gözaltı ile cümle

gözaltı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çok sayıda gözaltılar ve siyasi davalar yaşandı.Järgnesid sajad vahistamised ning näidisprotsessid.
2008 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında yapılan operasyonlarda gözaltına alınmıştır.2008. aasta aprillis teatati, et uurimine Gutserijevi asjas on lõpule viidud.
Burada Amerikan kuvvetleri 7 Mayıs tarihinde kendisini gözaltına aldı.Üks kolmest kahtlustatavast andis ennast ise 7. jaanuari õhtul politseile üles.
Operasyonda, dört kişi ölü ele geçirildi, on dokuz kişi gözaltına alındı.Neli inimest viidi haiglasse ja veel kümme inimest peeti kinni.
1945 yılında Amerikan ordusu tarafından gözaltına alındı.Ameerika sõjaväevõimud vangistasid ta 1945.
Şubat 1946'ya kadar orada kaldı ve Amerikan gözaltısında Afrika'ya geri getirildi.Aastal 1949 ta arreteeriti, aastal 1956 oli ta Eestis tagasi.
Ayrıca 1.200-1.400 civarında kişi gözaltına alındı.1200 projektis osalenud vangist suri 300–400.
Soruşturmada saldırıyla ilgili olarak toplam 32 şüpheli gözaltına alınmış bunlardan 20'si tutuklanmıştır.Rünnaku kavandamises kahtlustatuna peeti kinni kaks 20. eluaastates Prantsusmaa kodanikku.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.저는 눈이 가려지고, 수갑이 채워진 채로 억류되었던 12일 동안
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Am fost reținut timp de 12 zile, legat la ochi, încătușat.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Bol som zadržaný na 12 dní, so zaviazanými očami, spútaný.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Estuve 12 días detenido, con los ojos vendados, esposado.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Fiquei detido durante 12 dias, algemado e de olhos vendados.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Ik werd 12 dagen vastgehouden, geblinddoekt, met handboeien om.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Il m'ont détenu pendant 12 jours, les yeux bandés, menotté.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.I wurde 12 Tage festgehalten, mit verbundenen Augen, in Handschellen.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Jag kvarhölls i 12 dagar, med förbundna ögon och handbojor.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Przetrzymywano mnie przez 12 dni, byłem skuty, miałem opaskę na oczach.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Saya ditahan selama 12 hari, mata tertutup, diborgol.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Sono rimasto in carcere 12 giorni, bendato e ammanettato.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Tizenkét napig tartottak fogva, megbilincselve, a szemem bekötve.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Tôi đã bị giam trong 12 ngày, bị bịt mắt, còng tay.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Κρατήθηκα για 12 μέρες, μάτια καλυμένα, με χειροπέδες.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Бях задържан за 12 дни, със завързани очи, с белезници.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Я провел 12 дней с завязанными глазами и в наручниках.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.הייתי במעצר במשך 12 יום, עם כיסוי על העיניים ואזיקים על הידיים.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.كنت معتقلا لمدة 12 يوما كنت طوالها مغمم العينين ومكبل اليدين
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.目隠しと手錠をはめられ 拘束されました その間 何も聞こえず 何も知らず
22 Mayıs Darbesi'ne karşı protesto nedeniyle 13 Khon Kaen Üniversitesi öğrencisi gözaltına alındı.13 studentů univerzity Khon Kaen je zadrženo za protestování proti vojenskému převratu z 22. května.
22 Mayıs Darbesi'ne karşı protesto nedeniyle 13 Khon Kaen Üniversitesi öğrencisi gözaltına alındı.Retenidos 13 universitarios de Khon Kaen por protestar contra el golpe de estado del 22 de mayo
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.A dali ho do väzenia, lebo sa nevedelo, čo sa mu má učiniť.
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.E o meteram em prisão, porquanto ainda não estava declarado o que se lhe devia fazer.
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.És õrizet alá adák azt, mert nem vala kijelentve, mit kelljen vele cselekedni.
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.Họ bắt người giam tù , vì điều phải làm cho người chưa nhất_định .
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.Họ bắt người giam tù, vì điều phải làm cho người chưa nhất định.
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.I dali go do więzienia; bo jeszcze im nie było oznajmiono, coby miano czynić z takowym.
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.I dali jej do vězení; nebo ještě nebylo jim oznámeno, co by s ním mělo činěno býti.
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.In ga denejo v zapor, ker ni bilo natanko določeno, kaj naj se stori ž njim.
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.Ja he panivat hänet vankeuteen, koska ei ollut vielä määrätty, mitä hänelle oli tehtävä.
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.어떻게 처치할는지 지시하심을 받지 못한 고로 가두었더니
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.lalu ditahan karena belum jelas ia harus diapakan
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.L-au aruncat în temniţă, căci nu se spusese ce trebuiau să -i facă.
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.Lo misero sotto sorveglianza, perché non era stato ancora stabilito che cosa gli si dovesse fare
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.Och då det icke var bestämt vad som borde göras med honom, satte de honom i förvar.
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.Og de satte ham fast; for det var ikke gitt dem noget bud om hvad der skulde gjøres med ham.
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.og de satte ham i Varetægt, da der ikke forelå nogen bestemt Kendelse for, hvad der skulde gøres ved ham.
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.On le mit en prison, car ce qu`on devait lui faire n`avait pas été déclaré.
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.Und sie legten ihn gefangen; denn es war nicht klar ausgedrückt, was man mit ihm tun sollte.
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.y lo pusieron bajo guardia, porque no había sido declarado qué se había de hacer con él
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.Zij sloten hem op in afwachting van de beslissing die de HERE over hem zou nemen.
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.και εβαλον αυτον εις φυλαξιν, επειδη δεν ητο οτι φανερον τι επρεπε να καμωσιν εις αυτον.
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.и посадили его под стражу, потому что не было еще определено, что должно с ним сделать.
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.И туриха го под стража, понеже не беше още изявено що трябваше да сторят с него.
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.ויניחו אתו במשמר כי לא פרש מה יעשה לו׃
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.فوضعوه في المحرس لانه لم يعلن ماذا يفعل به.
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.將 他 收 在 監 內 . 因 為 當 怎 樣 辦 他 、 還 沒 有 指 明
Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.將他 收 在 監內 . 因 為當 怎 樣辦 他 、 還沒 有 指明
Bir yıldan uzun bir süre açıklanmayan bir yerde gözaltına alındı.Estuvo detenido en un lugar no revelado más de un año.
Bir yıldan uzun bir süre açıklanmayan bir yerde gözaltına alındı.Βρισκόταν υπό κράτηση σε άγνωστη τοποθεσία για περισσότερο από ένα χρόνο.
Bir yıldan uzun bir süre açıklanmayan bir yerde gözaltına alındı.Более года он содержался в секретном месте без связей с внешним миром.

İlgili Sayfalar