Ana içeriğe geç
Sözlük

göze ile cümle

göze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yaşam ağacının yanında yaşar, onu gözetir.Sekarang rohnya ada di Pohon Hati dan terus mengawasi mereka.
Fakat, çok büyük kayıpları da göze almayı gerektirecekti.Maka, mereka pun menghadapi risiko yang amat besar.
Bu grup onun yeteneklerinin göze çarpmasına yol açmıştır.Dari benda-benda itulah, dia menggali kemampuan.
Gözetmenler Konseyinden kovulsa bile hiçbir zaman yapılması gereken şeyi yapmaktan vazgeçmemiştir.Seorang dokter hanya akan pensiun jika sudah tidak ada lagi yang bisa dilakukan.
Aydın kişilerin zevkini gözetmiştir.Ia mendapat pengawasan dari Kacak.
Doğrusu "göze girmek" olmalıdır.)Mengandung arti: 'Membuat jadi' (kausatif).
Merkezi Busan'da yer almakta olup Seul'de nakit piyasası ve pazar gözetimi bulunmaktadır. ^ "Korea Exchange".Perusahaan ini bermarkas di Busan, dan memiliki kantor untuk pasar tunai dan pengawasan pasar di Seoul.
Asayişi sağlar ve gözetir, yargı kurumunun talebi üzerine kişileri mahkeme önüne çıkartır.Polisi mengusut dan berhasil mengajukan Husin ke pengadilan.
Daha sonra ABD’ye taşındı, Miami ve Florida'da yaşadı ancak fazla göze çarpmadı.Dia kemudian pindah ke Amerika Serikat untuk tinggal di Miami, Florida.
Bu ise, göze alınması güç bir seçenektir.Dan cinta adalah sebuah pilihan yang sulit.
Gözenekli ancak yarı geçirimlidir.Dan aksesnya baru jadi setengah jalan.
Aynı zamanda Avustralya Aborijin mitolojisinde göze çarpan özelliklere sahiptir.Orang Muna juga memiliki kemiripan fisik dengan suku Aborigin di Australia.
Böyle bir birey riski göze alarak bir miktarı isteklice öder (loto bileti almak gibi).Namun ternyata dana itu hanya cukup untuk membeli tiket satu-arah (one way ticket).
"Svalbard'tan reddetme ve sınırdışı etme ile ilgili düzenlemeler" ayrım gözetmeksizin yürürlüktedir."Quy địch về từ chối và trục xuất khỏi Svalbard" được thi hành theo cơ sở không phân biệt chủng tộc.
Louis Lenormand, Montpellier Gözetleme Kulesi'nden atlamak için ilk defa paraşüt kullanmıştır.Sebastian Lenormand thực hiện vài cuộc nhảy dù từ trên ngọn tháp của đài quan sát tại Montpellier.
En göze çarpan, kendine özgü davranışsal ve fiziksel uyarlamalar, doğal seçilimin sonuçlarıdır.Nổi bật nhất là những sự thích nghi về hành vi và thể chất riêng biệt là kết quả của chọn lọc tự nhiên.
Gözetimsiz öğrenme - Bir girdi kümesi modeller.Học không giám sát—mô hình hóa một tập dữ liệu, không có sẵn các ví dụ đã được gắn nhãn.
Burada 19 ay boyunca gözetim altında tutuldu.Mary bị giam giữ tại đây trong 19 năm.
Rommel, SD'lerin evini gözetlediğinin farkındaydı.Bây giờ, Rommel nhận thấy nhân viên SS đang rình rập quanh nhà ông.
Dragar kulede nişancının hemen arkasında 2 tane zırhlı gözetleme mazgalları bulunmaktadır.Đằng sau tấm khiên là hai con giáp.
Gazetenin kapatılması ve Aksoy’un tutuklanması göze alınmıştır.Nhật Bản đóng cửa tờ báo và Yuh bị bắt vì hành động này.
25 yıl hapis yattıktan sonra babasının cenazesine katılması için polis gözetimi altında mezarlığa getirilir.Nick bị kết án 25 năm tù nhưng đã trốn thoát, sau khi được phép tham dự tang lễ của cha mình.
Gözetleyici: Urusov Gambiti Mantıklı Mı?.Bài chi tiết: Có phải logic có tính thực nghiệm?
Göze ve ağza değerse suyla yıkanmalıdır. ^ kırkayaklar)Nếu trường hợp nạn nhân nuốt phải: Nên rửa sạch miệng bằng nước.
Bu tehlikeyi göze alırlar.Điều này có thể dẫn đến nguy hiểm.
Doğrusu "göze girmek" olmalıdır.)Vậy nên mới phải "phi thực".
"Göze göz ilkesi tüm dünyayı kör eder."「“目には目を”は全世界を盲目にしているのだ」。
Bu tehlikeyi göze alırlar.われらはこの危険をあなたにお返しする。
Bu denli bir riski göze alamayız' demiştir.「僕達は全く危険を冒していなかった。
(Gözle, gözetmen!)告白 チェック チェック!
Yani, bu gök katı, varlıkların görülüp gözetlendikleri yerdir.敬虔にして天下の仰ぎ観る所となるべきである。
Gaia bunu göze alamaz oğlundan ve saltanatından vazgeçerek dağları yaratıp oralardan çıkmamıştır.墳丘の一部は地山を削り出して造成され、葺石は施されていない。
Evinde devamlı polis gözetiminde tutuldu.彼女の家はしばしば警察によって盗聴された。
Kalp gevşediğinde kan açık gözenekler (por) aracılığıyla kalbe döner.リップリード(唇簧) 唇を軽く合わせて間から息を吹き出すと、唇が振動する。
Gözün gelişimine katılan genetik mekanizma göze sahip bütün organizmalarda ortaktır.眼の形成に用いられる遺伝的機構は、眼を持つ多くの生物に共通している。
Ben bu tür yanlışlıkları söyleyince göze batıyorum." der.この時ばかりは自分の間違いを嬉しく思います」と述懐している。
Hayatının en göze çarpan yönü evlilikleridir.おそらく、最悪の結婚生活から逃れるためと思われる。
Gözleri kör olan (göze ihtiyaç duymayan) kişinin oğlu.鏡介(きょうすけ) 鏡子が百歳の天寿を全うした世界における彼女の曾孫。
Doğrusu "göze girmek" olmalıdır.)おくせる:「しり込みする」の意。
Aydın kişilerin zevkini gözetmiştir.愚かな人々の快楽のために書かれたものもあろう。
Eşi Gozel Bayramova dört kızı ve yedi torunu hayata devam etmektedir.遺族は妻のゴツェル・バイラモファ、4人の娘、7人の孫である。
Kentin eski yerleşimlerinin bulunduğu mekanlarda dar sokaklar göze çarpmaktadır.宿場町が制定されるよりも以前の街道であるため特定が困難である。
Sürekli diğer insanları gözetler.いつも他の人々を助けます。
Onları sen gözeteceksin.それを見張るのだ。
Bazı takılarda «İskit hayvan» üslübü göze çarpar. ^だがある日、突然「動物の力」が発現してしまう。
Sivil toplum etiğini de gözetme gayreti içindedir.彼らは共同体の存在を慎重に隠している。
Bu planlanan aşk iksiri göze konulunca ilk göz açılmasında görülen ilk şeye aşık olmayı içermektedir.その拾った瞬間を見た事で大は愛に一目惚れする事になる。
Oyunun göze çarpan en büyük özelliklerinden biri de transfer sistemidir.このゲームの最大の特徴は、感情システムである。
Bu konudaki ünlü bir söz şudur: “Alışık olmayan göze ışık, alıştıra alıştıra verilir.”当たりギャグは「なんせあっしは旅慣れてやすからねぇ」である。
Ancak hedef gözetmeden boşa ateş ediyorlardı.ただし、構えただけで発砲はしていない。
Euler özdeşliği birçok matematikçi tarafından göze hoş gelen bir denklem olarak tanımlanmaktadır.オイラーの等式は、その数学的な美によって特筆すべきものと多くの人に認識されている。
Proje risklerini gözetle ve denetle.定点把握 調査拠点を設けて把握するもの。
Öykünün göze çarpan bir diğer yanı da toplumsal sınıf ayrılığıdır.それより上の部分が切り離されるのは生活史上の普通な現象でもある。
Her yerde bulunabilirler fakat göze görünmezler.驚いて探したが、どこにも姿が見えない。
Bu binde bir objektiflik ve realistlik göze çarpar.戦闘ではのしかかりや強力な雷攻撃を仕掛けてくる。
Felek yarar gözetti.観察者効果
Zührevi hastalık ve kumar, hayatında göze çarpanlardan sadece ikisiydi.性病とギャンブルもまた彼の人生と不可分だった。
Proje sürecini gözetle ve denetle.機動観測班を派遣し、調査する。
Arnavutlar arasında din farkı gözetenler ağır cezalara çarptırıldılar.同じく罪なき奴婢を故殺した者は流刑二等と定められていた。
Sürücü için gözetleme yeri, yantarafta pencere ve eğitim topuna sahiptir.客用扉の隣接位置に車掌室を設け、監視用の側窓がある。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod