Ana içeriğe geç
Sözlük

göz ile cümle

göz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Gözlerini zorlamamaya dikkat et.Take care not to strain your eyes.
Eğer çocuklara göz kulak olursan, temizlenecek takım elbiseni alacağım.If you'll keep an eye on the kids, I'll take your suit to be cleaned.
Düşünceler göz açıp kapayana kadar tüm dünyada yayılacaktır.Around the world thoughts shall fly in the twinkling of an eye.
Bayan White ona haberi söylediğimde gözyaşlarına boğuldu.Mrs. White broke into tears when I told her the news.
Benim gözümde o hatalıdır.In my eyes, he is wrong.
Benim doğru konuşup konuşmadığımı anlamak için gözleri yüzümü aradı.His eyes searched my face to see if I was talking straight.
Kan, çaba, gözyaşı ve terden başka verebilecek hiçbir şeyim yok.I have nothing to offer but blood, toil, tears and sweat.
O gözden kayboluncaya kadar onu izledim.We watched him until he was out of sight.
Seyahatiniz hakkında haber almayı dört gözle bekliyoruz.We are looking forward to hearing about your trip.
Amcamızın ziyaretini dört gözle bekliyoruz.We are looking forward to our uncle's visit.
Paranın gözden kaybolmasını soruşturacağız.We are going to look into the disappearance of the money.
Bu önemli gerçeği gözden kaçırdık.We have overlooked this important fact.
Bu sorunu göz önüne almak zorundayız.We have to take this problem into consideration.
Biz sorunun her yönünü göz önünde bulundurmalıyız.We must consider every aspect of the problem.
Hepimiz Thomas Edison'a büyük bir mucit gözüyle bakarız.We all regard Thomas Edison as a great inventor.
Bize katılacağına kesin gözüyle bakıyorduk.We took it for granted that he would join us.
Biz onun bizimle geleceğine kesin gözüyle baktık.We took it for granted that he would come with us.
Onu gözden kaybettik.We lost sight of him.
Gözlerimizle görürüz.We see with our eyes.
Bir göz atalım.Let me take a look.
Ben zamanı göze alamam.I cannot afford the time.
Ben öyle pahalı bir mağazadan alışveriş yapmayı göze alamam.I can't afford to shop at such an expensive store.
Onun kaba davranışına göz yumamam.I just can't overlook his rude behavior.
Ben bir araba almayı göze alamam.I can't afford a car.
Pahalı bir araba almayı göze alamam.I can't afford to buy an expensive car.
Yeni bir bisiklet almayı göze alamam.I cannot afford to buy a new bicycle.
Yeni bir araba almayı göze alamam.I can't afford to buy a new car.
Kullanılmış bir araba almayı göze alamam.I can not afford to buy a used car.
Ben onu almayı göze alamam.I can not afford to buy it.
Lütfen bavuluma göz kulak olun.Please keep an eye on my suitcase.
Gözlüğümü getir.Bring me my glasses.
Bana gözlüğümü getir.Bring me my glasses.
Raporuma göz atacak mısın?Will you look over my report?
Gözlüğümü herhangi bir yerde gördün mü?Have you seen my glasses anywhere?
Aç gözlü ellerini paramın üzerine koyma.Don't put your greedy hands on my money.
Benim gözde oyunum futboldur.My favourite game is football.
Kompozisyonuma göz atar mısın, lütfen?Will you please look over my composition?
Lütfen gözünü çocuğumdan ayırma.Please keep your eye on my child.
Teyzem gazete okurken gözlük takar.My aunt wears glasses when she reads the papers.
Annem kolayca gözyaşlarına boğulur.My mother is easily moved to tears.
Gözlerim henüz karanlığa alışamadı.My eyes haven't yet adjusted to the darkness.
Ben yeni bir palto almayı göze alamam.I can't afford a new coat.
Gözlüğüm için odama gitmesini istedim.I asked him to go to my room for my glasses.
Ziyaretini dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to your visit.
Japonya'ya gelişini dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to your coming to Japan.
Kahvaltıdan önce her zaman gazeteye göz atarım.I always have a look at the newspaper before breakfast.
Onun gözlerine bakamayacak kadar çok utandım.I was too embarrassed to look her in the eye.
Bu kitap benim gözümde çok kıymetlidir.I have a high opinion of this book.
Konsere gitmeyi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to going to the concert.
Eve bir göz atmak için gideceğim.I will go and take a look at the house.
Onu kendi gözlerimle gördüm.I saw it with my own eyes.
Tenis oynamayı göze alamam.I can't afford to play tennis.
Gözlüğümü nereye koyduğumu merak ediyorum.I wonder where I put my glasses.
Bir araba almayı göze alamam.I can't afford to buy a car.
Broşüre hızla göz atmak.I glanced through the brochure.
Gözlüğümü kırdım.I've broken my glasses.
Namie Amuro gözüme ilişti.I caught sight of Namie Amuro.
Sağ gözüm kör.I am blind in the right eye.
Yüzlerce kuş gözüme ilişti.I caught sight of hundreds of birds.
Gözlerimi test ettirdim.I got my eyes tested.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod