Ana içeriğe geç
Sözlük

göz ile cümle

göz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yaz tatili sırasında dört gözle ziyaretini bekliyorum.I'm looking forward to your visit during the summer vacation.
Polisler binanın içine göz yaşartıcı gaz bombaları attılar.The cops threw tear-gas bombs into the building.
Geçmişin gözyaşları geleceği verimli kılar.The tears of the past fertilize the future.
Gözlerinizi açık tutun, millet.Keep your eyes peeled, people.
Körler diyarında, tek gözlü adam kraldır.In the land of the blind, the one-eyed man is king.
Gözlerinizi ardına kadar açık tutun.Keep your eyes wide open!
Babam gazeteye hızla göz gezdirdi.My father quickly scanned the newspaper.
Müsveddeme hızla göz attı.He quickly scanned my manuscript.
Baba göz kırpmadan bakışma yarışması yapalım.Daddy, let's have a staring contest.
Dünyadan çıplak gözle kaç tane yıldız görülür?How many stars are visible with the naked eye from earth?
O, babasının gözlerine ve annesinin burnuna sahip.She has her father's eyes and her mother's nose.
O, gözyaşlarını durduramadı.She couldn't stop the tears.
Korsan, monoküleriyle denize gözlüyorduThe pirate was observing the sea with his monocular.
Gözümün nuru, başımın tacısın.You're the light of my eyes ... and crown of my head.
Gözler binlerce sözden daha fazlasını söyler.The eyes say more than thousand words.
Yaz tatilini dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to the summer vacation.
Patronunun gözüne girmeye çalışıyor.He's trying to get on his boss's good side.
Kız babası öldüğünde biraz gözyaşı döktü.The girl shed some tears when her father died.
Linda o kadar hayal kırıklığına uğradı ki gözyaşlarına boğuldu.Linda was so disappointed that she burst into tears.
Onun gözleri kırmızıdır.His eyes are red.
Gözlerin midenden daha büyük olmamalı.You shouldn't have your eyes bigger than your belly.
Onun gözü dönmüştü.He was raving.
Erkek arkadaşımın benim e-postalarımı gözetlediğini düşünüyorum.I think my boyfriend is spying on my emails.
Mavi gözleri var.He has blue eyes.
Tom bir göz bandı takıyor.Tom wears an eyepatch.
Bunu yanlış yapıyorsun! Sadece bir göz bandı tak!You're doing it wrong! Wear just one eyepatch!
Onu yüzüne gözüne bulaştırdın.I made a mess of it.
Gözlenmekte olduğumu fark ettim.I noticed I was being observed.
Ben yeni bir bisiklet satın almayı göze alamam.I can't afford to buy the new bicycle.
Mary'nin büyük gözleri var.Mary has big eyes.
Onu kendi gözlerimle görmek istiyorum.I want to see it with my own eyes.
Ona göz kulak ol.Keep an eye on him.
İrlandalı göz kırptı.The Irishman blinked.
Sizden tatminkar bir yanıt almayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to receiving a favorable answer from you.
Bunlar son gözyaşlarıdır.These are the last tears.
Gözlemcileri kim gözlüyor?Who watches the watchers?
Yanaklarımdan gözyaşları döküldü.Tears ran down my cheeks.
Okumak için gözlüğe ihtiyacım var.I need glasses to read.
Biyoloji testi için gözden geçirmek zorundayım.I have to revise for a biology test.
Bay White'ın birçok arkadaşı var gibi gözüküyor.Mr. White seems to have many friends.
Bay White'ın çok arkadaşı var gibi gözüküyor.Mr. White seems to have many friends.
Bay Brown gözlüğünü arıyor.Mr. Brown is looking for his glasses.
Gözlerini muayene ettirmelisin.You should have your eyes examined.
Gözlerini kontrol ettirmelisin.You should get your eyes checked.
Yeşil gözleri var.She has green eyes.
O evlenmeyi göze alamaz.He can't afford to get married.
Onlar sevinç gözyaşları.They're tears of joy.
Onlar sevinç gözyaşlarıdır.They are tears of joy.
Mary Tom'un gözüne bir çubuk soktu.Mary poked Tom in the eye with a stick.
Tom gözlüklerini sildi.Tom wiped his glasses.
Tom'un bir gözü morarmış.Tom has a black eye.
Tom kalın çerçeveli gözlük takar.Tom wears thick-rimmed glasses.
Daha sonra buna göz atacağım.I'll look it over later.
Gözlerimi açtığımda herkes "Happy Birthday" şarkısını söylemeye başladı.When I opened my eyes, everyone began to sing "Happy Birthday".
Onun yeşil gözleri var.He has green eyes.
Bu benim gözde filmim.This is my favourite movie.
Tom oda arkadaşını gizlice gözetledi.Tom spied on his roommate.
Bana niye gözünü dikiyorsun?Why are you staring at me?
Gözüme gözükme.Get out of my sight.
Tüm ofis çalışanlarının neredeyse üçte biri gözlük takar.Almost one-third of all office workers wear glasses.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod