Ana içeriğe geç
Sözlük

göz ile cümle

göz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom çok dindar gibi gözükmüyor.Tom doesn't appear to be very religious.
Tom Mary ile göz temasından kaçınmak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to avoid making eye contact with Mary.
Dün gece Tom'un gözüne uyku girmedi.Tom couldn't sleep a wink last night.
Tom, Mary'nin kendini öldürdüğü ihtimalini tamamen göz ardı edemedi.Tom couldn't completely rule out the possibility that Mary had killed herself.
Tom askere alınacağı ihtimalini tamamen göz ardı edemedi.Tom couldn't completely rule out the possibility that he was going to get drafted.
Tom işten çıkarılabileceği ihtimalini tamamen göz ardı edmedi.Tom couldn't completely rule out the possibility that he might be laid off from work.
Tom yaklaşan testi gözden geçirmek için biraz ekstra zaman kullanabilirdi.Tom could use a little extra time to review for the upcoming test.
Tom gözlerine güçlükle inanabiliyordu.Tom could hardly believe his eyes.
Tom su altında yüzerken gözlerinin kapatır.Tom closes his eyes when he swims underwater.
Tom gözlerini Mary'den ayıramıyor gibi görünüyor.Tom can't seem to keep his eyes off Mary.
Tom gözlüğü olmadan bir şey göremiyor.Tom can't see a thing without his glasses.
Tom, işi hafiften almayı göze alamaz.Tom can't afford to take it easy.
Tom bir bebekbakıcısı tutmayı göze alamaz.Tom can't afford to hire a babysitter.
Tom bir yat almayı göze alamaz.Tom can't afford to buy a yacht.
Tom onların istediği türde kirayı göze alamaz.Tom can't afford the kind of rent they're asking for.
Tom alışkın olduğu şekilde daha fazla yaşamayı göze alamaz.Tom can no longer afford to live in the style he is accustomed to.
Tom gözlükleri olmadan güçlükle görebilir.Tom can barely see without his glasses.
Tom gözlüğünü kırdı.Tom broke his glasses.
Tom, Mary'nin John'a göz kulak olmasını rica etti.Tom asked Mary to keep an eye on John.
Tom Mary'nin John'a göz kulak olmasını rica etti.Tom asked Mary to keep an eye on John.
Polisler Tom'u gözetim altına aldılar.The police have Tom under surveillance.
Herhangi bir şeyi gözardı etmeyelim.Let's not rule anything out.
Gözleri bir leoparınkiler gibi.His eyes are like those of a leopard.
Gözleri bir leoparınkilere benziyor.His eyes look like those of a leopard.
Bunu gözden geçirin.Check this out.
Bunu senin gözlerinde görebiliyorum.I can see it in your eyes.
Buna bir göz at.Take a look at this.
Çok güzel gözlerin var.You have such beautiful eyes.
Kız kardeşlerim aynı renk gözlere sahip.My sisters have the same color eyes.
Bizim farklı renkte gözlerimiz var.We have different color eyes.
Yıldız o kadar parlak ki o, çıplak gözle görülebilir.The star is so bright that it can be seen with the naked eye.
Hayatta kalan mültecilerin özgürlük gözünde tütüyor.The surviving refugees longed for freedom.
Onu gözardı edemem.I can't exclude it.
Gözün niçin kırmızı?Why is your eye red?
Gözlerim yanmaya devam ediyor.My eyes keep burning.
Gözlerim yanıp duruyor.My eyes keep burning.
Senin gözlerini beğeniyorum!I like your eyes!
Gözlerini açtı.She opened her eyes.
Tom Mary'nin gözlerindeki gözyaşları gördü.Tom saw the tears in Mary's eyes.
Tom Mary'nin gözlerinde korku gördü.Tom saw fear in Mary's eyes.
Tom gözlüklerini taktı.Tom put on his glasses.
Tom'un okuma gözlüklerine ihtiyacı var.Tom needs reading glasses.
Tom Mary ile göz teması sürdürdü.Tom maintained eye contact with Mary.
Tom Mary'nin gözüne baktı.Tom looked Mary in the eye.
Keşke o, gözlerime baksa.I wish she'd look me in the eyes.
Onlar doğal gözleriyle gördüler ama biz kalbimizin gözleriyle görüyoruz.They saw with their natural eyes but we see with the eyes of our heart.
Seni özlüyoruz ve gerçekten burada olmanı dört gözle bekliyoruz.We miss you and are really looking forward to you being here.
Tom gözünü bile kırpmadı.Tom hasn't slept a wink.
Ben gerçekten kirayı göze alamıyorum.I can't really afford the rent.
Kontakt lenslerim gözlerimi kurutuyor. Damla mı kullanmam gerekiyor?My contact lenses make my eyes dry. Should I use drops?
Amerikan siyasetini, özellikle başkanlık seçimi sırasında gözlemlemek ilginçtir.It's interesting to observe American politics, especially during a presidential election.
Gözüm sadece sende.I only have eyes for you.
Partini dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to your party.
Ben sarışın, mavi gözlü bir Avrupalı kadın bulmak istiyorum.I want to find a blonde, blue-eyed European woman.
Geceleyin güneş gözlüğü takıyorum.I wear sunglasses at night.
Bundan böyle hatalarına göz yummayacağım.I won't excuse your mistakes again.
Eski Mısırlılar, Güneş'in Tanrı Ra'nın gözü olduğuna inandılar.The ancient Egyptians believed that the Sun was the eye of the god Ra.
Seninle olan hem iyi hem de kötü zamanları gözden geçireceğim.I'll go through both the good times and the bad with you.
Annen neden hep güneş gözlüğü takıyor?Why does your mother always wear sunglasses?
Lütfen ilk mesajıma bir göz atın ve bu konudaki düşüncelerinizi bana bildirin.Please, take a look at my first post and let me know what you think about it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod