Fotoğraflara bir göz atın ve yorum yapın!Take a look at the photos and comment!
Tom çevresine göz attı.Tom glanced around.
Tom kısa süre göz attı.Tom glanced away.
Tom arkasına bir göz attı.Tom glanced back.
Tom gözden çıkarılabilir.Tom is expendable.
Tom gözükara.Tom is foolhardy.
Tom gözlemliyor.Tom is observing.
Tom hiç gözükmedi.Tom never showed.
Tom gözaltına alınmıştı.Tom was detained.
Tom geri göz kırptı.Tom winked back.
Tom'un gözleri açıldı.Tom's eyes opened.
Tom'un gözleri büyüdü.Tom's eyes widened.
Göz hapsindeyiz.We're on probation.
İsteğimi göz önünde bulundurun.Consider my request.
Gerçekleri göz önünde bulundurun.Consider the facts.
Seçenekleri göz önünde bulundurun.Consider the options.
Gözlerini kapa.Cover your eyes.
Bir göz atın.Have a look.
Gözlerim var.I have eyes.
Gözaltına alındım.I was detained.
Gözden düşürüldüm.I was discredited.
Onu gözardı edeceğiz.I'll ignore that.
Gözleme yapıyorum.I'm making pancakes.
Göz hapsindeyim.I'm on probation.
Az önce gözden kayboldu.It just vanished.
Sadece gözden kaybolma.Just don't disappear.
Yerinize göz kulak olun.Keep your place.
Koltuklarınıza göz kulak olun.Keep your seats.
Onu gözden geçir.Look it over.
Bir göz at.Take a look.
Böyle bir durum göz önüne alındığında başka ne yapabilirim?Given such a situation what else could I do?
Gözlerin bağlandı mı?Were you blindfolded?
Yalnızca okumak için gözlük takıyorum.I wear glasses only for reading.
Güneşin ışıltısı gözlerimi acıtıyor.The glitter of the sun hurts my eyes.
Çift odaklı gözlüğü kim icat etti.Who invented bifocals?
Gözlüğü kim icat etti?Who invented glasses?
Birçok önemli gerçekleri gözden kaçırdık.We've overlooked many important facts.
Neden gözlerini açık tutmuyorsun?Why don't you keep your eyes open?
Karının gözleri ne renk?What color are your wife's eyes?
O onun itibarını incitmeyi göze alamaz.He can't afford to have his reputation hurt.
Yüzüne gözüne bulaştırma.Don't mess things up.
Gözünü seveyim, onu söyleme!For goodness' sake, don't say that!
O bir gözyaşı dökmedi.He didn't shed a tear.
O, kitaba göz gezdirdi.He glanced at the book.
Gözünü seveyim bunu dikkatli yap.I beg you to do it carefully.
Birkaç koyu gözlük almak istiyorum.I want to buy some dark glasses.
Göz teması kurma.Don't make eye contact.
Cinayete göz yummam.I don't condone murder.
Tom'un gözlüğe ihtiyacı yok.Tom doesn't need glasses.
Tom gözaltına alındı.Tom has been detained.
Tom bir göz doktoru.Tom is an ophthalmologist.
Tom gözaltında.Tom is in custody.
Tom gözlem altında.Tom is under observation.
Tom gözetim altında.Tom is under surveillance.
Tom gözyaşları içindeydi.Tom was in tears.
Tom'un gözünü korkutmasına izin verme.Don't let Tom intimidate you.
Gözünü benden kaçırma.Don't look away from me.
Bu tür hatayı gözden kaçırmak kolaydır.This kind of mistake is easy to overlook.
Bu tür hataları gözden kaçırmak kolaydır.These kinds of mistakes are easy to overlook.
Gözlerime inanmıyorum.I don't believe my eyes.