Arapların Gözünden Haçlı Seferleri.Křížové výpravy očima arabských kronikářů.
Kitap üçüncü kişinin gözünden anlatılmaktadır.Kniha je psána ve třetí osobě.
"Amerikalı Tanığın Gözünden İsrail Baskını".V iráckém táboře Američanům přímo před očima.
Huor gözünden vurularak öldü.Veru střelí do oka.
İngiliz idarecilerin gözünde Efgani bir baş belasıydı.Jih byl dle mínění samotných Britů jejich záležitostí.
Wolsey böylece ilk defa Kralın gözünden düştüğünü anlamıştır.Král vyjadřuje Wolseymu svou nelibost a Wolsey si poprvé uvědomuje, že odpadl z jeho přízně.
Bu eserde olayı L'in gözünden anlatmaktadır.Přes názorové neshody o ní L.
Bu davranışları başlangıçta ona halkın gözünde oldukça ün kazandırdı.Když jsem je poznal, tak to byla láska na první pohled.
Ocak 1943'te, nişan aldığı gözünden ciddi şekilde yaralanır.V říjnu 1944 byl v bojích sám těžce zraněn v obličeji.
Amaterasu, babası İzanagi'nin sol gözünden doğmuştur.Amaterasu este născută din ochiul stâng al lui Izanagi.
Bir bakıma, Pers İmparatorluğu'nun Atinalılar gözünde uzak bir tehdit olduğunu görüyordu.În ochii spaniolilor amiralul reprezintă o amenințare.
Meyve her gözünde bir tohum bulunan bir kapsüldür.Fiecare fruct are o sămânță în interior.
Kitap üçüncü kişinin gözünden anlatılmaktadır.Cartea este scrisă la persoana a III-a.
O, Rab’bin gözünde büyük olacak.Căci va fi mare înaintea Domnului.
2000 yılında Genel İşçi Birliği yönetiminin gözünden düştü ve tüm bağlarını kopardı.Timp de mai bine de șaizeci de ani el a apărat Comitatul de toate lucrurile înfricoșătoare.
Amaterasu, babası İzanagi'nin sol gözünden doğmuştur.Amateraszu: Izanagi bal szeméből született.
Adolf Hitler'in gözünde büyük bir saygınlığı vardı.Adolf Hitler irányában viszont kifejezett csodálatot érzett.
Böylece sağ gözünden Kasım, sol gözünden Nâsır doğar.Születése óta süket a bal fülére.
O, Rab’bin gözünde büyük olacak.Az ember viszont nagyon értékes Isten szemében.
Yalnızca gözünden vurularak öldürülebilir.A harcok alatt tudunk csak lőni.
Seni gittiğine inandırdım ve sonra da gözündeki perdeyi kaldırdım.Odatérdeltem a csont mellé, és néztem, majd a földre feküdtem.
Oyun, Black Mesa'da çalışan güvenlik görevlisi Barney Calhoun'un gözünden tesiste yaşananları konu almaktadır.Pelaaja ohjaa turvamies Barney Calhounia, jonka silmin tapahtumat kuvataan.
İşte o gün Zuko, babasının gözünde kaybolan onurunu geri kazanmak için Avatar'ı yakalamaya karar verir.Sarjan alussa Zuko pyrkii palauttamaan kunniansa isänsä silmissä etsimällä käsiinsä Avatar Aangin.
O, Rab’bin gözünde büyük olacak.Hän teki sitä, mikä on pahaa Herran silmissä.
Rothenburg'a Nazi ideologlarının gözünde özel bir önem verildi.Το Ρότενμπουργκ είχε ξεχωριστή σημασία για τους ιδεολόγους Ναζί.
İyi bir saray terbiyesi alan Şehzade Selim zamanla babasının gözünde büyük değer kazandı.Ο Σελίμ, ο οποίος ήταν ένας καλός δάσκαλος στο παλάτι, κέρδισε μεγάλη αξία στα μάτια του πατέρα του.
Elinde plançeta, gözünde gözlüğüyle dolaşır ve bilmediği bir şey yoktur.Φοράει γυαλιά και δεν βλέπει σχεδόν καθόλου χωρίς αυτά.
Böylece sağ gözünden Kasım, sol gözünden Nâsır doğar.Han er født blind på sit højre øje.
Bu genişleme, I. Ardeşir'in derebeyi olan IV. Artabanus'un gözünden kaçmadı.Denne ekspansion bragte påkaldte sig kong Artabanus IV af Arscacids opmærksomhed.
Hayatının son yirmi yılında Aleskios halk gözünde popülerliğini kaybetmişti.I løpet av de siste tyve årene av hans liv mistet Alexios mye av sin popularitet.
Amaterasu, babası İzanagi'nin sol gözünden doğmuştur.Amaterasu ble født fra det venstre øyet til Izanagi.
Rühmann izleyicilerin gözünde hiçbir zaman nasyonal sosyalistlerin adamı olarak görülmedi.Ingen av avisens redaktører gikk heller noensinne over til nasjonalsosialistenes krets.
Kitap üçüncü kişinin gözünden anlatılmaktadır.Romanen er skrevet med tredje persons allvitende synsvinkel.
M37, 1749 yılında M36 ve M38'i yeiden keşfeden Le Gentil'in gözünden kaçmıştı.M37 ble oversett av den franske astronomen Guillaume Le Gentil da han gjenoppdaget M36 og M38 i 1749.
Sadako'nun gösterdiği cesaret, onu Japon çocuklarının gözünde kahraman yaptı.Hun introduserte Sorge for Ozaki, som ble Sorges viktigste informant i Japan.
Bu davranışları başlangıçta ona halkın gözünde oldukça ün kazandırdı.Hal ini membuat reputasinya jatuh di mata rakyat.
Bu eserde hikâye Watson isimli karakterin gözünden anlatılır.Itulah bagaimana yang digambarkan oleh sejawatnya Holmes, Dr.Watson.
M37, 1749 yılında M36 ve M38'i yeiden keşfeden Le Gentil'in gözünden kaçmıştı.M37 luput dari pengamatan astronom Prancis Guillaume Le Gentil saat ia mengamati M36 dan M38 tahun 1749.
Kitap üçüncü kişinin gözünden anlatılmaktadır.Peristiwa ini dicatat dalam Kitab Hakim-hakim pasal 3.
O, Rab’bin gözünde büyük olacak.Ia melakukan apa yang jahat di mata TUHAN.
Ona göre herkesin gözünde iyi insandır.Oleh sebab itu, dia sangat dihormati semua orang.
Hem amacına erişmiş, hem de toplumun gözünde tekrar saygınlığını kazanmıştır.Maka pergilah orang itu, ia membasuh dirinya lalu kembali dengan matanya sudah melek.
Sadako'nun gösterdiği cesaret, onu Japon çocuklarının gözünde kahraman yaptı.Sadako juga merupakan pahlawan wanita bagi para gadis di Jepang.
Tüm bunlar eski yazarların gözünde itibarını zedelemiştir.Những sự kiện này đã gây hại danh tiếng của ông đối với những nhà văn cổ đại.
Varguennes'in Fransa'ya dönmesinin ardından Woodruff'un toplumun gözünde itibarı kalmamıştır.Sau thất bại tại Varna, châu Âu không muốn tin vào cái chết của Władysław.
Bu davranışları başlangıçta ona halkın gözünde oldukça ün kazandırdı.Ngay từ đầu, nó đã vấp phải ác cảm của công chúng.
Hayatının son yirmi yılında Aleskios halk gözünde popülerliğini kaybetmişti.Alexios không còn được lòng dân chúng nữa trong suốt hai mươi năm cuối đời.
Heather'ın bir gözünde yıldız şeklinde bir leke vardır.Đôi mắt có một đốm phân đoạn hình ngôi sao.
Seni gittiğine inandırdım ve sonra da gözündeki perdeyi kaldırdım.Thật bất ngờ là cô đã đồng ý và kéo anh đứng dậy.
"ÖĞRENCİLERE GETİRİLEN KILIK KIYAFET SERBESTLİĞİNİN OKUL BİLEŞENLERİ GÖZÜNDEN İNCELENMESİ (ANKARA ÖRNEĞİ)."Chúng tôi đồng ý với yêu cầu rời khỏi Quảng trường của các sinh viên."
Annesinin daha önce gözünden tedavi olduğu bilinmektedir fakat bu durumun ölümüne olan etkisi bilinmemektedir.彼女は眼の状態のために医療を以前受けていたが、彼女の死へのその自然と影響は不明である。
Kitap üçüncü kişinin gözünden anlatılmaktadır.その様子が第三者の視点で書かれている。
Ana madde: Stark Hanesi Seride pek çok olay Stark hanedanı mensuplarının gözünden anlatılır.House Stark このシリーズの多くの視点人物がスターク家の者である。
Bu rakibinin ya da avcısının gözünde daha büyük gözükmek için geliştirdiği bir savunma yöntemidir.それに比べ彼自身がハンターたちにしたことがいかに非道な振る舞いであったのか。
Yarışmacılardan dönmekte olan balığı gözünden vurmaları istendi.競技者は水の反射を見ながら回転する魚の眼に当てる事を要求された。
Buradan arabada giden Marion’un gözünden Phoenix manzarasına geçeriz.ここでは上の自動車におけるピラーについて述べる。
Abisi onun gözündeki siyah sıvıyı durdurabilen tek kişidir.それ故さっちゃんの心のブラックホールを広げる事ができる唯一の人物。
Soygun ayrıca Bolşevik Merkez'in Avrupa'daki sosyal demokratların gözünden düşmesine neden oldu.抢劫也让布尔什维克中心在欧洲社会民主主义者团体中更不受欢迎。
Uzun saçlıdır ve sağ gözünde bir göz bandı vardır.體格肥胖,並且右眼戴著眼帶。
Bu kararı bilen Yunan halkının gözünde bu liderliğin zayıflaması ve çaresizliğin bir sarsıntısıydı.在全体知道这个决定的希腊人的眼里,这是一个令人震惊的绝望和领导软弱的迹象,将会遭致上帝的惩罚。