Ana içeriğe geç
Sözlük

gözünde ile cümle

gözünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni.Ero allibita e non riuscivo a staccare gli occhi da lei.
Hayatının son yirmi yılında Aleskios halk gözünde popülerliğini kaybetmişti.Durante gli ultimi anni di vita Alessio perse gran parte della sua popolarità.
Hikâye olayları Türklerin gözünden anlatır.L'Iraq uscirà dall'attenzione dei media.
Bir zamanlar Vergil'in Dante’nin gözünde olduğu gibi.Yamato: spada appartenuta un tempo a Vergil, il fratello di Dante.
Sağ gözünü sol gözünden kıskanıyor.Правый глаз ревнует от левого.
Soygun ayrıca Bolşevik Merkez'in Avrupa'daki sosyal demokratların gözünden düşmesine neden oldu.Ограбление также ухудшило отношения большевистского центра с европейскими группами социал-демократов.
Kitap üçüncü kişinin gözünden anlatılmaktadır.Повествование рассказа следует в третьем лице.
Fakat bu her iki makale de bilim dünyasının gözünden kaçtı.Позже оба растения исчезли из поля зрения учёных.
Bu eserde olayı L'in gözünden anlatmaktadır.Страда В. Он сказал мне с глазу на глаз.
Ona göre herkesin gözünde iyi insandır.Все выглядит хорошо для нашего большого человека.
Buna rağmen çoğunlukla diğerlerinden daha az halkın gözünde gözükür.Во-вторых, они менее кого-либо в свете имеют жалость к ближнему.
O, Rab’bin gözünde büyük olacak.Узрение в своей душе Бога.
Habakkuk, onun gözünde günahkar sayılan Yehudalıların günahlarının cezalandıralacağını bildirilir.Богословски это объясняется тем, что ветхому завету положен конец крёстной жертвой за грехи людей.
Müşteri araştırmayı yapan firmayı ve rakipleri kendi gözünde bir sıralamaya sokar.Курильщик со своими соратниками обсуждают инцидент.
Böylece sağ gözünden Kasım, sol gözünden Nâsır doğar.Бесконечно врёт, из-за чего у него дёргается левый глаз.
Gözünde gece görüş gözlüğü gibi bir gozlük taşır.Очковые сони ведут ночной образ жизни.
İslâm’ın zâhir hükümleri Hurûfîler’in gözünde hiçbir değer ifâde etmez.После амиды не читаются моления о милости (таханун).
Fakat, eğer Lizzie kâğıdı imzalarsa Mary'nin gözünde yükselecektir.لكن إذا وقعت ليزى على الوئيقة فستعلو في نظر مارى .
Annesinin daha önce gözünden tedavi olduğu bilinmektedir fakat bu durumun ölümüne olan etkisi bilinmemektedir.وقد كانت في وقت سابق قد تلقت رعاية صحية من أجل حالة عينيها ولكن تأثير ذلك على موتها كان مجهولا.
Tüm bunlar eski yazarların gözünde itibarını zedelemiştir.هذه الأحداث ادت ا لى الاضرار بسمعته عند المؤلفين القدماء.
Kitap üçüncü kişinin gözünden anlatılmaktadır.يتم رؤية البيئة من منظور الشخص الثالث.
Soygun ayrıca Bolşevik Merkez'in Avrupa'daki sosyal demokratların gözünden düşmesine neden oldu.كما تسببت السرقة في جعل المركز البلشفي غير محبوب بصورة أكبر بين الأحزاب الديمقراطية الاشتراكية الأوروبية.
Senatör ise Lizzie'nin gözünde kurbanı mitolojik bir kadın kahramana dönüştürür.أما عضو مجلس الشيوخ فحول الضحية لامرأة اسطورية في نظر ليزى .
Yazılarına, özellikle en son yazdığı polemiği Wagner Olayı`na gelen tepkileri gözünde büyüttü.كان يبالغ في رؤية ردود الفعل على كتاباته، خاصة كتابه المثير للجدل "قضية فاغنر".
"ÖĞRENCİLERE GETİRİLEN KILIK KIYAFET SERBESTLİĞİNİN OKUL BİLEŞENLERİ GÖZÜNDEN İNCELENMESİ (ANKARA ÖRNEĞİ).""ازدياد عدد المواقع التي تدفع للطلاب النقود".
Bu gidiş Moskovalılar gözünde bir muammaydı.موسكو دائما كانت مقصدا مشهورا للسياح.
"Hiçlikten yaratılış" pek çok mistiğin gözünde esasen "Tanrı'dan yaratılma" anlamına gelmektedir.وكنت سألته يومها :ألا تعني" في سبيل الله" كل أعمال البر ومنها بناء المساجد.
Ancak rakipleri tarafından padişahın gözünden düşürüldü ve öldürtüldü.كان محاطا من قبل الأعداء وقتل.
"Amerikalı Tanığın Gözünden İsrail Baskını"."قاضية أميركية بلجنة تحقيق أممية بجرائم إسرائيل".
Onun gözünden Helsinki, hem eleştirel anlamda hem özellikle romantik değildir.Sua visão de Helsínquia é, nota-se, crítica em singularmente não romântica.
Bu durum, Hershel ve Dale Horvath'ın (Jeffrey DeMunn) gözünden kaçmaz.A ação não passa despercebido por Hershel e Dale Horvath (Jeffrey DeMunn).
Kitaplar belirli karakterlerin gözünden anlatılan bölümlere bölündü.O tipo de mensagem determina os tipos de segmento esperados na mensagem.
Ölümü, babasının gözünde, imparatorluk sisteminin biteceğini gösteren bir alâmetti.A morte dos filhos parecia aos olhos do imperador prever o eventual fim do sistema imperial.
Oyun, Black Mesa'da çalışan güvenlik görevlisi Barney Calhoun'un gözünden tesiste yaşananları konu almaktadır.Nele, o jogador assume o controle de um segurança da Black Mesa, Barney Calhoun.
Kitap üçüncü kişinin gözünden anlatılmaktadır.O livro é escrito em terceira pessoa.
Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni.Quando era pequeno não tinha ninguém para me espelhar.
Çocuk bir gözünde beyaz bir yılanın görüntüsüyle doğuyor.Ela tem o corpo de um pássaro com rosto de mulher.
Sacks, 2006 yılında sağ gözünde gelişen kanserden dolayı radyoterapi görmüştür.Artsen constateerden in 1998 kanker in het rechteronderbeen van Smits.
Ron ölür, Carl gözünden vurulur.Rod wordt recht tussen zijn ogen neergeschoten.
Wolsey böylece ilk defa Kralın gözünden düştüğünü anlamıştır.Op die manier kregen de Sicilianen voor het eerst hun koning in levenden lijve te zien...
Ama Nuh Rab’in gözünde lütuf buldu.Hierna gaat zij naar Noah om hem te zien.
İşte o gün Zuko, babasının gözünde kaybolan onurunu geri kazanmak için Avatar'ı yakalamaya karar verir.Als Zuko zijn verbanning opgeheven wil hebben, moet hij de Avatar zien te vinden van zijn vader.
Uzun saçlıdır ve sağ gözünde bir göz bandı vardır.Ma długą grzywkę zakrywającą prawe oko.
Amaterasu, babası İzanagi'nin sol gözünden doğmuştur.Amaterasu – powstała z lewego oka Izanagi.
Fakat bu her iki makale de bilim dünyasının gözünden kaçtı.Praca ta przyniosła obu badaczom natychmiast sławę w świecie nauki.
Yalnızca gözünden vurularak öldürülebilir.I oczywiście można ich zastrzelić.
Bir gözünde siyah bant bulunduğundan bu lakabı alması muhtemeldir.Gdy udaje mu się go złapać, czesze sobie czarne wąsy.
Okurun gözünde, onun acımasız eleştirileri tarafsızlığıyla dengelenir.Na szczęście dla naszych bohaterów jego okrucieństwo idzie w parze z jego głupotą.
Eserde bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyası anlatılır.Ukazuje świat dorosłych widziany oczyma dziecka.
Yugoslavya Halk Ordusu’nu dünya kamuoyunun da gözünden düşürmüştür.Jednego przedstawiciela do PE wprowadził również eurosceptyczny Ruch Ludowy przeciw UE.
Oyun, Black Mesa'da çalışan güvenlik görevlisi Barney Calhoun'un gözünden tesiste yaşananları konu almaktadır.Spelets protagonist är en säkerhetsvakt, Barney Calhoun, som är anställd av Black Mesa Research Facility.
Amaterasu, babası İzanagi'nin sol gözünden doğmuştur.Amaterasu föddes ur Izanagis vänstra öga efter att han renat sig.
Okurun gözünde, onun acımasız eleştirileri tarafsızlığıyla dengelenir.Han besvarar deras förakt med brutalitet och godtyckliga bestraffningar.
1960'ların başlarında, tarihi destanlar seyircinin gözünden düşmüştü.I början på 1960-talet återupptäcktes hon av en journalist.
Rühmann izleyicilerin gözünde hiçbir zaman nasyonal sosyalistlerin adamı olarak görülmedi.Han uppger sig inte minnas att han någonsin betraktat sig som fascist eller nationalsocialist.
Kitap üçüncü kişinin gözünden anlatılmaktadır.Історія розповідається від третьої особи.
Ona göre herkesin gözünde iyi insandır.У будь-якій людині він знаходив гарну сторону.
Fakat bu her iki makale de bilim dünyasının gözünden kaçtı.Обидві ці літератури перебувають у полі зору вченого.
Bu gidiş Moskovalılar gözünde bir muammaydı.Такі думки не подобались московській цензурі.
Bir gözünde siyah bant bulunduğundan bu lakabı alması muhtemeldir.Той погоджується, після того як на його очах вибухає ще один чорношкірий хлопчик.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gözünde ile cümle - Sayfa 4 - gözünde kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App