gözetimi ile cümle
gözetimi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Evinde devamlı polis gözetiminde tutuldu.A rendőrség állandó megfigyelés alatt tartotta.
18 yaşındayken kardeşini gözetimi altına aldı.18-vuotiaana hän sai siskonsa huoltajuuden.
Annesinin gözetiminde hukuk eğitimi aldı.Έλαβε επιμελή μόρφωση υπό την επίβλεψη της μητέρας του.
Nihayet 1986'da, Vietnam yetkililerin gözetimi altında, Küba'da eğitimini sürdürmesine izin verildi.I 1986 fik Phúc dog tilladelse af regeringen til at fortsætte sine studier i Cuba.
Evinde devamlı polis gözetiminde tutuldu.Han blev uddannet hjemme under hendes overvågning.
Yetişkin gözetimi altında 13 yaşından küçükler izleyebilirler.Børn kan fra treårsalderen begynde i børnehave.
Yine de, Gestapo'nun gözetimi altında evine yerleşti.Efterfølgende blev hans hjem ransaget af Gestapo.
Yine de, Gestapo'nun gözetimi altında evine yerleşti.Leiligheten hans var under oppsyn av Gestapo.
Evinde devamlı polis gözetiminde tutuldu.Og politiet er på vakt til enhver tid.
Merkezi Busan'da yer almakta olup Seul'de nakit piyasası ve pazar gözetimi bulunmaktadır. ^ "Korea Exchange".Perusahaan ini bermarkas di Busan, dan memiliki kantor untuk pasar tunai dan pengawasan pasar di Seoul.
25 yıl hapis yattıktan sonra babasının cenazesine katılması için polis gözetimi altında mezarlığa getirilir.Nick bị kết án 25 năm tù nhưng đã trốn thoát, sau khi được phép tham dự tang lễ của cha mình.
Evinde devamlı polis gözetiminde tutuldu.彼女の家はしばしば警察によって盗聴された。
18 yaşındayken kardeşini gözetimi altına aldı.18歳まで伯父の下で育つ。
Bu durumda "akbaba gözü", ebeveyn gözetimini ve doğru ile yanlış hakkındaki ebeveyn kurallarını simgeler.在这样的情况下,老人的“鹰眼”象征了家长般的监督,以及可能是父亲般的对与错的原则。
Her iki havuz da 1718 ve 1723 yılları arasında Newbury'li mühendis John Hore gözetiminde inşa edilmiştir.纽伯里船闸由纽伯里工程师约翰·荷瑞于1718年至1723年间监造。
Bu gelişmeler üzerine yeniden resmi makamların kuşkusunu çekti ve polis gözetimi altında tutulmaya başladı.其中一些事件使教團開始受嫌疑,警方的監視開始強化。
Aynı ay, bir sosyal müşteri gözetimi ve analitiği platformu olan Solaritat da şirket portföyüne eklenmiştir.또한 같은 달, 소셜 고객 관리 및 분석 플랫폼인 Solariat를 추가 인수했다.
Nihayet 1986'da, Vietnam yetkililerin gözetimi altında, Küba'da eğitimini sürdürmesine izin verildi.בשנת 1986, קיבלה אישור להמשיך את לימודיה בקובה.
Yine de, Gestapo'nun gözetimi altında evine yerleşti.לאחר מכן שוחרר לביתו, תוך שמוטל עליו פיקוח צמוד על ידי הגסטפו.
Öğrenciler, jandarma gözetiminde yurtları terk etti.עקב כך עזב את מקום חופשתו בליווי שוטרים.
Yetişkin gözetimi altında her yaş grubuna uygundur.אנשים עם מוגבלות שכלית התפתחותית נמצאים באוכלוסייה בכל הגילאים.
Okul hayatı babasının tuttuğu 16 yaşındaki özel hocası gözetiminde kötü başlamıştır.Formalno obrazovanje počelo je neuspješno, pod nadzorom šesnaestogodišnjeg tutora kojeg je doveo otac.
Çocukluğunu Salacak (Üsküdar)'ta bir yalıda dadıların gözetiminde geçirdi.Hrala v ňom duševne narušenú opatrovateľku detí.
Kurumun en önemli karar organı Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu'dur.Njen najvišji organ je glavni odbor z odsekom za prosveto in publikacije ter svetovalnim odborom.
Bundan sonraki bir yıl boyunca da polis gözetiminde yaşar.Po to 1 metus gyveno su policijos priežiūra.
Born gözetimin de, Göttingen fizik için dünyanın önde gelen merkezlerinden biri haline geldi.Tänu Bornile sai Göttingen üheks maailma parimaks füüsikakeskuseks.
ailenin ücretini ödediği bir bakıcının gözetiminde evde.à domicile, où la famille embauche une gardienne d'enfants
ailenin ücretini ödediği bir bakıcının gözetiminde evde.en casa, donde la familia contrata al cuidador
ailenin ücretini ödediği bir bakıcının gözetiminde evde.hemma, då familjen anställer en skötare i hemmet
ailenin ücretini ödediği bir bakıcının gözetiminde evde.kotona, jonne perhe palkkaa hoitajan
ailenin ücretini ödediği bir bakıcının gözetiminde evde.perhepäivähoidossa tai kotona, jonne perhe palkkaa hoitajan
ailenin ücretini ödediği bir bakıcının gözetiminde evde.семья может нанять домашнего воспитателя
ailenin ücretini ödediği bir bakıcının gözetiminde evde.في البيت حيث توظف العائلة مربية لرعاية الطفل.
ailenin ücretini ödediği bir bakıcının gözetiminde evde.家庭托儿服务或 在家里,家庭自己雇佣护工并支付薪资
Amerika'nın kurucuları baskıcı İngiliz gözetiminden, mantıksız araştırma ve haczinden nefret ederdi.Amerika alapítói gyűlölték az elnyomó britt felügyeletet, annak ok nélküli kutakodását.
Amerika'nın kurucuları baskıcı İngiliz gözetiminden, mantıksız araştırma ve haczinden nefret ederdi.Amerikas grundare hatade förtryckande brittisk övervakning och orimlig husrannsakan och beslag.
Amerika'nın kurucuları baskıcı İngiliz gözetiminden, mantıksız araştırma ve haczinden nefret ederdi.Fondatorii Americii urau supravegherea britanică insuportabilă, cercetarea și confiscarea irațională.
Amerika'nın kurucuları baskıcı İngiliz gözetiminden, mantıksız araştırma ve haczinden nefret ederdi.미국의 초대 권력자들은 영국 정보의 감시와 터무니 없는 수색과 체로를 증오했습니다
Amerika'nın kurucuları baskıcı İngiliz gözetiminden, mantıksız araştırma ve haczinden nefret ederdi.Los fundadores de América odiaban la vigilancia opresiva británica y la excesiva búsqueda y captura.
Amerika'nın kurucuları baskıcı İngiliz gözetiminden, mantıksız araştırma ve haczinden nefret ederdi.Zakladatelé Ameriky nenáviděli tyranský dohled Britů a bezdůvodné prohlídky a konfiskace.
Amerika'nın kurucuları baskıcı İngiliz gözetiminden, mantıksız araştırma ve haczinden nefret ederdi.Zalozyciele Ameryki nienawidzili brytyjskiej inwigilacji i bezsennsownych przeszukiwan oraz konfiskaty mienia
Amerika'nın kurucuları baskıcı İngiliz gözetiminden, mantıksız araştırma ve haczinden nefret ederdi.美国的创建者们憎恨英国压制式的监视和 不合理的搜查以及掠夺
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.ale je pod tútormi a pod správcami, až do času, ktorý určil otec.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.Ale jest pod opiekunami i dozorcami aż do czasu zamierzenia ojcowskiego.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.Ale pod ochráncemi a správcemi jest až do času uloženého od otce.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.Ci este supt epitropi şi îngrijitori, pînă la vremea rînduită de tatăl său.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.Hanem gyámok és gondviselõk alatt van az atyjától rendelt ideig.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.그 아버지의 정한 때까지 후견인과 청지기 아래 있나니
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.ma dipende da tutori e amministratori, fino al termine stabilito dal padre
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.mais il est sous des tuteurs et des administrateurs jusqu`au temps marqué par le père.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.marveč je pod varuhi in oskrbniki do dne, postavljenega po očetu.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.más bien, está bajo guardianes y mayordomos hasta el tiempo señalado por su padre
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.mas está debaixo de tutores e curadores até o tempo determinado pelo pai.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.men han er under formyndere og husholdere inntil den tid som hans far forut har fastsatt.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.men han står under Formyndere og Husholdere indtil den af Faderen bestemte Tid.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.phải ở dưới quyền kẻ bảo hộ và kẻ coi giữ, cho đến kỳ người cha đã định.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.phải ở dưới quyền kẻ bảo_hộ và kẻ coi giữ , cho_đến kỳ người cha đã định .
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.sondern er ist unter den Vormündern und Pflegern bis auf die Zeit, die der Vater bestimmt hat.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.ty han står under förmyndare och förvaltare, intill den tid som fadern har bestämt.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.vaan hän on holhoojain ja huoneenhaltijain alainen isän määräämään aikaan asti.