Ana içeriğe geç
Sözlük

göz ile cümle

göz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O rica gözardı edildi.That request was ignored.
Onlar gözardı edilmeli.They should be ignored.
O onların gözünü korkutabilir.It might intimidate them.
O göz korkutucuydu.It was intimidating.
Polis memurları, bağıran adamı gözaltına aldı.The police officers took the man who was yelling into custody.
Çocukların yetişkin gözetimine ihtiyaçları vardır.The children need adult supervision.
Biz neyi gözden kaçırdık?What have we overlooked?
Bu nasıl gözden kaçırıldı?How was that overlooked?
Tom hep güneş gözlüğü takar.Tom always wears shades.
Bu son derece uygun gözüküyor.That sounds awfully convenient.
Yardım edileceği vakit önce akrabalar gözetilir.Charity starts at home.
Tom gözle görülebilir şekilde üzgündü.Tom was visibly upset.
Mahkumlar gözden kayboldu.The prisoners have vanished.
Tom genellikle gözlük takar.Tom usually wears glasses.
İş göz korkutucu.The work is daunting.
Kocasının başkasında gözü olduğunu fark etti.She noticed her husband's wandering eye.
Onu gözardı etmeye karar verdi.She decided to ignore him.
Mağazada bir çift güzel gözlük onun dikkatini çekti.A beautiful pair of glasses caught her eye at the store.
O 22 yaşında göz kamaştırıcı bir kızdı.She was a gorgeous girl of 22.
Tom'un gözleri güçlüdür.Tom's eyes are powerful.
Tom'un gözlerinde güç vardır.There is power in Tom's eyes.
Gözde şarkıcım Whitney Houston.My favorite singer is Whitney Houston.
Çin'den aldığın el çantası ucuz gözüküyor.The handbag you bought in China is cheap-looking.
Üç gözlü insanlar için herhangi bir gözlüğünüz var mı?Do you have any glasses for three-eyed people?
Eğer biraz beklersen gözlerin karanlığa alışacaktır.If you wait a while, your eyes will adjust to the dark.
Herkes vergilerini ödemeyi göze alamadı.Not everyone could afford to pay their taxes.
İhtiyacım olan her şeyi satın almayı göze alamadım.I couldn't afford to buy everything I needed.
Polis memuru Tom'u gözaltına aldı.The police officer placed Tom under arrest.
Belki Tom bileti almayı göze alamadı.Maybe Tom couldn't afford to buy a ticket.
Tom'un görünüşü gözle görülür derecede farklıydı.Tom's appearance is noticeably different.
Biz bir oyun daha kaybetmeyi göze alamayız.We can't afford to lose another game.
Tom idari bir gözetmen.Tom is an administrative supervisor.
Tom Mary'nin gözlerine derinden baktı.Tom looked deeply into Mary's eyes.
Tom, Mary'nin gözlerine derin derin baktı.Tom looked deeply into Mary's eyes.
Ben başka bir operasyonu göze alamam.I can't afford another operation.
Yaklaşık 300 kişi gözaltına alındı.About 300 people were arrested.
Biz artık bunu göze alamayız.We can't afford that anymore.
Bu fiyatları kim göze alamaz?Who can afford these prices?
Tom'un, biraz canı sıkılmış gözüküyor.Tom seems a little annoyed.
Tom biraz mutsuz gözüküyor.Tom looks somewhat unhappy.
Ben harçları göze alamam.I can't afford the fees.
Tom bir kız gibi gözüküyor.Tom looks like a girl.
Yaratıcının gözünde herkes eşittir.In the eyes of the Creator, all are equal.
Tanrı'nın gözünde herkes eşittir.In the eyes of the Creator, all are equal.
O, onun saçını, tebessümünü, gözlerini seviyor mu? Erkek, o iyi bir yalancı.He loves her hair, her smile, her eyes? Man, he's a good liar.
Doğru koşullar göz önüne alındığında, kompost solucanları olağanüstü bir hızla üretebilir.Given the right conditions, compost worms can reproduce at a phenomenal rate.
Gözlerimi açabilir miyim?Can I open my eyes?
Gözlerini yeniden kapat.Close your eyes again.
Gözlerinizi yeniden kapatın.Close your eyes again.
O kadar namusludur ki banyo yaparken kendi gözlerini bağlar.She's so modest that she blindfolds herself when taking a bath.
Tom'un gözü Meryem'den başkasını görmüyor.Tom's only got eyes for Mary.
Mary'nin uzun koyu renk saçları ve koyu renk gözleri var.Mary has long dark hair and dark eyes.
"Unu ölçüyle mi koyayım?" "İstersen göz kararı da koyabilirsin.""Should I measure the flour out?" "You can eyeball it if you want."
Meryem'in gözüne en iyi arkadaşı ilişti.Mary caught sight of her best friend.
Bu yıldızı çıplak gözle görebilmek mümkün değil.This star cannot be seen by the naked eye.
Bu yıldız çıplak gözle görülemez.This star cannot be seen by the naked eye.
Yunuslar gerçekten bir gözü açık mı uyurlar?Do dolphins really sleep with one eye open?
Tom, Mary'nin gözlüklerini yerde buldu.Tom found Mary's glasses on the floor.
Tom resimlere bir göz attı.Tom took a look at the pictures.
Tom gözyaşlarıyla babasının annesini nasıl vahşice dövdüğünü hatırladı.Tom tearfully recalled how his father savagely had beaten his mother.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod