevalci.
Obama, "Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu" konusundaki görüşünü değiştireceğini açıkladı.Obama ogłosił, że zmieni zdanie na temat FISA, czyli ustawy o inwigilacji wywiadu.
Obama, "Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu" konusundaki görüşünü değiştireceğini açıkladı.Obama ohlásil, že změní svůj názor na FISA, zákon o zahraniční bezpečnostní službě.
Obama, "Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu" konusundaki görüşünü değiştireceğini açıkladı.Обама обяви, че ще промени гласа си по FISA - Закона за наблюдение на международното разузнаване.
Obama, "Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu" konusundaki görüşünü değiştireceğini açıkladı.אובמה הכריז שהוא עומד לשנות את ההצבעה שלו בנושא FISA - חוק האזנות הסתר.
Obama, "Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu" konusundaki görüşünü değiştireceğini açıkladı.وكالة الإستخبارات والملاحظة الأجنبية هوقد قال في يناير الماضي ، أنه لن يوقع سنداً
Obama, "Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu" konusundaki görüşünü değiştireceğini açıkladı.投票の意思を変えるとアナウンスしました 通信会社がアメリカ国民に対し-
O bölge İsrail'in gözetleme balonları tarafından sürekli denetim altında.Der Himmel steht hier unter ständiger Kontrolle durch israelische Überwachungsballons.
O bölge İsrail'in gözetleme balonları tarafından sürekli denetim altında.Dess horisonter befinner sig under ständig dominans av Israels övervakningsapparater
O bölge İsrail'in gözetleme balonları tarafından sürekli denetim altında.Haar horizon onder constante overheersing door Israëlische bewakings ballonnen.
O bölge İsrail'in gözetleme balonları tarafından sürekli denetim altında.langitnya selalu dibawah pengawasan balon pengintai Israel.
O bölge İsrail'in gözetleme balonları tarafından sürekli denetim altında.Ses cieux sont sous constante surveillance d'Israël depuis des ballons.
O bölge İsrail'in gözetleme balonları tarafından sürekli denetim altında.تقع آفاقٌه تحت السيطرة المستمرة لبالونات المراقبة الإسرائيلية.
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.Depois repararam os tecoítas outra parte, defronte da grande torre que se projeta, e até o muro de Ofel.
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.Kế người ấy có người Thê-cô - a sửa một phần khác đối ngang tháp lớn ló ra , và cho vách Ô - phên .
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.Kế người ấy có người Thê-cô-a sửa một phần khác đối ngang tháp lớn ló ra, và cho vách Ô-phên.
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.그 다음은 드고아 사람들이 한 부분을 중수하여 내어민 큰 망대 와 마주 대한 곳에서부터 오벨 성벽까지 이르렀느니라
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.Vanaf deze toren tot de muur van de Ofel waren mannen uit Tekoa aan het werk.
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.Za nimi poprawiali Tekuitczykowie drugą część przeciw wieży wielkiej i wysokiej aż do muru Ofel.
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.Za ním opravovali Tekoitští díl druhý, naproti věži veliké a vysoké, až ke zdi při Ofel.
Ondan sonraki, büyük gözetleme kulesinden Ofel surlarına kadar uzanan bölümü Tekoalılar onardı.Za njim so Tekojčani popravljali drugi kos zidu, nasproti visokemu stolpu, ki kvišku moli, in do zidu Ofela.