gözetimi ile cümle
gözetimi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Konağına çekilerek 6 yıl kadar polis gözetimi altında zor bir hayat yaşadı.Er führte sechs Jahre lang unter polizeilichem Schutz ein schwieriges Leben.
Yine de, Gestapo'nun gözetimi altında evine yerleşti.Er blieb jedoch unter ständiger Beobachtung durch die Gestapo.
Şu an firma yönetimi Saacke ailesinin 4. kuşak üyelerinin gözetiminde profesyonel bir kuruldan oluşmaktadır.Das Unternehmen wird in der vierten Generation von einem Mitglied der Familie Busck geleitet.
Burada Born Otto Lummer ve Ernst Pringsheim’in gözetiminde çalıştı.Experimentalphysik hörte er bei Otto Lummer und Ernst Pringsheim.
Aynı ay, bir sosyal müşteri gözetimi ve analitiği platformu olan Solaritat da şirket portföyüne eklenmiştir.Im selben Monat akquirierte das Unternehmen Solariat, eine Social-Customer-Care- und Analytics-Plattform.
Bu arada, ABD subaylarının gözetiminde Nikaragua Ulusal Muhafızları adlı bir askerî birlik oluşturuldu.Soweit bekannt, bestand sie nur aus ehemaligen Mitgliedern der Guardia Nacional de Nicaragua.
Diğer katılımcılar da , personelin gözetimi altında haberlere katılım yapabilmektediler.Vertreter der Lehrer sollten außerdem in der Schulaufsicht mitwirken dürfen.
Çocuklar, eğitmenler gözetiminde yaz tatillerini çeşitli faaliyetlerle geçirmekteydi.Er unternahm mit seinen Schülern in den Sommerferien jeweils Ausgrabungen.
Traill'in gözetimi altında bölgenin faunasını ve halklarını incelemeye başlar.C’est sous la direction de Traill qu’il commence à étudier la faune et les peuples de la région.
Lindemann II. Dünya Savaşından sonra 1948'e kadar ABD gözetimi altında esir kaldı.Lindemann est prisonnier de guerre des forces américaines jusqu'en 1948.
Roma Cumhuriyeti döneminde, Senatonun gözetiminde görev yapan urban quaestorları tarafından idare edilirdi.Sous la République, il était à la charge des questeurs urbains, sous la supervision du Sénat.
Yine de, Gestapo'nun gözetimi altında evine yerleşti.Malheureusement, elle se fit enlever sous ses yeux par la Gestapo.
Nihayet 1986'da, Vietnam yetkililerin gözetimi altında, Küba'da eğitimini sürdürmesine izin verildi.En 1986, il fut envoyé à Rome poursuivre ses études.
Fizik alanında bilim doktorasını 1912 yılında Sorbonne, Paris'te Marie Curie gözetiminde aldı.En 1912, il obtient son doctorat en physique à la Sorbonne, sous l'égide de Marie Curie.
Bir sene sonra özel koç gözetimi altına girdi.Un an plus tard, il entre aux uhlans de la garde impériale.
İmparator onu Papa VIII. Benedictus'un gözetimine verdi.L'Empereur le confie au Pape Benoit VIII et il est relâché.
Fizik alanında bilim doktorasını 1912 yılında Sorbonne, Paris'te Marie Curie gözetiminde aldı.En 1912, obtuvo un doctorado en física en la Sorbonne, bajo la dirección de Marie Curie.
Küçük gruplar bir öğretim üyesinin gözetiminde çalışırlar.La primera es el corto alcance de algunos de nuestros profesores.
18 yaşındayken kardeşini gözetimi altına aldı.A los 18 años, buscó la Mano.
O ve annesi Ayrıkvadi’de Elrond’un gözetiminde kaldılar.Él y Cristina vivieron juntos en su apartamento perfectamente conservado.
Koyunlar çoğu zaman uzun süreler boyunca çoban gözetiminde otlamaya çıkarılır.Los murciélagos con rabia a menudo se ven durante el día.
Onun gözetimi altında, Willow'un güçlere muazzam derecede yükselmiştir.En la quinta temporada vemos que el poder de Willow aumenta excesivamente.
Steinhaus doktorasını 1911 yılında Göttingen Üniversitesi'nde David Hilbert'in gözetiminde tamamladı.Su tesis doctoral fue terminada bajo la supervisión de David Hilbert.
1936 yılında ise annesinin gözetimi altında olması şartıyla serbest bırakıldı.Nel 1936 fu rilasciato in prova in custodia della madre.
Mustafa Çiçekler gözetiminde) ikinci kez yeniden gözden geçirilerek düzeltilmiş ve genişletilmiştir.Tutte e due aspettano il giudizio finale e la resurrezione.
2001 yılında sportif direktörü Giancarlo Ferretti gözetiminde Fassa Bortolo'ya geçti.Nel 2001 passa alla Fassa Bortolo di Giancarlo Ferretti.
Diğer katılımcılar da , personelin gözetimi altında haberlere katılım yapabilmektediler.I leader dei diritti umani credono anche che le autorità monitorino le loro comunicazioni.
Ertesi gün, Claire yüzmeye karar verir, Aaron'ı Sun'ın gözetiminde bırakarak ayrılır.Alcuni giorni dopo, Claire lascia Aaron alle cure di Sun e decide di andare a fare una nuotata.
Hollanda: 13+ Almanya: 16+ Avusturya: Yetişkin gözetimi.Paesi Bassi: 6 Germania: 30 Belgio: 15 Australia: 26 Nuova Zelanda: 20
Shen Xue ve Zhao Hongbo birlikte kaymaya 1992 yılında Yao Bin'in gözetiminde başladı.Шэнь Сюэ и Чжао Хунбо начали кататься вместе в 1992 под руководством тренера Яо Бина.
2001 yılında sportif direktörü Giancarlo Ferretti gözetiminde Fassa Bortolo'ya geçti.В 2001 году он переходит в команду Fassa Bortolo под руководством спортивного директора Джанкарло Ферретти.
Evinde devamlı polis gözetiminde tutuldu.Был постоянно под полицейским надзором.
Yine de, Gestapo'nun gözetimi altında evine yerleşti.Постоянно находился под наблюдением гестапо, скрывался.
Nihayet 1986'da, Vietnam yetkililerin gözetimi altında, Küba'da eğitimini sürdürmesine izin verildi.ولكن في عام 1986، منحت الإذن لمواصلة دراستها في كوبا.
1914'te Konstantiniyye Ermeni Patriği, gözetimi altındaki Ermeni kutsal bölgelerinin bir listesini hazırladı.في عام 1914 قدم بطريرك الأرمن في القسطنطينية قائمة الأماكن المقدسة الأرمنية التي تقع تحت إشرافه.
1948 yılında BM gözetiminde seçimler yalnızca ABD işgali altındaki güneyde yapıldı.في عام 1948، أجريت انتخابات تحت إشراف الأمم المتحدة في الجنوب الذي تحتله الولايات المتحدة فقط.
Lübnanlı taraflar Doha'da Arap Birliği gözetiminde seçimler üzerinde anlaştı.وقد حظيت بإجماع عربي خلال القمة.
Born gözetimin de, Göttingen fizik için dünyanın önde gelen merkezlerinden biri haline geldi.Nos termos de Born, Gotinga tornou-se um dos centros mais importantes do mundo para a física.
Tasarımı İngiliz tasarımcı Tony Hatter tarafından tasarım şefi Harm Lagaay gözetiminde yapılmıştır.O estilo foi assinado pelo ingles Tony Hatter, sob supervisão do chefe de design da marca, Harm Lagaay.
Küçük gruplar bir öğretim üyesinin gözetiminde çalışırlar.Os alunos trabalham em grupo, sob a orientação de pelo menos um docente.
Bu yöntem, genel mevzuat ve yargı gözetimi kullanmaktan kaçınmaktadır.Este método pode evitar a todo custo preconceitos e julgamentos subjetivos.
Ancak sürgünü kısa sürdü ve polis gözetiminde Podolsk bölgesine taşındı.No ano seguinte, foi posto sob vigilância pela polícia de Podolsk.
Fizik alanında bilim doktorasını 1912 yılında Sorbonne, Paris'te Marie Curie gözetiminde aldı.Doutorado em física na Sorbonne, Paris, orientado por Marie Curie.
Evinde devamlı polis gözetiminde tutuldu.Hij kreeg permanente politiebewaking.
18 yaşındayken kardeşini gözetimi altına aldı.Ze kreeg voogdij over haar zus toen ze 18 was.
NKVD'nin özel gözetimi bu kişilerin ailelerine de uygulandı.Pod specjalnym nadzorem NKWD znalazły się również ich rodziny.
Yine de, Gestapo'nun gözetimi altında evine yerleşti.Przez cały czas znajdował się pod obserwacją Gestapo.
Evinde devamlı polis gözetiminde tutuldu.Cały czas był pod obserwacją tajnej policji.
Ives'in gözetimi altında Hall, Drosophila'da rekombinasyon ve translokasyon indüksiyonunu inceledi .Under handledning av Ives studerade han rekombination och translokationsinduktion i Drosophila.
Nihayet 1986'da, Vietnam yetkililerin gözetimi altında, Küba'da eğitimini sürdürmesine izin verildi.År 1986 beviljades hon dock tillstånd av regeringen för att fortsätta sina studier på Kuba.
Çocukluğunu Salacak (Üsküdar)'ta bir yalıda dadıların gözetiminde geçirdi.Hon upprättade en fond åt barnmorskor i sitt testamente.
1936 yılında ise annesinin gözetimi altında olması şartıyla serbest bırakıldı.Från maj 1659 hölls han under bevakning i sitt eget hus.
Evinde devamlı polis gözetiminde tutuldu.За ними постійно стежила поліція.
Yetişkin gözetimi altında 13 yaşından küçükler izleyebilirler.Дітям до 13 років стрічку можна дивитися лише у супроводі дорослих.
Semptomlar genellikle 1 saat sonra kendisini gösterir ve acil veteriner gözetimi gerektirir.Příznaky se obvykle dostaví do hodiny od pozření a pomoc veterináře je nezbytná.
1946 yılında SG Probstheida adıyla Sovyet gözetiminde yeniden kuruldu.V roce 1946 bylo na území městské části založeno mužstvo SG Leipzig-Probstheida.
Onu Zeus'tan uzak tutmak adına Argos Panoptis adlı canavarın gözetimine bırakır.Ta jej naopak varuje před tím, co lze čekat od žárlivého Alcida.
Yine de, Gestapo'nun gözetimi altında evine yerleşti.To vše pod neustálým dohledem gestapa.
Koyunlar: Duke'nin gözetimi altındadırlar ve sürekli bir yumak halinde gezerler.Ovčáček: Nikdy nelžu, bráním prezidenta a chodím s kůží na trh.
Born gözetimin de, Göttingen fizik için dünyanın önde gelen merkezlerinden biri haline geldi.Sub Born, Göttingen a devenit unul dintre cele mai importante centre pentru fizică din lume.