Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.Jak jsem řekl, je to porézní asfalt, takže je tam málo pojiva mezi kamínky.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.Je to porézny asfalt, ako som povedal, takže máte len malé množstvo spojiva medzi kameňmi.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.말씀드린 것처럼, 이것은 다공성 아스팔트입니다. 작은 돌맹이 간의 약한 결합체 입니다.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.Nó là nhựa xốp, như tôi đã nói, bạn chỉ có một lượng nhỏ keo dính bám giữa các viên đá .
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.Seperti yang saya katakan, aspal ini berpori, sehingga hanya ada sedikit pengikat di antara batu-batunya.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.Както казах, това е порест асфалт, така, че имате малко количество от свързващо вещество между камъните.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.Як я вже сказав, це пористий асфальт, отже там є лише невелика кількість зв'язуючої речовини між камінцями.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.זהו אספלט נקבובי, כמו שאמרתי, אז נחוצה רק כמות קטנה של חומר איחוי בין האבנים.
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.إنه إسفلت مسامي، كما قلت، و بالتالي سيتواجد فقط كمية صغيرة من الإسمنت بين الحجارة
Bu bir gözenekli asfalt, dediğim gibi, taşlar arasında küçük bir miktarda bağlayıcı madde var.砂利間の結合材の量は少ないんです 風化、紫外線、酸化が原因となって
Bu bize göre lüks bir çözüm olabilir, Eger bunu göze almak istiyorsanız.C'est une solution de luxe pour nous qui pouvons nous le permettre, si vous souhaitez vous l'offrir.
Bu bize göre lüks bir çözüm olabilir, Eger bunu göze almak istiyorsanız.Er ist ist eine Luxus-Lösung für uns, die wir uns das leisten können, wenn wir es uns leisten wollen.
Bu bize göre lüks bir çözüm olabilir, Eger bunu göze almak istiyorsanız.Este o solutie de lux pentru noi cei care ne-o permitem, daca vrem sa ne-o permitem.
Bu bize göre lüks bir çözüm olabilir, Eger bunu göze almak istiyorsanız.Es una solución de lujo para los que pueden permitírselo si lo quieren.
Bu bize göre lüks bir çözüm olabilir, Eger bunu göze almak istiyorsanız.É uma solução de luxo para nós, que podemos pagar por isso, se quiserem dar-se a esse luxo.
Bu bize göre lüks bir çözüm olabilir, Eger bunu göze almak istiyorsanız.Ez egy luxusmegoldás számunka, akik megengedhetik ezt maguknak, ha meg akarjuk engedni magunknak.
Bu bize göre lüks bir çözüm olabilir, Eger bunu göze almak istiyorsanız.Het is een luxe-oplossing voor wie het zich kan veroorloven, als je het je wilt veroorloven.
Bu bize göre lüks bir çözüm olabilir, Eger bunu göze almak istiyorsanız.Queste sono soluzioni lussuose per noi che possiamo permettercele se lo vogliamo
Bu bize göre lüks bir çözüm olabilir, Eger bunu göze almak istiyorsanız.Това е луксозно решение за нас, които можем да си го позволим, ако искате да си го позволите.
Bu bize göre lüks bir çözüm olabilir, Eger bunu göze almak istiyorsanız.Это не более чем роскошь для тех, кто может себе это позволить, если мы хотим себе это позволить.
Bu çağrılara belki de en göze çarpıcı olarak, üniversite çalışanlarından bazıları da katılmıştır.Lo más destacable tal vez sea que parte del personal universitario se sumó a las protestas.
Bu da Anayasanın izin vermediği türde bir gözetim ve bilgi toplamayı mümkün kılıyor.Acestea permit un mod de supraveghere și colectare pe care Constituția nu trebuia să îl permită.
Bu da Anayasanın izin vermediği türde bir gözetim ve bilgi toplamayı mümkün kılıyor.Detta tillåter den typ av övervakning och insamling att konstitutionen inte var tänkt att tillåta.
Bu da Anayasanın izin vermediği türde bir gözetim ve bilgi toplamayı mümkün kılıyor.Điều này cho phép các loại giám sát và bộ sưu tập Hiến pháp đã không có nghĩa là để cho phép.
Bu da Anayasanın izin vermediği türde bir gözetim ve bilgi toplamayı mümkün kılıyor.Esto está permitiendo el tipo de vigilancia y colección de datos que la Constitución no debería permitir.
Bu da Anayasanın izin vermediği türde bir gözetim ve bilgi toplamayı mümkün kılıyor.Poiché questo permette un tipo di spionaggio e raccolta di dati che la Costituzione non permette
Bu da Anayasanın izin vermediği türde bir gözetim ve bilgi toplamayı mümkün kılıyor.To umozliwia im taki system inwigilacji and zbierania danych, przed ktorym Konstutucja miala chronic.
Bu da Anayasanın izin vermediği türde bir gözetim ve bilgi toplamayı mümkün kılıyor.Έτσι επιτρέπεται η παρακολούθηση και η συλλογή δεδομένων την οποία δε θα επέτρεπε ποτέ το Σύνταγμα.
Bu da Anayasanın izin vermediği türde bir gözetim ve bilgi toplamayı mümkün kılıyor.Они допускают такие виды слежки и сбора информации, которые были изначально запрещены Конституцией.
Bu da Anayasanın izin vermediği türde bir gözetim ve bilgi toplamayı mümkün kılıyor.Це є види нагляду та інкасації, на які Конституція не надала дозволу.
Bu da Anayasanın izin vermediği türde bir gözetim ve bilgi toplamayı mümkün kılıyor.这样会允许此类监视和情报收集的发生 原本宪法是不允许的
Bu efektler bazı durumlarda gerçekten kolay göze çarpmaz.Deze vocale effecten kunnen erg subtiel zijn,
Bu efektler bazı durumlarda gerçekten kolay göze çarpmaz.사실 이런 목소리의 변화는 상황에 따라
Bu efektler bazı durumlarda gerçekten kolay göze çarpmaz.ההשפעות הווקליות האלו עשויות להיות עדינות למדי
Bu efektler bazı durumlarda gerçekten kolay göze çarpmaz.لذلك يمكن لهذه المؤثرات الصوتية أن تكون تكون خفية جداً،
Bu efektler bazı durumlarda gerçekten kolay göze çarpmaz.どんなデジタルマイクでも
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.Acele gene sunt interesante, dar sunt foarte subtile.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.Dan gen-gen itu sangat menarik namun juga sangat tersembunyi.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.Die genen zijn interessant, maar ze zijn heel subtiel.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.E esses genes são interessantes, mas são muito subtis.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.És azok a gének érdekesek, de nagyon apróak.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.Et ces gènes sont intéressants, mais ils sont très subtils.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.I właśnie te geny są interesujące, ale również delikatne.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.Jde o velmi zajímavé, ale nepatrné geny.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.이런 유전자들은 매우 흥미롭습니다만, 동시에 매우 민감합니다.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.Những gene này rất thú vị. nhưng chúng cực kì ít ỏi.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.Och de generna är intressanta, men de är väldigt subtila.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.Og de gener er interessante, men de er meget subtile.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.Questi geni sono interessanti ma appena percettibili.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.Und diese Gene sind interessant aber sie sind sehr fein.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.Y los genes son interesantes pero muy sutiles.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.Και αυτά τα γονίδια είναι ενδιαφέροντα, αλλά και πολύ λεπτεπίλεπτα.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.И тези гени са интересни, но те са едва доловими.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.И эти гены интересны, они очень незаметны.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.І ось ці гени дуже цікаві. але їх дуже складно визначити.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.הגנים הללו מעוררים עניין, אבל ההבדלים מאוד עדינים.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.وتلك الجينات مثيرةٌ للإهتمام. ولكنها متقنةٌ تماماً.
Bu genler ilginç ama hemen göze çarpmıyorlar.差異はごく僅かなものです そこで今日皆さんに覚えて頂きたい
Bu ihtimali göze alamayız.Chúng ta khó mà thoát được.
Bu ihtimali göze alamayız.그런 일이 생기도록 둘 수는 없습니다.