Ana içeriğe geç
Sözlük

göz ile cümle

göz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bunu göz korkutucu bulmuyorum.I don't find it intimidating.
Benim gözlüğüm yok.I don't have my glasses.
O beni göz ardı etti.He ignored me.
Sadece göz teması kurma.Just don't make eye contact.
O güneş gözlüğünü çıkardı.She removed her sunglasses.
Tom güneş gözlüklerini çıkardı.Tom took off his sunglasses.
Ben senin gözlüğünü seviyorum.I like your mirrors.
Gözlerini kapama.Don't close your eyes.
Çok eminmiş gibi gözükmüyorsun.You don't seem very sure.
Gözlerinize inanmayacaksınız.You won't believe your eyes.
Gözlerinize inanamayacaksınız.You won't believe your eyes.
Göz kalemi kullanıyorsun, değil mi?You're wearing eyeliner, aren't you?
Gözlerini Tom'dan ayırma.Don't take your eyes off Tom.
Tom'a her zaman göz kulak olurum.I always keep an eye on Tom.
Seni temin ederim ki o olasılığı göz önünde bulundurdum.I assure you I've considered that possibility.
Tom'un bu gece gözünü kırpmayacağından eminim.I bet Tom doesn't sleep a wink tonight.
O malzemeye göz gezdirdi.He skimmed through the material.
Zar zor gözlerimi açık tutabiliyorum.I can barely keep my eyes open.
Gözlerim kapalı bile yapabilirim.I can do it with my eyes closed.
Öyle bir şeyi göze alamam.I can't afford anything like that.
Ben bunu da göze alamam.I can't afford this one either.
Ben bir avukatı göze alamam.I can't afford a lawyer.
O olasılığı gözardı edemem.I can't rule out that possibility.
Adam, polis tarafından gözaltına alındı.The man was arrested by the police.
O onun gözlerinin önünde soyundu.He undressed her with his eyes.
Ben gözlüklerimi unuttum.I have forgotten my glasses.
Tom'u evraklarıma göz atarken yakaladım.I caught Tom going through my papers.
Ben gözlerimi kapadım ve başımı çevirdim.I closed my eyes and turned my head.
Gözlerimi kapattım.I closed my eyes.
Bunu bir ölüm kalım meselesi olarak göz önünde bulundurdum.I considered it a life or death matter.
Gözlerimi kapatamadım.I couldn't close my eyes.
Gözlerimi Tom'dan alamadım.I couldn't take my eyes off Tom.
Göze alamadım.I couldn't take the chance.
Riski göze almaya karar verdim.I decided I'd take a chance.
Gözümü kırpmadım.I didn't sleep a wink.
Şimdiye kadar sana söyleyip söylemediğimi bilmiyorum ama güzel gözlerin var.I don't know if I've ever told you, but you have beautiful eyes.
Benim sağ gözümde bir seğirme var.I have a twitch in my right eye.
Gözlüğümü bir yerde unuttum.I forgot my glasses somewhere.
Gözlüğümü unuttum.I forgot my glasses.
O, gözle görülür bir şekilde sinirliydi.He was visibly nervous.
Sarı saç ve mavi gözleri var.He has blond hair and blue eyes.
İsveç'teki herkesin sarı saçları ve mavi gözleri mi var?Does everyone in Sweden have blonde hair and blue eyes?
Almanların çoğu sarışın ve mavi gözlüdür.Many Germans have blonde hair and blue eyes.
Havuçlar gözlerin için iyidir.Carrots are good for your eyes.
O elâ gözleri var.She has hazel eyes.
O gözyaşı dolu gözlerle kaçtı.She ran away with tear-filled eyes.
Yaşlı gözlerle kaçıp gitti.She ran away with tear-filled eyes.
O, gözlerini sildi.She dried her eyes.
O, gözlerini kuruladı.She dried her eyes.
Gözyaşlarını gizlemeye çalıştı.She tried to hide her tears.
Benim gözlerim ışığa çok hassas.My eyes are very sensitive to light.
Onun gözlerinin içine baktı ve onu öptü.He stared into her eyes and kissed her.
Göz randevum var.I have an eye appointment.
Tom'un çizelgesini tekrar gözden geçiriyorum.I've been going over Tom's chart.
Tom'un dosyasını tekrar gözden geçiriyorum.I've been going over Tom's file.
Tom'un notlarını tekrar gözden geçiriyorum.I've been going over Tom's notes.
Tom'un defterlerini gözden geçiriyorum.I've been going through Tom's notebooks.
Tom'un notlarını gözden geçiriyorum.I've been going through Tom's notes.
Sana göz kulak oluyorum.I've been keeping an eye on you.
Seninle tekrar görüşmeyi dört gözle bekliyorum.I've been looking forward to meeting you again.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod