Ana içeriğe geç
Sözlük

göze ile cümle

göze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu ihtimali göze alamayız.Nie możemy sobie pozwolić na takie ryzyko.
Bu ihtimali göze alamayız.Non possiamo permetterci di rischiare.
Bu ihtimali göze alamayız.No podemos permitirnos ese riesgo.
Bu ihtimali göze alamayız.Nous ne pouvons pas nous permettre de prendre ce risque.
Bu ihtimali göze alamayız.Nu ne putem permite acest risc.
Bu ihtimali göze alamayız.Wir können uns dieses Risiko nicht leisten.
Bu ihtimali göze alamayız.Мы не можем рисковать.
Bu ihtimali göze alamayız.Не можем да си позволим да поемем този риск.
Bu ihtimali göze alamayız.איננו יכולים להרשות לעצמנו לקחת את הסיכון הזה.
Bu ihtimali göze alamayız.لن ننتظر حتى حدوث ذلك.
Bu konuyu önemsememeyi göze alamayız.100万人のアメリカ人が参加する運動になれば大きな力となる
Bu konuyu önemsememeyi göze alamayız.우린 냉정하게 가만히 앉아있을 수 만은 없습니다.
Bu konuyu önemsememeyi göze alamayız.Meillä ei ole varaa vain tyynesti jättää osallistumatta tähän.
Bu konuyu önemsememeyi göze alamayız.Não nos podemos dar ao luxo de nos sentirmos "fixes" e ignorar isto.
Bu konuyu önemsememeyi göze alamayız.Nie możemy sobie pozwolić na luzactwo i przeczekanie całej tej sprawy.
Bu konuyu önemsememeyi göze alamayız.Non possiamo dirci di successo e non fare nulla a riguardo.
Bu konuyu önemsememeyi göze alamayız.No podemos permanecer fríos y no participar en esto.
Bu konuyu önemsememeyi göze alamayız.Nu ne putem permite să stăm relaxați şi să lăsăm să se întâmple aşa ceva.
Bu konuyu önemsememeyi göze alamayız.On ne peut pas se permettre de rester là à attendre.
Bu konuyu önemsememeyi göze alamayız.We kunnen het ons niet veroorloven koel te blijven en deze uit te zitten.
Bu konuyu önemsememeyi göze alamayız.Wir können es uns nicht leisten das allein auszusitzen.
Bu konuyu önemsememeyi göze alamayız.Δεν έχουμε το περιθώριο να μην συμμετέχουμε.
Bu konuyu önemsememeyi göze alamayız.Мы не можем себе позволить не реагировать на это и тихо это пережидать.
Bu konuyu önemsememeyi göze alamayız.Не можем да си позволим да не реагираме и да чакаме бурята да отмине.
Bu konuyu önemsememeyi göze alamayız.איננו יכולים להרשות לעצמנו לשבת בצד במקרה הזה.
Bu konuyu önemsememeyi göze alamayız.نحن لايسعنا ان نتظاهر بالبرود والسكوت عن هذا الامر.
Bu nefes kesici, bu sehrin donusum hizini goze aldiginizda.C'est tout simplement ahurissant, en termes de vitesse à laquelle cette ville se transforme.
Bu nefes kesici, bu sehrin donusum hizini goze aldiginizda.De snelheid waarmee deze stad van gedaante verandert, is adembenemend.
Bu nefes kesici, bu sehrin donusum hizini goze aldiginizda.Die Geschwindigkeit, mit der sich die Stadt verändert, ist atemberaubend.
Bu nefes kesici, bu sehrin donusum hizini goze aldiginizda.É de cortar a respiração, em termos da velocidade com que esta cidade se está a transformar.
Bu nefes kesici, bu sehrin donusum hizini goze aldiginizda.Es asombroso, en términos de la velocidad a la que la ciudad se está transformando.
Bu nefes kesici, bu sehrin donusum hizini goze aldiginizda.Îți taie respirația, în termeni de viteza la care acest oraș se transformă.
Bu nefes kesici, bu sehrin donusum hizini goze aldiginizda.Je až dech beroucí, jakou rychlostí se toto město mění.
Bu nefes kesici, bu sehrin donusum hizini goze aldiginizda.이 도시가 변화하는 속도를 생각해보면, 숨이 턱 하고 막혀오지요.
Bu nefes kesici, bu sehrin donusum hizini goze aldiginizda.Prędkość zmian w tym mieście zapiera dech.
Bu nefes kesici, bu sehrin donusum hizini goze aldiginizda.Toglie il fiato vedere la velocità con cui la città si sta trasformando.
Bu nefes kesici, bu sehrin donusum hizini goze aldiginizda.Скорость преображения этого города захватывает дух.
Bu nefes kesici, bu sehrin donusum hizini goze aldiginizda.Смайващо е, що се отнася до скоростта, с която се преобразява този град.
Bu nefes kesici, bu sehrin donusum hizini goze aldiginizda.זה עוצר נשימה, מבחינת המהירות שבה העיר הזאת משתנה.
Bu nefes kesici, bu sehrin donusum hizini goze aldiginizda.شيء مذهل ، بالنظر إلى السرعة التي تتحول فيها هذه المدن
Bu nefes kesici, bu sehrin donusum hizini goze aldiginizda.この写真の前景は
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;"Af dem," sagde han, "skal 24.000 forestå Arbejdet ved HERRENs Hus, 6.000 være Tilsynsmænd og Dommere,
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;Deste número vinte e quatro mil promoverão a obra da casa do Senhor; seis mil servirão como oficiais e juízes;
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;«Di costoro ventiquattromila dirigano l'attività del tempio, seimila siano magistrati e giudici
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;ek közül huszonnégyezeren az Úr háza teendõinek gondviselõi [valának,] és hatezeren tiszttartók és birák.
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;그 중에 이만 사천은 여호와의 전 사무를 보살피는 자요 육천은 유사와 재판관이요
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;Z kterýchž postaveno bylo nad dílem domu Hospodinova čtyřmecítma tisíců, vladařů pak a soudců šest tisíců,
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;Z týchto bolo postavených nad dielom domu Hospodinovho dvadsaťštyri tisíc, a úradníkov a sudcov šesť tisíc;
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;Из них назначены для дела в доме Господнем двадцать четыретысячи, писцов же и судей шесть тысяч,
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;מאלה לנצח על מלאכת בית יהוה עשרים וארבעה אלף ושטרים ושפטים ששת אלפים׃
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;من هؤلاء للمناظرة على عمل بيت الرب اربعة وعشرون الفا. وستة آلاف عرفاء وقضاة.
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;其 中 有 二 萬 四 千 人 、 管 理 耶 和 華 殿 的 事 . 有 六 千 人 作 官 長 和 士 師
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;其中 有 二 萬 四千 人 、 管理 耶和華 殿 的 事 . 有 六千 人 作官 長和 士師
Bunlar da o gözenekten geçen potasyum iyonları.A to są pojedyncze jony potasowe przepływające przez ten otwór.
Bunlar da o gözenekten geçen potasyum iyonları.Chúng là nhưng ion kali đơn chảy theo những khe này
Bunlar da o gözenekten geçen potasyum iyonları.E questi sono singoli ioni di potassio che scorrono attraverso quel poro.
Bunlar da o gözenekten geçen potasyum iyonları.Et ça ce sont plusieurs ions potassium, qui passent à travers ce pore.
Bunlar da o gözenekten geçen potasyum iyonları.Hier zie je kaliumionen door die poriën gaan.
Bunlar da o gözenekten geçen potasyum iyonları.이것들은 각각의 칼륨 이온들입니다. 이온 채널의 구멍을 통해 흐르고 있습니다.
Bunlar da o gözenekten geçen potasyum iyonları.Și aceștia sunt ioni individuali de potasiu, care trec prin acest por.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod