Ana içeriğe geç
Sözlük

gözünde ile cümle

gözünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Но земля растлилась пред лицем Божиим, и наполнилась земля злодеяниями.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.ותשחת הארץ לפני האלהים ותמלא הארץ חמס׃
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.وفسدت الارض امام الله وامتلأت الارض ظلما.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.世 界 在 神 面 前 敗 壞 . 地 上 滿 了 強 暴
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.世界 在 神 面前 敗壞 . 地上 滿 了 強暴
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›a hovoríš: Moja náuka, je čistá, a vraj som čistý, Bože, v tvojich očiach.
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Albowiemeś powiedział: Czysta jest nauka moja, a jestem czystym przed oczyma twemi.
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Azt mondod: Értelmes az én beszédem, tiszta vagyok a te szemeid elõtt.
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Du siger: "Min Færd er lydeløs, og jeg er ren i hans Øjne!"
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Du sprichst: Meine Rede ist rein, und lauter bin ich vor deinen Augen.
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›in da bi dejal: „Čist je moj nauk in čist sem pred Tvojim obličjem“?!
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Jij beweert dat je het ware geloof hebt en rein bent in de ogen van God.
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›네 말이 내 도는 정결하고 나는 주의 목전에 깨끗하다 하는구나
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Menurut anggapanmu kata-katamu itu tak salah; menurut pendapatmu engkau bersih di hadapan Allah
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Nebo jsi řekl: Čisté jest učení mé, a čist jsem, ó Bože, před očima tvýma.
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Och skall du så få säga: »Vad jag lär är rätt, och utan fläck har jag varit inför dina ögon»?
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Og skal du få si: Ren er min lære, og skyldfri er jeg i dine øine?
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Pois dizes: A minha doutrina é pura, e limpo sou aos teus olhos.
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Sanoithan: `Minun opetukseni on selkeä, ja minä olen puhdas sinun silmissäsi`.
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Tú dices: "Mi doctrina es pura, y yo soy limpio ante tus ojos.
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Tu dici: «Pura è la mia condotta, io sono irreprensibile agli occhi di lui»
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Tu dis: Ma manière de voir est juste, Et je suis pur à tes yeux.
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Tu zici: ,Felul meu de a vedea este drept, şi sînt curat în ochii Tăi.` -
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Vì ông thưa cùng Ðức Chúa Trời rằng: Ðạo lý tôi là thanh tịnh; Tôi không nhơ bợn trước mặt Chúa.
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Vì ông thưa cùng Ðức_Chúa_Trời rằng : Ðạo lý tôi là thanh_tịnh ; Tôi không nhơ bợn trước mặt Chúa .
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Διοτι ειπες, Η ομιλια μου ειναι καθαρα, και ειμαι καθαρος ενωπιον σου.
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Защото ти казваш: Това, което говоря, е право, И аз съм чист пред Твоите очи.
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›Ты сказал: суждение мое верно, и чист я в очах Твоих.
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›ותאמר זך לקחי ובר הייתי בעיניך׃
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›اذ تقول تعليمي زكي وانا بار في عينيك.
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›你 說 、 我 的 道 理 純 全 、 我 在 你 眼 前 潔 淨
Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun, ‹Senin gözünde temizim.›你 說 、 我 的 道理 純全 、 我 在 你 眼前 潔淨
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››A budeš znevážené samo sebou pred očami národov a zvieš, že ja som Hospodin.
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››A zavrženo jsuc před očima pohanů, poznáš, že já jsem Hospodin.
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››Bấy giờ chính mình mầy sẽ bị khinh dể trước mắt các dân tộc, và mầy sẽ biết rằng ta là Ðức Giê-hô-va.
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››Bấy_giờ chính mình mầy sẽ bị khinh_dể trước_mắt các dân_tộc , và mầy sẽ biết rằng ta là Ðức_Giê - hô-va .
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››daß du bei den Heiden mußt verflucht geachtet werden und erfahren, daß ich der HERR sei.
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››Du skal bli vanhelliget ved din egen skyld for folkenes øine, og du skal kjenne at jeg er Herren.
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››Du skall bliva vanärad inför folkens ögon, genom din egen skuld; och du skall förnimma att jag är HERREN.
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››Engkau akan dihina oleh bangsa-bangsa lain, maka tahulah engkau bahwa Akulah TUHAN.
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››E tu serás profanada em ti mesma, aos olhos das nações, e saberás que eu sou o Senhor.
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››Fui profanado en ti a vista de las naciones. Y sabrás que yo soy Jehovah.'
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››I będziesz splugawione przed oczyma pogan, aż poznasz, żem Ja Pan.
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››In oskruniš se samo po sebi pred očmi narodov; in spoznaš, da sem jaz GOSPOD.
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››jeg vil lade mig vanære ved dig for Folkenes Øjne; og du skal kende, at jeg er HERREN.
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››네가 자기 까닭으로 열국의 목전에서 수치를 당하리니 나를 여호와인줄 알리라 하셨다 하라
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››poi ti riprenderò in eredità davanti alle nazioni e tu saprai che io sono il Signore»
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››S örökségül bírlak téged a pogányok szeme láttára, és megtudod, hogy én vagyok az Úr.
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››Tu seras souillée par toi-même aux yeux des nations, et tu sauras que je suis l`Éternel.
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››U zult worden onteerd in de ogen van de volken en er achter komen dat Ik de HERE ben."
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››Vei fi spurcată astfel de tine însăţi înaintea neamurilor, şi vei şti că Eu sînt Domnul.``
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››Και θελεις βεβηλωθη εν σοι ενωπιον των εθνων, και θελεις γνωρισει οτι εγω ειμαι ο Κυριος.
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››И сделаешь сам себя презренным перед глазами народов, и узнаешь, что Я Господь.
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››И ще бъдеш омърсен в себе си пред народите; И ще познаеш, че Аз съм Господ.
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››ונחלת בך לעיני גוים וידעת כי אני יהוה׃
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››وتتدنسين بنفسك امام عيون الامم وتعلمين اني انا الرب
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››你 必 在 列 國 人 的 眼 前 因 自 己 所 行 的 被 褻 瀆 . 你 就 知 道 我 是 耶 和 華
Ulusların gözünde aşağılanacak ve benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››你 必 在 列國 人 的 眼前 因 自己 所 行 的 被 褻瀆 . 你 就 知道 我 是 耶和華
Ve bu araç, çok basitçe, Chris'in de önerdiği gibi, bizi, bize bitkilerin ve hayvanların gözünden baktırıyor.Jak naznačil Chris, ten nástroj je prostě dívat se na nás a na svět z pohledu rostliny nebo zvířete.
Ve bu araç, çok basitçe, Chris'in de önerdiği gibi, bizi, bize bitkilerin ve hayvanların gözünden baktırıyor.그리고 그 도구는, 아주 간단하게 말해서, 크리스가 제시했듯이, 우리와 세상을 식물이나 동물의 관점에서 바라보는 것입니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod