Ana içeriğe geç
Sözlük

göze ile cümle

göze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sadece başkanla ben inişi daha doğrusu o inişin çıkışını göze aldık.当初はマネージャーも付かず、仕事を自分たちで取りに行くしかなかった。
18 yaşındayken kardeşini gözetimi altına aldı.18歳まで伯父の下で育つ。
L1 türü en büyük gözeneklere sahipken L13 ünküler en küçüktür.L1 から L13 までの13タイプがあり、 L1 が最も粗い孔径を持ち、 L13 が最も細かい。
İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın."據《古蘭經》所說,天使沒有自由意志,有別於人類,他們是完全服從真主的。
Herkesin, hiçbir fark gözetilmeksizin, eşit iş karşılığında eşit ücrete hakkı vardır.(2) 人人有同工同酬的权利,不受任何歧视。
Bu durumda "akbaba gözü", ebeveyn gözetimini ve doğru ile yanlış hakkındaki ebeveyn kurallarını simgeler.在这样的情况下,老人的“鹰眼”象征了家长般的监督,以及可能是父亲般的对与错的原则。
İnsan vücudunun dış derisinde bulunan her kıvrımda ter gözenekleri vardır.吳志剛 (陳刀飾;小說代號 志) 各人以阿志相稱,花名吳剛。
Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma ve korunma hakları vardır.每个女性的权利都应得到尊重,重视和保护。
Kalp gevşediğinde kan açık gözenekler (por) aracılığıyla kalbe döner.若以大夫之灵,获保首领以殁于地。
Bu durumunda az gören göze ambliyopik göz (tembel göz) adı verilir.由於牠們體型細小,很難觀察到牠們。
Bayramov içinde Gozel’in 53 portresi ve 4 çiçek resmi bulunan "Gozel" isimli çalışmasını eşine adamıştır.拜拉莫夫创作了一系列以Gozel为题的纸上绘画送给她,其中包括53幅Gozel的肖像和四幅花卉作品。
Doğrusu "göze girmek" olmalıdır.)「加油(がんばれ)」的意思。
Buffy'e, gözetmeni Rupert Giles (Anthony Stewart Head) rehberlik eder.巴菲從她的Watcher-Rupert Giles(Anthoy Stewart Head飾演)得到了許多指導。
Yani, bu gök katı, varlıkların görülüp gözetlendikleri yerdir.于嗟一別,」天長地久,此其觀德,茲焉不朽。
Göze bulaşmışsa gözü aşağı doğru yıkayın.如果是眼睛接觸,則以清水沖洗。
Her iki havuz da 1718 ve 1723 yılları arasında Newbury'li mühendis John Hore gözetiminde inşa edilmiştir.纽伯里船闸由纽伯里工程师约翰·荷瑞于1718年至1723年间监造。
Fizik kanunları eğer uzayın farklı doğrultuları için fark gözetmezlerse, "SO(3)-değişmez"dir.一物理定律若是SO(3)-不變的,即表示它們不會因在空間的方向不同而有不同。
Ovalarda ise tabi bitki örtüsü göze çarpmaktadır.近期的滅絕時件也包含了植物的滅絕。
Bu etmenler göze alındığında Mars en etkili dünyalaştıma hedeflerinden biri olacaktır.瑪麗是否能夠找到新的幸福,將會成為本季重點。
Bazen kesme taş da göze çarpmaktadır.石器也偶有发现。
Proje sürecini gözetle ve denetle.嚴行秉公甄別調補。
İtinalı işçilik göze çarpar.能障慚為業。
Tren sürücüsü hat boyu işaretleri gözetler.車廂編制為六節。
Sürekli diğer insanları gözetler.總是被眾人特別照料。
Onları sen gözeteceksin.你们当善待她们。
Halen mevcut olan bu kaleden gözetleme yapılırmış.这就是现在所看到的边墙所在。
Hatta bunun için ordudan ayrılmayı bile göze almışti.這樣,他也可以避免從軍。
Bu gelişmeler üzerine yeniden resmi makamların kuşkusunu çekti ve polis gözetimi altında tutulmaya başladı.其中一些事件使教團開始受嫌疑,警方的監視開始強化。
İşte bu nedenle bugün Radyo Tiyatrolarina artan bir ilgi göze çarpmakta.這就是為什麼我很自豪這部激速電影。
Çıkar gözetmeksizin paylaşmaktan kaçındığı başkalarında da aynı acı hâlindedir.奉詔上各宮莊田數,視舊籍不同,帝詰其故。
Bu basit sürüm gözenekli bariyer ile dağıtılmıştır.預先佈置了這間實為陷阱的披薩餐廳。
Şimdi onları gözetle ve sabret.결원을 기다려서 조용(調用)하라."하였다.
251/18-II - Topçu ileri gözetleyici aracının zırhlı modeli.251/18-II - 장갑관측차량.
Sürekli diğer insanları gözetler.언제나 다른 사람을 군림하려 한다.
Eyaletlerde, Andronikos'un reformları hızlı ve göze çarpan bir kalkınma yarattı.지방 관구에서 안드로니코스의 개혁은 빠르고 괄목할 성과를 보였다.
Doğrusu "göze girmek" olmalıdır.)'(안에) 들다'라는 뜻을 가지고 있다.
Sürme beni, sürme beni Her göze sürme beni Eşikte kulun olam Kapından sürme beni.그대들은 장작에 불을 질러, 우리를 태울 것이 아니라 그대들 스스로를 태우라.
Aynı ay, bir sosyal müşteri gözetimi ve analitiği platformu olan Solaritat da şirket portföyüne eklenmiştir.또한 같은 달, 소셜 고객 관리 및 분석 플랫폼인 Solariat를 추가 인수했다.
Birleşik gözleri körelmiş, bazen birkaç nokta göze indirgenmiştir.눈이 그려져있고 오프닝이나 몇몇편에서 가끔 등장한다.
Özellikle karşı cinslerin ilişkilerinde gözetilir.특히 청년 동성애자들과 관련된 문제에 참여하고 있다.
Ancak hedef gözetmeden boşa ateş ediyorlardı.하지만 발사 후 거의 바로 실패하였다.
Hayatının en göze çarpan yönü evlilikleridir.결혼은 인생 중에서도 가장 엄숙한 사건이다.
Ama bu vaiz insanlığı gözeten Tanrı'nın yollarını anlamada güçlük çekti.사람들은 인류에 대한 하나님의 사랑을 이해하지 못하게 되었다.
İnsan vücudunun dış derisinde bulunan her kıvrımda ter gözenekleri vardır.당 태종(太宗)의 손자인 오왕(吴王) 각(恪)의 장남.
Onları sen gözeteceksin.그대들은 두고 보라.
Görev, ‘İsminizi Kuyruklu Yıldız’a Gönderin!’ adındaki tanıtıcı kampanyalarından biriyle göze çarptı.임무의 홍보 캠페인 중 하나는 주목할 만했는데, 바로 "혜성에 당신의 이름을 보내세요!"(Send Your Name To A Comet!)였다.
Zamanının büyük çoğunluğunu komşularını gözetleyerek geçirir.무료함을 달래기 위해 이웃 사람들의 일상을 관찰하며 시간을 보낸다.
Topçu ileri gözetleyici aracı.무장친위대의 상급사격병 계급 표장
Her yönde olduğu gibi yağışlarda da büyük farklılıklar göze çarpar.기후 역시 지역마다 큰 차이를 보인다.
Ek olarak, taneler arasındaki çimentolanma da gözenekliliği azaltır.또한, 과테크네튬산 염은 소량으로도 철의 부식을 막을 수 있다.
Polis, 14 Kasım tarihinde Çikatilo'yu evi yakınlarında, her hareketi için gözetim altına aldı.1970년 12월 1일에 헤키카이 군에 속하던 지류 정, 다카하마 정이 각각 시로 승격하면서 소멸하였다.
Her yerde bulunabilirler fakat göze görünmezler.주위를 샅샅히 조사했지만 어디에서도 말을 발견할 수 없었다.
Filmde Ray Harryhausen filmlerinin güçlü bir etkisi göze çarpar.이 스타일은 레이 해리하우젠(Ray Harryhausen)이 만든 영상들에 강한 영감을 받아 만들어졌다고 알려져 있다.
Mesela, A ve B isimli iki çözeltinin geçirgen olan gözenekli (porlu) bir bariyerle ayrıldığını düşünelim.예를 들어 A, B의 두 비커에 같은 양의 물을 담았다고 생각해 보자.
Tabii ki en göze çarpan şey, insanların fiziksel görünüşündeki ve halkın davranışlarındaki değişimdi.הדבר הבולט ביותר, כמובן, היה השינוי במראה של האנשים ובהתנהגותם בציבור."
Bazı sözcüklerdeki benzer sesler ve dizimler göze çarpmaktadır: minä-ben, sinä-sen, olla-ol gibi...מילות יחס: עליי, עלייך, עליו.
Yetenekleri ile göze çarptı.היית מפתח את כישרונותיהם.
Bu takım elbiseler de genellikle göze çarpan renklerde olurdu.בואו פשוט נשים אותם בתחפושת כי הם בדרך כלל חיים בקור".
251/18-II - Topçu ileri gözetleyici aracının zırhlı modeli.251/18-II: זחל"ם תצפית לכוחות שריון.
Göze hoş görünen deyimi yanlış anlaşılmamalı.אני לא רוצה להישמע צדקני...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
göze ile cümle - Sayfa 30 - göze kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App