Ana içeriğe geç
Sözlük

göz ile cümle

göz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Gözlerimi ondan alamıyorum.I can't take my eyes off her.
O, hatalı olduğu gerçeğini göz ardı ediyor.She ignores the fact that she is at fault.
Gözleri onun en iyi organıdır.Her eyes are her best feature.
Onun koyu mavi gözleri oldukça etkileyiciydi.Her eyes, a deep blue, were quite impressive.
Onun üzüntüsü sessiz gözyaşları içinde ifadesini buldu.Her sorrow found expression in silent tears.
Gözyaşları onun yanaklarından süzülüyordu.Tears were flowing down her cheeks.
Onun gözlerinden sonsuz bir gözyaşı akışı düştü.An endless flow of tears fell from her eyes.
Onun gözleri karardı.Her eyes darkened.
Gözlerinde korku vardı.There was fear in her eyes.
Onun gözlerinin içinde gözyaşları gördüm.I saw tears in her eyes.
O, gözlerinin etrafında birkaç kırışıklık edinmeye başladı.She has started to get a few wrinkles around her eyes.
Onun gözleri gülüyor.Her eyes are laughing.
Onun gözleri gözyaşlarıyla doluydu.Her eyes were filled with tears.
Onun gözleri bana bir kediyi hatırlatıyor.Her eyes remind me of a cat.
Onun konuşmasıyla gözyaşlarına boğuldum.I was moved to tears by her speech.
Gözleri kapalı bir şekilde yere oturdu.She sat on the floor, her eyes closed.
O göz farı sürüyor.She's wearing eye shadow.
O, gözleri kuruyuncaya kadar ağladı.She cried till her eyes dried.
Korkulu gözlerle ona bakıyordu.She stared at him with frightened eyes.
O, gözlüğü kırmamak için dikkatliydi.She was careful not to break the glasses.
O, teşhir vitrinine göz attı.She looked in at the show window.
O, haberi duyduğunda, gözyaşlarına boğuldu.When she heard the news, she burst into tears.
O, haberi duyduğunda sevinçten gözyaşlarına boğuldu.She burst out crying with joy when she heard the news.
Hikayeyi dinlerken gözyaşı döktü.She shed tears while listening to the story.
O acı gözyaşları döktü.She shed bitter tears.
O, gözüme çarptı.She caught my eye.
Yanaklarından aşağı akan gözyaşlarıyla bana baktı.She looked at me with tears running down her cheeks.
O gözlük takıyordu.She wore glasses.
O, gözlüğünü çıkardı ve kontak lenslerini taktı.She took off her glasses and put her contacts in.
O, gözlerini kapalı tuttu.She kept her eyes closed.
O ayrım gözetmeksizin ayakkabı satın alıyor.She buys shoes indiscriminately.
Elinde olmadan gözyaşlarına boğuldu.She could not help bursting into tears.
Gözleri ağlamaktan kızarmıştı.Her eyes were red from crying.
O, çocuğun gözyaşlarını öperek geçirdi.She kissed away the boy's tears.
O gözyaşları içindeki kırmızı gözleri ile filmi izliyordu.She was watching the film with her eyes red in tears.
Gözyaşları içinde, o, mektubunu yırttı ve onu attı.In tears, she tore up his letter and threw it away.
Parayı çabucak gözden uzak bir yere koydu.She quickly put the money out of sight.
Göze çarpmamak için arka kapıdan geldi.She came in through the back door lest she be seen.
Onun gözlerinde mutlu bir pırıltı vardı.There was a happy twinkle in her eyes.
O, dergiye göz attı.She glanced through the magazine.
O bütün uyarılarımı göz ardı etti.She ignored all my warnings.
O, gözüme baktı.She looked me in the eye.
Beni gördüğü an gözyaşlarına boğuldu.The moment she saw me, she burst into tears.
Onun zamanı daralmış görünüyordu ve sık sık duvardaki saate göz attı.She seemed pressed for time and often glanced at the clock on the wall.
Onu odasında gözyaşları içinde buldum.I found her in tears in her room.
Gazeteye kısaca göz attı.She glanced briefly at the newspaper.
O, onun gözlerinin farkındaydı.She was aware of his eyes.
Yavaşça gözlerini kapadı.She slowly closed her eyes.
O, bir öğretmenin gözdesi.She is a teacher's pet.
Onun büyük mavi gözleri var.She has large blue eyes.
Muazzam kalabalıkta arkadaşını gözden kaybetti.She lost sight of her friend in the huge crowd.
Kahverengi gözleri var.She has brown eyes.
O, kelebeklerin nasıl uçtuğunu gözledi?She observed how butterflies fly.
Onun bizim düğünümüze geleceğine olmuş gözüyle bakıyorum.I took it for granted that she would come to our wedding.
Gözlerini güneşten korumak için koyu renk gözlük taktı.She put on dark glasses to protect her eyes from the sun.
Onun ölümü üzerine timsah gözyaşları döktü.She shed crocodile tears over his death.
O onu bulur bulmaz gözyaşlarına boğuldu.No sooner had she found him than she burst into tears.
Dikkatsiz hatası tarafından kafası karıştığı için, gözyaşlarına gömüldü.Confused by her careless mistake, she burst into tears.
Kocasının gelmesini dört gözle bekliyor.She longs for her husband to arrive.
Üzgün gözlerle odadan çıktı.She went out of the room with downcast eyes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod