Ana içeriğe geç
Sözlük

göze ile cümle

göze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu testin yapılması güçtür ve genellikle eğiim almış bir gözetmenin varlığını gerektirir.Ta test je težko izvesti in pogosto zahteva usposobljenega opazovalca.
Yörede Gözeller olarak da isimlendirilir.Potrebno jih je vključiti kot notranje opazovalce.
En göze çarpan, kendine özgü davranışsal ve fiziksel uyarlamalar, doğal seçilimin sonuçlarıdır.Najočitnejše so vedenjske in fizične prilagoditve, ki so posledica naravnega izbora.
Bu durumlar beraber göze alınınca neden günsel yaşantımızda bu parlak noktayı görmediğimizi açıklıyor.Ti pogoji skupaj pojasnijo zakaj se svetle pege v vsakdanjem življenju ne sreča.
Şehirdeki Norveç kültürü göze çarpmaktadır.Norveški prispevek k evropski kulturi.
Bu ise, göze alınması güç bir seçenektir.Bistvo je torej v tem, ali obstaja možnost izbire.
Bu planlanan aşk iksiri göze konulunca ilk göz açılmasında görülen ilk şeye aşık olmayı içermektedir.Ko se bo prebudila, se bo noro zaljubila v prvega, ki ji bo prišel pred oči.
Gözenekli olan bu kabuğun içi hava ile doludur.Ti prostori so v telesu napolnjeni z zrakom.
Olağandışı gitar tasarımlarıyla hemen göze çarpar.Znan je po izrednih solističnih nastopih s kitaro.
Ama amca-yeğen savaşa girmeyi göze alamadılar.Zaradi nje nasprotne sile niso mogle sodelovati v spopadu.
Kurumun en önemli karar organı Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu'dur.Njen najvišji organ je glavni odbor z odsekom za prosveto in publikacije ter svetovalnim odborom.
Oyunun göze çarpan en büyük özelliklerinden biri de transfer sistemidir.Najznačilnejša lastnost sistema je prenosljivost.
Kale, günümüzde tek bir gözetleme kulesiyle ayaktadır.Danes je viden samo še obrambni jarek.
Kentin eski yerleşimlerinin bulunduğu mekanlarda dar sokaklar göze çarpmaktadır.V ozkih ulicah starega mesta pod gradom stoje stare hiše.
Gözenekli ancak yarı geçirimlidir.Tempelj je bil še vedno le polovično zaključen.
Kısa yaşamına rağmen Roma'nın gümüş çağının en göze batan figürlerinden birisidir.Kljub kratkemu življenju velja za najbolj izjemnega literata latinske srebrne dobe.
Bundan sonraki bir yıl boyunca da polis gözetiminde yaşar.Po to 1 metus gyveno su policijos priežiūra.
Şehirdeki Norveç kültürü göze çarpmaktadır.Neolito kultūra į regioną skverbėsi lėtai.
Gözetleme kulesi kalıntıları bulunmuştur.Yra pasieniečių stebėjimo bokštas.
Savaşın sonunda müttefikler tarafından yakalandı ve İngiliz kuvvetler tarafından gözetimde tutuldu.Karui einant į pabaigą, jis buvo sučiuptas slaptos britų operacijos metu.
Göze görünmezler, Tanrı tarafından seçilmişlerdir.Turtuolis – Dievo išrinktasis.
Yörede Gözeller olarak da isimlendirilir.Jie vadinti Vakarinių Durų prižiūrėtojais.
Kilisenin güneybatı köşesinde bir merdivenin kalıntıları göze çarpmaktadır.Prie bažnyčios pietryčių kampo prišlieta aukšta varpinė.
Gözetim uçağı, gözetim ve bilgi toplamak için kullanılan bir uçaktır.Žvalgybos orlaivis – orlaivis, naudojamas stebėti žemę ir rinkti informaciją iš oro.
Proje sürecini gözetle ve denetle.Didelės erdvės prižiūrimos ir tvarkomos.
Ama amca-yeğen savaşa girmeyi göze alamadılar.Matyt pretendentas neatlaikė kovos įtampos.
Bu özelliğinden dolayı antik çağlardan beri gözetleme yeri olarak kullanılmıştır.Dėl savo grožio slėnis nuo seno buvo laikomas ypatinga vieta.
Bazen kesme taş da göze çarpmaktadır.Kartais atitrūksta ir didesni akmenys.
(Gözle, gözetmen!)(Pūsk, vėjeli!)
Mevcut operasyonları gözen geçirmek.Atimties operacija žymima minusu.
Tüm yatakhanelerde, okul personelinden bir gözetmen bulunur.Mokyklos kieme įrengtas pastatas su darbinio mokymo kabinetais.
Eyaletlerde, Andronikos'un reformları hızlı ve göze çarpan bir kalkınma yarattı.Andronikuse reformid avaldasid kiiret ja head mõju provintsides.
Born gözetimin de, Göttingen fizik için dünyanın önde gelen merkezlerinden biri haline geldi.Tänu Bornile sai Göttingen üheks maailma parimaks füüsikakeskuseks.
Böyle bir savaşı göze alamazlardı.Muidu nad poleks ju sulle valmistanud sellist õnnelikku saatust.
Gözetim uçağı, gözetim ve bilgi toplamak için kullanılan bir uçaktır.Lennuk on konstrueeritud luure-/jälgimislendudeks ja sidepidamiseks.
Bu tehlikeyi göze alırlar.Aga see oht on ülehinnatud.
Ama amca-yeğen savaşa girmeyi göze alamadılar.Saaremaa mehed ei tahtnud sõdima minna.
Adil savaşın idaresinde ayrım gözetilmelidir.Sõjapidamise põhjus peab olema õiglane.
Erişkinin, göze çarpan siyah kanat uçları vardır.Admiralil on suured musta-ruugekirjud tiivad.
Bunlar Amerikan filmlerinde fazla göze çarpmayan detaylardır.Samas ei ole sel mingit mõju teiste filmide vapustavatele saavutustele.
Nüfus baylar ve bayanlar arasındaki dengeli dağılımı göze çarpmaktadır.Enamikus ühiskondades on sootunnused jaotatud meeste ja naiste vahel.
Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma ve korunma hakları vardır.ELS leiab, et iga looma elu tuleb austada ja kaitsta.
Bazen kesme taş da göze çarpmaktadır.Mõnikord jäeti rukkihakk ka katteta.
Solda gözetleme kulesi sağda kale kapısı.Peaväravakäik torni all konvendihoone siseõue poolt vaadatuna.
Kentte yoğun kirlilik göze çarpmaktadır.Läbi linna voolab Kokemäenjoki.
Ziyaretçiler, yerden 85 metre yukarıda bulunan gözetleme platformuna asansör ile ulaşabilmektedirler.Külastajad pääsevad keerdtreppi mööda 52 meetri kõrgusele platvormile, kust avaneb vaade linnale.
Her yerde bulunabilirler fakat göze görünmezler.Ta on kõikjal ja eikusagil ega näita end selgelt.
- 18. Gözetlemek için daha çekici birini bulabilirdin.Dezoito...
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.Constituția americană a fost scrisă ca să împiedice supravegherea guvernamentală și programe ca prisma.
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.Den amerikanska konstitutionen skrevs för att förhindra statliga övervakningsprogram som PRISM.
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.Hiến pháp Hoa Kỳ được viết để ngăn chặn chính phủ giám sát chương trình như lăng kính.
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.Konstitusi Amerika dibuat untuk menghindari program pengamatan pemerintah seperti PRISM.
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.Konstytucja USA zostala napisana po to by chronic przed inwigilacja rzadowa i programami jak PRISM.
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.La Costituzione americana fu scritta per evitare lo spionaggio del governo tramite programmi come il PRISM
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.The Grondwet van de VS is er om surveillanceprogramma's van de overheid zoals PRISM te voorkomen.
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.Το Σύνταγμα των ΗΠΑ γράφηκε για να αποτρέψει κυβερνητικά προγράμματα παρακολούθησης όπως το PRISM.
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.Конституція США була написана для того, щоб запобігти урядових наглядацьких програм, як ПРІЗМ
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.Одна из задач Конституции США - исключить такие правительственные программы слежки, как PRISM.
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.美国宪法原本是阻止政府像PRSIM之类的监测行动的
ABD hükumeti sevdiğimiz interneti asla hedeflenmeyen bir şeye, bir gözetim aracına çevirdi.미국 정부는 사용자의 의도와는 다른 방법으로 일반인을 감시할 목적으로 인터넷을 사용할 수 있습니다
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod