Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.Chcę, żebyście obejrzeli kilka, które są szczególnie uderzające.
Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.Chci zkusit pár takových, které jsou obzlášť pozoruhodné.
Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.Haluan, että näette muutaman erityisen räikeän.
Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.Ich möchte Ihnen einige zeigen, die besonders verblüffend sind.
Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.Ik wil er u een paar echt opvallende tonen.
Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.이건 아주 큰 데도 찾아내기가 상당히 어려운 겁니다.
Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.Morate videti nekaj prav osupljivih.
Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.Quero que vejam alguns que são particularmente notáveis.
Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.Quiero que vean algunos que son particularmente impactantes.
Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.Saya ingin anda melihat beberapa yang cukup mengejutkan.
Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.Szeretném, ha megtekintenének párat, melyek különösen megdöbbentőek.
Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.Tôi muốn cho các bạn xem vài cái độc đáo.
Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.Voglio farvi vedere degli esempi particolarmente impressionanti.
Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.Vreau să vedeți câteva care sunt în mod special izbitoare.
Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.Αυτό γιατί είναι τόσο μεγάλο κι όμως είναι δύσκολο να το δει κανείς.
Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.Искам да видите няколко, които са особено забележителни.
Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.Я хочу показать несколько особенно ярких примеров.
Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.אני רוצה שתראו כמה מהממים במיוחד.
Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.هذه لأنها كبيرة و مع ذلك من الصعب رؤيتها
Biraz ilginç ve göze çarpan örnek görmenizi istiyorum.これです とても大きいのですが わかり難いからです
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Una son los poros jerárquicos. Y la otra es una porosidad macromolecular a escala nanométrica en el material.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.A primeira são os poros hierárquicos e a outra é a porosidade macromolecular nano-escalar do material.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Eén ervan zijn hiërarchische poriën. Het andere is macromoleculaire nanoschaal-porositeit in het materiaal.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Eine ist das hierarchische Porensystem. Und die andere ist die makro-molekulare Porosität im Nanobereich.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Jedna z nich to hierarchiczny układ porów. Kolejna to makro-molekularna nano porowatość materiału.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Jednou jsou hierarchické póry. A druhou je makromolekulární nanometrická pórovitost materiálu.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.하나는 계층적 기공이고, 또 다른 건 이 재질의 고분자 나노 기공성입니다.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Một là những lỗ có thứ bậc Và cái khác là một loại xốp có kích thước nano phân tử vĩ mô trong vật liệu.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Prvá sú hierarchické póry. A ďalšia je makromolekulová poróznosť rádovo v nanometroch.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Una è data dai pori gerarchici, l'altra è la porosità macromolecolare del materiale a scala nanometrica.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Una este porii ierarhici. Și cealaltă este o porozitate macromoleculară de scală nanometrică din material.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Μια είναι οι ιεραρχικοί πόροι. Και οι άλλες είναι το νανοκλίμακας μακρομοριακό πορώδες του υλικού.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Едната е йерархични пори. А другата е макромолекулна наномащабна порьозност в материала.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Первое - иерархические поры. А другое - макро-молекулярная нано-уровневая пористость этого материала.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Перша - ієрархічні пори. Друга - макромолекулярна пористість матеріалу на нанорівні.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.אחד הוא נקבוביות היררכיות. והשני הוא ננו-נקבוביות ברמה המקרו מולקולרית בחומר.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.واحد هي هرمية المسام. والآخر هو الجزيئية الكلية المسامية في المواد النانومترية الحجم.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.ナノスケールの高分子多孔質であることなどです 歩き始めるところですね
Bir kap sıcak yemek için günde on ya da onbeş sefer... s.kilmeyi göze almayı mı?Být děvky na celý život? Aby vás chlapi opíchali za pár šestáků desetkrát nebo patnáctkrát denně?
Bir kap sıcak yemek için günde on ya da onbeş sefer... s.kilmeyi göze almayı mı?Dihujam penis 10 atau 15 kali sehari? ...dan semua hanya untuk semangkuk sup?
Bir kap sıcak yemek için günde on ya da onbeş sefer... s.kilmeyi göze almayı mı?Stawiać kutasy 10 albo 15 razy na dzień ..? ... i wszytko za miskę zupy?
Bir kap sıcak yemek için günde on ya da onbeş sefer... s.kilmeyi göze almayı mı?S tici, zabitimi v vas deset do petnajstkrat na dan... ...vse za krožnik mineštre?
Bir kap sıcak yemek için günde on ya da onbeş sefer... s.kilmeyi göze almayı mı?Για να έχεις μπάλες κολλημένος πάνω σου 10 η 15 φορές την μέρα,... ...και όλοι για ένα μπολ βραστό?
Bir kap sıcak yemek için günde on ya da onbeş sefer... s.kilmeyi göze almayı mı?За да го поемате по ...и всички да ядете от една купа яхнията ли?
Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi göze alabilir.A peine mourrait-on pour un juste; quelqu`un peut-être mourrait-il pour un homme de bien.
Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi göze alabilir.Choć ledwie by kto umarł za sprawiedliwego; wszakże za dobrego snaćby się kto umrzeć ważył.
Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi göze alabilir.Difícilmente muere alguno por un justo. Con todo, podría ser que alguno osara morir por el bueno
Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi göze alabilir.For neppe vil nogen gå i døden for en rettferdig - for en som er god, kunde kanskje nogen ta sig på å dø -
Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi göze alabilir.Ješto sotva kdo za spravedlivého umře, ač za dobréhoť by někdo snad i umříti směl.
Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi göze alabilir.의인을 위하여 죽는 자가 쉽지 않고 선인을 위하여 용감히 죽는 자가 혹 있거니와
Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi göze alabilir.Lebo sotva kto kedy zomrie za spravedlivého, pretože za dobrého by sa niekto snáď aj odvážil zomrieť.
Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi göze alabilir.Næppe vil nemlig nogen dø for en retfærdig - for den gode var der jo måske nogen, som tog sig på at dø -,
Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi göze alabilir.Nun stirbt kaum jemand um eines Gerechten willen; um des Guten willen dürfte vielleicht jemand sterben.
Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi göze alabilir.Porque dificilmente haverá quem morra por um justo; pois poderá ser que pelo homem bondoso alguém ouse morrer.
Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi göze alabilir.saj težko da umre kdo za pravičnega, dasi se za dobrega morda kdo odloči umreti.
Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi göze alabilir.Tuskinpa kukaan käy kuolemaan jonkun vanhurskaan edestä; hyvän edestä joku mahdollisesti uskaltaa kuolla.
Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi göze alabilir.Vả , họa mới có kẻ chịu chết vì người nghĩa ; dễ_thường cũng có kẻ bằng_lòng chết vì người lành .
Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi göze alabilir.Vả, họa mới có kẻ chịu chết vì người nghĩa; dễ thường cũng có kẻ bằng lòng chết vì người lành.
Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi göze alabilir.zonyára igazért [is] alig hal meg valaki; ám a jóért talán csak meg merne halni valaki.
Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi göze alabilir.Διοτι μολις υπερ δικαιου θελει αποθανει τις επειδη υπερ του αγαθου ισως και τολμα τις να αποθανη