Ana içeriğe geç
Sözlük

göze ile cümle

göze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Nihayet 1986'da, Vietnam yetkililerin gözetimi altında, Küba'da eğitimini sürdürmesine izin verildi.בשנת 1986, קיבלה אישור להמשיך את לימודיה בקובה.
Casusluk / gözetleme.כלב תקיפה/שמירה.
Yine de, Gestapo'nun gözetimi altında evine yerleşti.לאחר מכן שוחרר לביתו, תוך שמוטל עליו פיקוח צמוד על ידי הגסטפו.
Sırf bu yüzden Sacit'ten dayak yemeyi dahi göze alır.אנחנו נרצה לדעת את מה בדיוק יוסי אכל.
Hatta bunun için ordudan ayrılmayı bile göze almışti.תחת זאת היא בחרה לעזוב את הצבא.
Polis, 14 Kasım tarihinde Çikatilo'yu evi yakınlarında, her hareketi için gözetim altına aldı.ב-17 בנובמבר הושם צ'יקטילו במעקב.
Göze hiçbir müdahale yapılmaz.עינו אינה מחמיצה דבר.
Tutuklu düzenli aralarla bir gözetimciye rapor vermek ve bazı koşullara uymak kaydıyla erken salıverilir.החכם באשי, הורה על מעצרו ליום אחד, בתנאים נוחים.
Bu sırada Gözetmenler Konseyi'ni havaya uçurduğunu da itiraf eder.מטה הלח"י החליט לפוצץ את בניין הסראייה.
Comte, sebep ve sonuçların gözetlenmesi gerektiğini savunmuştur.על שבח הוטל להתחקות אחר הסיבות והגורמים לגילוי הסליק.
Hayatının en göze çarpan yönü evlilikleridir.חיי נישואיו היו סוערים ביותר.
Öğrenciler, jandarma gözetiminde yurtları terk etti.עקב כך עזב את מקום חופשתו בליווי שוטרים.
Konstanze ise sertlik karşısında ölümü bile göze aldığını söyler.בייחוד הוא האמין כי חשוב מאוד לעמוד בפני העובדה של המוות.
Bu ise, göze alınması güç bir seçenektir.קל לראות כי ρ {\displaystyle \rho } הוא המצב הדרוש.
Sürme beni, sürme beni Her göze sürme beni Eşikte kulun olam Kapından sürme beni.תִּדְבַּק לְשׁוֹנִי לְחִכִּי, אִם לֹא אֶזְכְּרֵכִי, אִם לֹא אַעֲלֶה אֶת יְרוּשָׁלַיִם עַל רֹאשׁ שִׂמְחָתִי.
Sıklıkla konudan bahsederken sıkıntılı oldukları göze çarpar.לעיתים קרובות לא נראה קשוב כאשר פונים אליו בדברים.
Sergios'un ailesi 842 yılında ikonaların tekrar yerine konmasından sonra göze girmişlerdir.משפחתו של סרגיוס שבה להיות אהודה רק לאחר שיקום האיקונות בשנת 842.
Birincil olarak keşif, gözetim ve haberleşme rolleri ile 20 saatin üzerinde dayanıklılığa sahiptir.הפרס ניתן כהכרה בתרומה למחקרו ולעיסוקו המעשי בליקויי תקשורת במשך עשרים שנה.
Yetişkin gözetimi altında her yaş grubuna uygundur.אנשים עם מוגבלות שכלית התפתחותית נמצאים באוכלוסייה בכל הגילאים.
Euler özdeşliği birçok matematikçi tarafından göze hoş gelen bir denklem olarak tanımlanmaktadır.איכות הסיגר איכות הסיגר נקבעת לפי קריטריונים רבים המוצגים להלן.
Giles da Gözetmenler Konseyi'ne ortalıkta dolaşan binlerce avcı olduğu konusundan bahseder.Джайлс се опитва да пригоди Съвета на Наблюдателите към новата реалност с хиляди Убийци.
Zamanının büyük çoğunluğunu komşularını gözetleyerek geçirir.През този период живее под надзора на съседите си.
Bu durum Gözetmenler Konseyi'nin düzenlediği bir sınavdan kaynaklanmaktadır.За целта преминават през поредица от изпитания, установени от съвета на старейшините.
Bazı sözcüklerdeki benzer sesler ve dizimler göze çarpmaktadır: minä-ben, sinä-sen, olla-ol gibi...Няколко примерни словосъчетания са: fuck you, fuck that, fuck off.
Ziyaretçiler, yerden 85 metre yukarıda bulunan gözetleme platformuna asansör ile ulaşabilmektedirler.Има асансьор до наблюдателна площадка на височина 85 метра.
Cesaretli karakteri hemen göze çarpmaktaydı.Бедни рицари-авантюристи откликнали веднага.
Aynı zamanda Avustralya Aborijin mitolojisinde göze çarpan özelliklere sahiptir.Същото е вярно и за другите функции на прехода в атласа.
Onları sen gözeteceksin.Искам да ги схванете.
Dünya genelinde NATO operasyonlarının gerçekleştiği hava sahasını gözetlemekle yükümlüdürler.Чрез наблюдатели организацията следи ситуацията с противопехотните мини в световен мащаб.
En göze çarpan, kendine özgü davranışsal ve fiziksel uyarlamalar, doğal seçilimin sonuçlarıdır.Най-изразени са специфичните поведенчески и физични адаптации, плод на естествения отбор.
Araştırmalarda maddi çıkarlar gözetilmemiştir.Промишлени замърсявания не са отчетени.
Burada göze giremeyen Mendy Ağustos 2010 yılında Fransız Grenoble Foot 38 takımı ile sözleşme imzaladı.През август 2010 г., Менди, подписва с френския тим Гренобъл Фут.
Ama amca-yeğen savaşa girmeyi göze alamadılar.Ставракий обаче не се измъкнал невредим от битката.
Bazı durumlarda yanlarda damarlar göze çarpar.При някои от случаите се появява обрив.
Kentte yoğun kirlilik göze çarpmaktadır.А над града е надвиснала опастност ...
Hırvatça'da, bazı değişiklikler göze çarpar, "županija" kelimesinin kanton terimi yerine kullanılması gibi.На хърватски език имената на кантоните се различават по това, че вместо кантон се ипозлва думата жупания.
Bu testin yapılması güçtür ve genellikle eğiim almış bir gözetmenin varlığını gerektirir.Провеждането на този тест е трудно и често изисква обучен експерт.
Çizgi roman serisinde, antik bir vampir genç gözetmenlere bahsi geçen kısa öyküleri anlatmaktadır.От малкия екран кукленото човече разказва интересни приказки на малките палавници за лека нощ.
Kalp gevşediğinde kan açık gözenekler (por) aracılığıyla kalbe döner.Kad je vjetar slab jedra se šire, a kad jača jedra se skupljaju.
Gizlice gözetleme videosu 25 Eylül 2007'de Clarkson'ın resmî internet sitesinde yayınlandı.Jedan mali dio videospota pojavio se 25. rujna 2007. godine na Clarkisnoj službenoj stranici.
Sürekli diğer insanları gözetler.Novi se stalno otkrivaju.
Giyim, İncil'deki pek çok bölümde göze çarpar.Šminka se spominje i u Bibliji na više mjesta.
Bu gözeneklere stoma adı verilir.Takve stijene nazivamo tufitima.
Okul hayatı babasının tuttuğu 16 yaşındaki özel hocası gözetiminde kötü başlamıştır.Formalno obrazovanje počelo je neuspješno, pod nadzorom šesnaestogodišnjeg tutora kojeg je doveo otac.
Erkekler bunu yaparken bazen derin dalışlarla bulunan yemleri kaybetmeyi göze alırlar.Mužjaci koji su otjerani iz čopora se često, silom prilika, orijentiraju na takvu prehranu.
Tabii ki en göze çarpan şey, insanların fiziksel görünüşündeki ve halkın davranışlarındaki değişimdi.Najznačajniji lokaliteti su: Društvene promjene pratile su i promjene u ljudskom duhu.
Kalp gevşediğinde, açık uçlu gözenekler sayedinde kan kalbe geri çekilir.Opuštanjem srca, krv biva povučena natrag prema srcu kroz pore.
Nüfusun azalışı göze çarpmaktadır.Brojnost populacije ljuskavaca opada.
Çoğu altıbinlik olan çok sayıda volkan göze çarpar.Većina antilopa može skočiti visoko u zrak.
Sıklıkla konudan bahsederken sıkıntılı oldukları göze çarpar.Ona se primjenjuje često u vezi punjenja protivnika.
24 ün göze çarpan özelliklerinden biri de her sezon oldukça fazla konuk oyuncu katılımlarıdır.U seriji 24 svake sezone nastupio je veliki broj sporednih glumaca.
Yani, bu gök katı, varlıkların görülüp gözetlendikleri yerdir.Pohľady do neba (zbierka pohrebných kázní).
Dünya genelinde NATO operasyonlarının gerçekleştiği hava sahasını gözetlemekle yükümlüdürler.Sú zodpovedné za monitorovanie vzdušného priestoru pre operácie NATO po celom svete.
Baze gençler hoşgörülecekleri ümidiyle böyle bir günahı göze alabilirler.Ach, môj Bože, ako sa kresťania vôbec môžu oddávať takým nehanebnostiam!
Özellikle karşı cinslerin ilişkilerinde gözetilir.Študuje najmä vzťahy medzi starovekými civilizáciami.
Alexander Mahone, dizide acımasız karakteriyle göze çarpmaktadır.Alexander Mach pri svojom poslednom slove prejavil ľútosť.
Şehrin bir bölümünde gökdelenler ve yüksek binalar göze çarpmaktadır.Vo vysokých polohách sa drží ľudských stavieb a mostov.
Kale, günümüzde tek bir gözetleme kulesiyle ayaktadır.Z vonkajšieho opevnenia sa do súčasnosti zachovala iba jedna valcová bašta.
Çocukluğunu Salacak (Üsküdar)'ta bir yalıda dadıların gözetiminde geçirdi.Hrala v ňom duševne narušenú opatrovateľku detí.
Cezasının ardından İzmir'de gözetimde tutuldu.Čakala ho vyšetrovacia väzba v Ruzyni.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod