Kötülüğe kötülükle karşılık vermeyin. Herkesin gözünde iyi olanı yapmaya dikkat edin.Repay no one evil for evil. Respect what is honorable in the sight of all men.
Çünkü yalnız Rabbin gözünde değil, insanların gözünde de doğru olanı yapmaya dikkat ediyoruz.Having regard for honorable things, not only in the sight of the Lord, but also in the sight of men.
RABbin gözünde kötü olanı yapan Omri, kendisinden önceki bütün krallardan daha çok kötülük yaptı.But Omri wrought evil in the eyes of the LORD, and did worse than all that were before him.
Çünkü senin gözünde bin yıl Geçmiş bir gün, dün gibi, Bir gece nöbeti gibidir.For a thousand years in thy sight are but as yesterday when it is past, and as a watch in the night.
Gelip geçenlerin gözünde viran olan ülkenin toprakları işlenecek.And the desolate land shall be tilled, whereas it lay desolate in the sight of all that passed by.
Ortak koşanları çağırdığın şey onların gözünde büyümektedir.Heavy is to idolaters what you invite them to.
Onlar o cehennemin gözünden kaçamazlar.And will not be removed from it.
Andolsun ki gafletteydin bundan, derken perdeyi kaldırdık gözünden, artık gözün keskin bugün.“You were in neglect of this, so We lifted your screen from you, and your vision today is keen.”
Ne yerde, ne de gökte zerre kadar hiç bir şey Rabbinin gözünden kaçmaz.Nor is hidden from thy Lord (so much as) the weight of an atom on the earth or in heaven.
Konjic'den bir avukat da, atölyeye gelmenin yeni kuralları onların gözünde canlandırdığını söylüyor.A lawyer from Konjic said coming to the workshop made the new rules come alive.
Koptaş: Çünkü Türkiye’deki aşırı milliyetçilerin gözünde çok tehlikeli biriydi.Koptas: Because he was very dangerous in the eyes of Turkish ultranationalists.
Pek çok diğer süreç de halkın gözünden uzakta eşzamanlı şekilde gerçekleşiyor.Many other processes are running simultaneously away from public eyes.
Sergide 2007'nin en önemli olayları en iyi foto muhabirlerin gözünden ortaya konuyor.It captures the most important events of 2007 through the eyes of the best photo journalists.
Üç sporcu birçok Sırp'ın gözünde kahraman oldu.The three athletes have become heroes in the eyes of many Serbs.
Öğrencilerden biri gözünden ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldı.One of the students was taken to hospital with a severe eye injury.
Renklerin optik karışımı görüntüleyicinin gözünde gerçekleşir.The optical mixing of colours occurs in the eye of the viewer.
Roman, adını aldığı karakterin gözünden yazılmıştır.The novel is narrated by the title character.
Tanrı'nın gözünden düşenler Matta 25: 32-33'te aktarıldığı üzere sola gönderilir.The Archangel Gabriel is sometimes called "God's left hand" and sits at God's left side.
O nedenle insanların gözünde korkutucu bir hastalık değildi.[1]People did not much fear it.[1]
Bir sanatçının gözünden Devoniyen florasıArtist's conception of Devonian flora
Bir sanatçının gözünden buzul çağındaki Dünya'nın buzul maksimumda sırasındaki hâli.An artist's impression of ice age Earth at glacial maximum.
Bir sanatçının gözünden öngezegen diskiAn artist's rendering of a protoplanetary disk
Rab'bin gözünde çok kötülük yaptı, onu öfkelendirdi."He did much evil in the sight of the Lord, provoking him to anger (ESV)."
Sadece özgürce yapılan takva ve ibadet, Tanrı'nın gözünde değerlidir." [1]Only free acts of piety and worship have merit in God's eyes."[92]
Bu çatışmalarda Cáceres, sol gözünden ağır şekilde yaralandı.During the fighting, Cáceres was severely wounded in the left eye.
Devam eden çalışması, sonunda birçok çevrecinin gözünden düşmesine yol açtı.His continued work eventually led to his falling out of favor with many environmentalists.
Yakınlarının gözünde nasıl birisin?Was für eine Person bist du in den Augen deiner Mitmenschen?
Bank memuru Arvid, sevgilisi Hanne'nin gözünde sıkıcı birisidir.Der Bankangestellte Arvid ist in den Augen seiner Freundin Hanne ein notorischer Langweiler.
O, Rab’bin gözünde büyük olacak.Denn er wird groß sein vor dem Herrn.
Sağ gözünden bir yumruk yemiştir ve pembe-beyaz bir gömlek giyer.Sie hat den Blick geradeaus Richtung Kamera gerichtet und trägt ein weißes T-Shirt.
Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni.Er war wie mein kleiner Bruder und wird mir sehr fehlen.
Bu eserde hikâye Watson isimli karakterin gözünden anlatılır.Für andere Vorkommen des Namens Watson siehe die Begriffsklärungsseite Watson.
Kitaplar belirli karakterlerin gözünden anlatılan bölümlere bölündü.Die Bücher sind wiederum in Kapitel unterteilt, in denen die einzelnen Arten beschrieben werden.
Ne var ki bu durum halkının gözünde bu bir kaçıştı.Das war in den Augen seiner Familie natürlich ein Skandal.
Hikâyenin odak karakter gözünden anlatılması gerekmez.Die Erzählperspektive ist nicht personifiziert.
Bir bakıma, Pers İmparatorluğu'nun Atinalılar gözünde uzak bir tehdit olduğunu görüyordu.Am Hof des Kaisers in Wien fürchtete man nun eine Bedrohung Österreichs.
Kamera yaratıkların gözünden bakar şekilde çekim yapmaktadır.Die Kameraarbeit würde klarer die Blicke der Darsteller einfangen.
Abisi onun gözündeki siyah sıvıyı durdurabilen tek kişidir.Die Henne dieser Art hat als einzige in der Gattung dunkelblaues Gefieder.
O, Rab’bin gözünde büyük olacak.Car il sera grand devant le Seigneur.
Annesinin daha önce gözünden tedavi olduğu bilinmektedir fakat bu durumun ölümüne olan etkisi bilinmemektedir.Elle avait reçu auparavant des soins à un œil, mais la cause exacte de sa mort est inconnue.
Kasım devrimi, onun gözünde, hiçbir gelişme getirmemişti.La Révolution belge ne trouve aucune grâce à ses yeux.
Tom De Witte, 1979'da iki gözünde de bir hastalıkla (bilateral congenital glaucoma) doğdu.Tom De Witte est né en 1979 en Belgique, avec un glaucome bilatéral congénital.
Gözünde gece görüş gözlüğü gibi bir gozlük taşır.Il revêt des lunettes de soleil de nuit comme de jour.
Buna rağmen çoğunlukla diğerlerinden daha az halkın gözünde gözükür.Mais souvent sans plus guère s’occuper des autres.
Görmediğin nedir, gözünden kaçıramazsın...Tu ne vois pas ce que je vois, tu ne sais pas ce que je sais...
Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni.C'était comme s'il était à moi et que je le laissais aller nulle part.
Bazen ender olarak, mavi gözlü insanların -genelde bir- gözünde kahverengi bir bölge görülür.Parfois, mais pas toujours, les chevaux à belle face peuvent avoir les yeux bleus.
Onu senin gözünde bu kadar özel yapan ne?¿Qué lo hace tan especial a tus ojos?
Amaterasu, babası İzanagi'nin sol gözünden doğmuştur.Amaterasu nace del ojo izquierdo de Izanagi.
Tacitus, Nero'nun Britannicus'un halkın gözündeki imajını bozmak için yaptığı sayısız denemeden bahseder.Tácito escribe que Nerón intentó en numerosas ocasiones socavar la imagen pública de Británico.
Bu durum, Hershel ve Dale Horvath'ın (Jeffrey DeMunn) gözünden kaçmaz.Sin embargo, tanto Hershel como Dale Horvath (Jeffrey DeMunn) son testigos de esto.
Hikâyenin odak karakter gözünden anlatılması gerekmez.El modelo no debe tener conocimiento directo sobre la vista.
Aynı zamanda, kadınlara erkeğin gözünden dünyayı anlatma rolünü de üstlenmektedir.Él conoce las ideas sobre la manera de como impresionar a los hombres desde el punto de vista de una mujer.
Bu eserde hikâye Watson isimli karakterin gözünden anlatılır.Hay debate en cuanto al nombre real de este personaje.
Bu olay, Fransız Devrimi'ne giden yolda, halkın gözündeki monarşinin kokuşmuşluğu inancını pekiştirdi.Significa que nuestra transición de la monarquía a la democracia es difícil.
Bazı Japonlar ülkelerinin yabancıların gözünde nasıl göründüğü hakkında endişeli.Alcuni giapponesi si preoccupano di come il loro paese appaia agli occhi degli stranieri.
Uzun saçlıdır ve sağ gözünde bir göz bandı vardır.Ha capelli lunghi celesti con un ciuffo sull'occhio destro.
Burada, yeşil bir mayo giymiştir ve gözünde kırmızı çerçeveli bir gözlüğü vardır.Ha una miopia estrema e per questo porta degli occhiali rossi molto spessi.
Ne var ki bu durum halkının gözünde bu bir kaçıştı.Questa era un’onta agli occhi dei suoi famigliari.
Rühmann izleyicilerin gözünde hiçbir zaman nasyonal sosyalistlerin adamı olarak görülmedi.Sul campo di battaglia, non abbiamo mai considerato i cinesi esseri umani.