Ana içeriğe geç
Sözlük

göz ile cümle

göz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Mary gözde kalemini kaybetti.Mary lost her favorite pen.
Doğa ve kitaplar onları gören gözlere aittir.Nature and books belong to the eyes that see them.
Tom bir gözümü patlattı.Tom gave me a black eye.
Dublin benim gözde kasabam.Dublin is my favorite town.
Tehran benim gözde kasabam.Tehran is my favorite town.
Tom'un gözleri şaşkınlıkla açıldı.Tom's eyes widened in surprise.
Torpido gözüne baktın mı?Have you looked in the glove compartment?
Tom mektubu okumak için gözlüğünü taktı.Tom put on his spectacles to read the letter.
Tom "Onu ben yapmadım" dedi, gözyaşlarına boğuldu."I didn't do it!" said Tom, bursting into tears.
Gerçekten gözlerinden hoşlanıyorum.I really like your eyes.
Mutluluk gözyaşları onun yanaklarından aşağıya doğru aktı.Tears of happiness streamed down her cheeks.
Provadan önce bir kez daha rolüne göz at.Run over your part again before the rehearsal.
Tom riski göze almaya karar verdi.Tom decided to take a chance.
Onun gözleri koyuydu.His eyes were dark.
Onun gözleri ıslaktı.Her eyes were wet.
Gözyaşlarım soğuk.My tears are cold.
Onun gözlerinin içine baktı.He gazed into her eyes.
O göz alıcı muhteşem.He's drop-dead gorgeous.
Gözlerimde biraz toz var.I've got some dust in my eyes.
Ne yazık ki, şu anda ihtiyacım olan her şeyi almayı göze alamam.Unfortunately, I can't afford to buy everything I need right now.
Maalesef okul ücretini göze alamadığım için üniversiteyi bırakmak zorunda kaldım.Unfortunately, I had to drop out of college because I couldn't afford the tuition.
Ben gözyaşlarımı geri tutamadım.I couldn't hold back my tears.
Gözlerin kanlanmış.Your eyes are bloodshot.
O ihtimali göz ardı etmemeliyiz.We shouldn't ignore that possibility.
Tom gözlüğünü tekrar taktı.Tom put his glasses back on.
Tom şapkasını gözlerinin üzerine aşağıya indirdi.Tom pulled his cap down over his eyes.
Tom hâlâ gözetim altında.Tom is still under surveillance.
Tom hâlâ göz hapsinde.Tom is still on probation.
Tom'un sol gözünde görüş kaybı var.Tom has lost sight in his left eye.
Tom omuzuna göz attı.Tom glanced over his shoulder.
Tom tekrar gözlerini kırptı.Tom blinked again.
Bu, Boston'da aldığım güneş gözlüğü.This is the pair of sunglasses I bought in Boston.
Boston'da Tom'u ziyaret etmeyi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to visiting Tom in Boston.
Her şey göz önüne alınırsa, Boston'da olmayı tercih ederim.All things considered, I'd rather be in Boston.
Gözlerindeki korku dilindeki yalanı açığa vuruyor.The fear in your eyes betrays the lie on your tongue.
Gözlerini unutamam.I can't forget her eyes.
Onun gözlerini unutamam.I can't forget her eyes.
Tom'u görmeyi dört gözle beklemiyorum.I'm not looking forward to seeing Tom.
Onun mavi gözleri ve sarı saçı var.He has blue eyes and blond hair.
Tom odaya bir göz attı.Tom took a look around the room.
Tom gözyaşlarına boğuldu ve üst kata koştu.Tom burst into tears and ran upstairs.
Gözlüklerim kırıktır.My sunglasses are broken.
Tom koruyucu gözaltında.Tom is in protective custody.
Bir haritan var mı? Çünkü senin gözlerinde kayboluyorum.Do you have a map? Because I'm getting lost in your eyes.
Benim yastık gözyaşlarıyla sırılsıklam oldu.My pillow was drenched with tears.
Tom her zaman gözyaşlarına boğulmak üzereymiş gibi görünüyor.Tom looked as if he was about to burst out crying at any time.
Dört göz iki gözden daha fazlasını görür.Four eyes see more than two.
Tom siyah çerçeveli gözlük takar.Tom wears black-rimmed glasses.
Gözlerimde biraz şampuan var. O yakıyor!I got some shampoo in my eyes. It burns!
Gözlerimde biraz şampuan var ve o yanıyor.I got some shampoo in my eyes and it stings.
Gözlerimde biraz şampuan var ve yakıyor.I got some shampoo in my eyes and it burns.
Gözlerimde şampuan var ve o acıtıyor.I got shampoo in my eyes and it hurts.
Tom defterinin sayfalarına göz attı.Tom flipped through the pages of his notebook.
Tom'un sağ gözünün altında farklı bir yara izi vardı.Tom has a distinctive scar under his right eye.
Tom'un sağ gözünün altında belirgin bir yara izi vardı.Tom has a distinctive scar under his right eye.
Tom seni tekrar görmeyi dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to seeing you again.
Tom, seni tekrar görmeyi dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to seeing you again.
Saçın hoş gözüküyor.Your hair looks nice.
Bu resimde harika gözüküyorsun.You look great in this picture.
Tom gözleri kapalı orada durdu.Tom just stood there with his eyes closed.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod