Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.Albowiem tak mi rzekł Pan: Idź, postaw stróża, któryby powiedział, cokolwiek ujrzy.
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.Căci aşa mi -a vorbit Domnul: ,,Du-te şi pune un străjer, ca să dea de veste despre ce va vedea.`` -
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.Car ainsi m`a parlé le Seigneur: Va, place la sentinelle; Qu`elle annonce ce qu`elle verra. -
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.Denn der HERR sagte zu mir also: Gehe hin, stelle einen Wächter, der da schaue und ansage.
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.For så sa Herren til mig: Gå og still vaktmannen ut! Det han ser, skal han melde.
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.Kajti tako mi je velel Gospod: Pojdi, postavi pazuna; kar bo videl, naj naznani!
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.주께서 내게 이르시되 가서 파숫군을 세우고 그 보는 것을 고하게 하되
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.Lebo takto mi povedal Pán: Idi, postav pozorujúceho strážneho, a čo uvidí, nech oznámi!
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.Mert így szólott hozzám az Úr: Menj és állass õrállót, a mit lát, mondja meg.
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.Nebo tak řekl ke mně Pán: Jdi, postav strážného, kterýž by to, což uhlédá, oznámil.
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.Poiché così mi ha detto il Signore: «Và, metti una sentinella che annunzi quanto vede
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.Porque así me dice el Señor: --Anda, pon un centinela que anuncie lo que vea
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.Porque assim me disse o Senhor: Vai, põe uma sentinela; e ela que diga o que vir.
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.Sillä näin on Herra minulle sanonut: "Mene, aseta tähystäjä; hän ilmoittakoon, mitä näkee.
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.Thi så sagde Herren til mig: "Gå hen og stil Vægteren ud! Hvad han får at se, skal han melde.
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.Ty så har Herren sagt till mig: »Gå och ställ ut en väktare; vad han får se, det må han förkunna.
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.Vì Chúa phán cùng tôi như vầy: Hãy đi, sắp đặt vọng canh, thấy việc gì thì báo.
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.Vì_Chúa phán cùng tôi như_vầy : Hãy đi , sắp_đặt vọng_canh , thấy việc_gì thì báo .
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.Διοτι ο Κυριος ειπεν ουτω προς εμε Υπαγε, στησον σκοπευτην, δια να αναγγελλη ο, τι βλεπει.
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.Защото Господ ми рече така: Иди постави страж, Та нека възвестява каквото види.
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.Ибо так сказал мне Господь: пойди, поставь сторожа; пусть он сказывает, что увидит.
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.כי כה אמר אלי אדני לך העמד המצפה אשר יראה יגיד׃
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.لانه هكذا قال لي السيد. اذهب اقم الحارس. ليخبر بما يرى.
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.主 對 我 如 此 說 、 你 去 設 立 守 望 的 、 使 他 將 所 看 見 的 述 說
Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.主對 我 如此 說 、 你 去 設立 守望 的 、 使 他 將所 看見 的 述說
[Romeo vücut Şelaleleri ve ölür.] [Paris Sayfa Gözcü girin.][パリのページで、ウォッチを入力してください。]
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.Au încredere că locțiitorii şi observatorii îşi fac munca şi o fac corect.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.Confía en que las autoridades de mesa y los fiscales hagan bien su trabajo.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.De litar på att valarbetarna och valobservatörerna gör sina jobb och gör dem rätt.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.He luottavat siihen, että vaalityöntekijät ja vaalitarkkailijat tekevät työnsä oikein.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.Ils font confiance aux employés et aux surveillants pour bien faire leur travail.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.우리는 선거 요원들과 선거 감시자들이 그들의 역할을 제대로 수행하리라 믿고 있습니다.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.Mereka percaya bahwa panitia dan pengamat pemilu melakukan pekerjaan mereka dengan benar.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.Sie verlassen sich darauf, dass die Wahlhelfer und Beobachter ihren Job korrekt machen.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.Si fidano dei membri del seggio e degli osservatori e sono sicuri che svolgano il loro lavoro correttamente.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.Věří, že členové volební komise a volební pozorovatelé svou práci odvedou dobře.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.Verjamejo, da uslužbenci volilnih komisij in opazovalci volitev opravijo svoje delo, in to korektno.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.Wierzą, że osoby pracujące przy wyborach i obserwatorzy dobrze wykonują swoją pracę.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.Ze vertrouwen erop dat medewerkers en controleurs hun werk niet alleen doen maar ook correct.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.Вони переконані, що працівники та спостерігачі бездоганно виконують свої обов'язки.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.Они доверяют тому, что работники и наблюдатели выполняют свою работу и делают это безошибочно.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.Те вярват, че избирателните служители и наблюдателите на изборите вършат работата си правилно и честно.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.הם סומכים על כך שעובדי הבחירות והמפקחים יעשו את עבודתם נאמנה.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.ويثقون بأن لجنة الإنتخابات ومراقبيها يؤدون واجباتهم بصورة صحيحة.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.職務をきちんと行っていると信じているのです 投票箱は集計所に行き
Şimdi, bunun 2011'debir örneğini gördük; bir Amerikan RQ-170 gözcü uçağı2011년의 사례를 볼 수 있습니다. 미국의 RQ-170 센티넬 드론이
Şimdi, bunun 2011'debir örneğini gördük; bir Amerikan RQ-170 gözcü uçağıNous avons vu un exemple de cela en 2011
Şimdi, bunun 2011'debir örneğini gördük; bir Amerikan RQ-170 gözcü uçağıVimos un ejemplo de esto en 2011
Şimdi, bunun 2011'debir örneğini gördük; bir Amerikan RQ-170 gözcü uçağıראינו דוגמה לזה ב- 2011 כאשר הכטב"ם סנטינל RQ-170 האמריקאי
Şimdi, bunun 2011'debir örneğini gördük; bir Amerikan RQ-170 gözcü uçağıرأينا مثال على هذا في 2011 الطائرة بدون طيار آر كيو 170 الامريكية
Şimdi, bunun 2011'debir örneğini gördük; bir Amerikan RQ-170 gözcü uçağıアメリカ軍の RQ-170 センチネル ドローンが イラン軍による GPS 信号のなりすまし攻撃で 混乱させられたのです
ÜÇ BÖLÜĞÜN GÖZCÜSÜConstellation name (optional)Constellation name (optional)
ÜÇ BÖLÜĞÜN GÖZCÜSÜConstellation name (optional)Constellation name (optional)
ÜÇ BÖLÜĞÜN GÖZCÜSÜConstellation name (optional)Constellation name (optional)
ÜÇ BÖLÜĞÜN GÖZCÜSÜConstellation name (optional)Constellation name (optional)
ÜÇ BÖLÜĞÜN GÖZCÜSÜConstellation name (optional)Constellation name (optional)
ÜÇ BÖLÜĞÜN GÖZCÜSÜConstellation name (optional)Constellation name (optional)
ÜÇ BÖLÜĞÜN GÖZCÜSÜConstellation name (optional)Constellation name (optional)
ÜÇ BÖLÜĞÜN GÖZCÜSÜConstellation name (optional)Constellation name (optional)
ÜÇ BÖLÜĞÜN GÖZCÜSÜConstellation name (optional)Constellation name (optional)