Ana içeriğe geç
Sözlük

göz ile cümle

göz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yatmadan önce gazeteye göz attı.He glanced over the newspaper before turning in.
Çocuk gözlük takıyor.The boy is wearing glasses.
O, bir araba satın almak istiyor fakat göze alamıyor.She wants to buy a car, but she can't afford to.
O, gözyaşları içinde yanıtladı.She answered in tears.
O, hikaye yüzünden gözyaşlarına boğuldu.She was moved to tears by the story.
Bu hikaye tarafından gözyaşlarına boğuldum.I was moved to tears by the story.
Haberi duyduğunda, gözyaşlarına boğuldu.Upon hearing the news, she burst out crying.
Haberi duyunca gözyaşlarına boğuldu.When she heard the news, she broke down crying.
Takım elbise giydiği için göze battı.Wearing a suit, he stood out.
O yorgun olduğu için kanepede gözleri kapalı oturuyordu.Since he was tired, he was sitting on the sofa with his eyes closed.
Sevimli gözlerin var.You have cute eyes.
Hırsız gözlerini o eve dikti.The thief set his eyes on that house.
Sis perdesinin arasından, kendi geleceğim gözüme ilişti.In looking through the mist, I caught a glimpse of my future.
Gözden ırak olan, gönülden ırak olur.Far from eye far from heart.
Onun güzel gözleri var.She has beautiful eyes.
İnsanlar aç gözlüdür.Men are greedy.
Artık gözlük takmıyorum.I don't wear glasses anymore.
Kadın gözlemler ve erkek düşünür.The woman observes and the man thinks.
Kadın gözlemler, erkek karar verir.Woman observes, man decides.
Gözünüzle gördüğünüz şeylerin doğru olması şart değil.Things that you see with your eyes are not necessarily true.
Gözlerim ağrıyor.My eyes hurt.
Benim gözlerim mavi.My eyes are blue.
Gözlerim mavidir.My eyes are blue.
Bir göz atayım.Let me have a look.
O tamamen gözle görülebilir.It's completely visible.
Onun yeşil gözleri ve açık kahverengi saçı var.She has green eyes and light brown hair.
Gözlerini kapat.Close your eyes.
Onun gözlüğe ihtiyacı var.He needs glasses.
O kırmızı gözlük istiyor.He wants red glasses.
O okumak için gözlük takar.He wears eyeglasses to read.
Gözyaşlarımı kurutmanı istiyorum.I want you to dry my tears.
Güneş gözlüğüm var.I have sunglasses.
Gözlüğüm nerede?Where are my glasses?
Gözlüklerim nerede?Where are my glasses?
Bilirsiniz, güzel gözlerin var.You know, you have beautiful eyes.
Gözlerinizle havayı göremezsinizYou can't see air with your eyes.
Havayı gözlerinle göremezsin.You can't see air with your eyes.
Gözlerinle havayı göremezsin.You can't see air with your eyes.
O haberi duyar duymaz gözyaşlarına boğuldu.As soon as she heard the news, she broke into tears.
Bir takma gözüm var.I have a glass eye.
Bir saatlik düşüncesizlik yıllarca gözyaşlarına neden olabilir.One hour of thoughtlessness can cause years of tears.
İlginç bir iş gibi gözüküyor. Tam olarak ne yapıyorsun?It seems like an interesting job. What do you exactly do?
Gözlerime bak.Look into my eyes.
Onun güneş gözlüğü var.She has sunglasses.
Sen böyle güzel ela gözlerin var.You have such beautiful, hazel eyes.
Güneş gözlüğünün maliyeti yirmi pound.The sunglasses cost twenty euros.
Televizyonun fiyatı güneş gözlüklerinden daha fazladır.The television costs more than the sunglasses.
Bu güneş gözlükleri çok büyük.These sunglasses are too big.
Bu uzun süre sürüklenecek gibi gözüküyor.This looks as though it will drag on and on.
Onun mavi gözleri var.She has blue eyes.
Gerçekten biraz gözleme yemeliyim, derhal!I really need to eat some waffles, stat!
Gözleriniz, Venüs de Milo'nun kolları kadar güzel.Your eyes are as beautiful as the arms of the Venus de Milo.
Mektubunu dikkatlice gözden geçirdik.We have looked through your letter carefully.
Nancy yorgun gözüküyor.Nancy looks tired.
Senin gözlerinde ben zaten ölüyüm.In your eyes, I am already dead.
Gözümde bir şey var.There is something in my eye.
Gözleri doldu.Her eyes filled with tears.
O elbise senin üstünde iyi gözüküyor.That dress looks good on you.
Buharlı gemi gözden kayboldu.The steam ship has gone out of sight.
Esperanto yapma dilinin yaratıcısı Zamenhof, bir göz doktoruydu.Zamenhof, creator of the constructed language Esperanto, was an ophthalmologist.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod