Ana içeriğe geç
Sözlük

göz ile cümle

göz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom yeni bir bisiklet almayı göze alamaz.Tom can't afford to buy a new bicycle.
Bir şeyi gözden kaçırmadığımızdan emin ol.Make sure we haven't overlooked anything.
Bunu tekrar gözden geçirir misin?Would you mind going over that again?
Linda onu aldattığını gözyaşları içinde Dan'a itiraf etti.Linda tearfully confessed to Dan that she had been cheating on him.
Dan kızı Linda'yı bir psikiyatrist gözetimine koydu.Dan placed his daughter, Linda, under the care of a psychiatrist.
Çocuk, o çıkıyor, zaten gözden kayboldu.The boy, it turns out, has already vanished.
Gözlüklerimin nerede olduğunu biliyor musun?Do you know where my glasses are?
Gözlerimin dolduğunu hissettim.I felt tears come into my eyes.
Ona bir göz atabilir miyim?May I have a look at that?
Her şey sadece bir göz aldanması.Everything is just an illusion.
Gözünü karart.Take a leap of faith.
Hiç kimse sulu gözlüleri sevmez.Nobody likes crybabies.
Mary gözlerini önlüğüyle sildi.Mary wiped her eyes with her apron.
Beni öptüğün zaman neden gözlerini kapatıyorsun?Why do you close your eyes when you kiss me?
Onun gözleri güzel.Her eyes are beautiful.
Bütün gece ağlıyor muydun? Gözlerin tamamen şişmiş.Have you been crying all night? Your eyes are all puffy.
Böyle göze batan bir hataya nasıl göz yummayı başardınız?How did you manage to overlook such a glaring error?
Mary'nin gözleri heyecanla parlıyordu.Mary's eyes glinted with excitement.
Tom kızlara göz kırptı.Tom winked at the girls.
Tom sarı saçları ve yeşil gözleri varTom has blond hair and green eyes.
Tom kötü bir şapka giydi ve bize göz kırptı.Tom wore a hard hat and winked at us.
Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum.I've been looking foward to meeting you.
Gözlüğümü nerede buldun?Where did you find my glasses?
Gözlüğünü temizlemelisin.You should clean your glasses.
Gözlük takmam.I don't wear glasses.
Ne kadar süredir gözlük takıyorsun?How long have you been wearing glasses?
Tom Mary'ye baktı ve sonra ona göz kırptı.Tom looked at Mary and then winked at her.
Tom hariç ailede herkes gözlük taktı.Everybody in the family wore glasses except for Tom.
Onun gözlerine son derece içten baktı.He looked deeply into her eyes.
Tom May'nin gözlerine derinden baktı ve gülümsedi.Tom looked deeply into Mary's eyes and smiled.
Yeni gözlüğe ihtiyacım var.I need new glasses.
Gözleriniz çok güzel.Your eyes are very beautiful.
Gözyaşları Mary'nin gözlerini doldurdu.Tears filled Mary's eyes.
Onun gözleri safir gibidirler.His eyes are like sapphires.
İnsanlar yüzüne gözüne bulaştırdığında gülerim.I laugh when people mess up.
Kız gözlerini açtı, ayıyı gördü ve pencereye doğru koştu.The girl opened her eyes, saw the bear, and fled toward the window.
Kız gözlerini açtı, ayıyı gördü ve pencereye kaçtı.The girl opened her eyes, saw the bear, and fled to the window.
Solgun gözüküyorsun. İyi misin?You look really pale. Are you all right?
Çok yorgunum, gözlerimi güçlükle açık tutabiliyorum.I'm so tired, I can hardly keep my eyes open.
Tom adeta bir kız gibi gözüküyor.Tom almost looks like a girl.
Onun bir gözü toprağa bakıyor.He's got one foot in the grave.
Gözlerinizi kapalı tutun.Keep your eyes closed.
Tom'un bir göz enfeksiyonu var.Tom has an eye infection.
Benim altıncı karım güzel bir yüzü var. Onun yeşil gözleri var.My sixth wife has a pretty face. She has green eyes.
O çocuk üzgün. Onun gözlerinde gözyaşları var.That boy is sad. He has tears in his eyes.
Elimi tut ve gözlerimin içine bak.Hold my hand and look into my eyes.
Ellerimi tut ve gözlerimin içine bak.Take my hand and look me in the eye.
Mary odaya doğru yürüdüğünde Tom'un kaşı gözü oynadı.Tom's eyes lit up when Mary walked into the room.
John gözleri açık uyur.John sleeps with his eyes open.
Onun inci gibi gözleri var.She has pearly eyes.
Bana öyle geliyor ki biri beni gözetliyor.It seems to me that someone is spying on me.
Onun başının arkasında gözleri vardır.He has eyes in the back of his head.
Gözlerinizi açın, millet!Open your eyes, people!
Gözümle görmediğim hiç bir şeye inanmam.I don't believe anything I haven't seen with my own eyes.
Gözlerim artık çok iyi çalışmıyor.My eyes don't work very well anymore.
Koyun gözlerinin etrafında siyah halkaları olan beyaz bir koyun.The sheep is white with black rings around her eyes.
Müzik dinlerken gözlerini kapat.Close your eyes when you listen to music.
Müzik dinlerken gözlerinizi kapatın.Close your eyes when you listen to music.
Gözlerinin içine bakmak için çok heyecanlıydım.I was too excited to look her in the eyes.
Mary gözlerini kapattı.Mary closed her eyes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod