Şimdi geri dön ve esenlikle git. Filist beylerinin gözünde ters bir davranışta bulunma.››Sebab itu pulanglah dengan selamat, dan janganlah melakukan sesuatu yang menimbulkan kemarahan mereka.
Şimdi geri dön ve esenlikle git. Filist beylerinin gözünde ters bir davranışta bulunma.››So kehre nun um und gehe hin mit Frieden, auf daß du nicht übel tust vor den Augen der Fürsten der Philister.
Şimdi geri dön ve esenlikle git. Filist beylerinin gözünde ters bir davranışta bulunma.››Vậy bây giờ, hãy lui về và đi bình an, hầu cho khỏi mất lòng các quan trưởng Phi-li-tin.
Şimdi geri dön ve esenlikle git. Filist beylerinin gözünde ters bir davranışta bulunma.››Vậy bây_giờ , hãy lui về và đi bình_an , hầu cho khỏi mất_lòng các quan trưởng Phi-li-tin .
Şimdi geri dön ve esenlikle git. Filist beylerinin gözünde ters bir davranışta bulunma.››Vend nu derfor tilbage og gå bort i Fred, for at du ikke skal gøre noget, som mishager Filisternes Fyrster!"
Şimdi geri dön ve esenlikle git. Filist beylerinin gözünde ters bir davranışta bulunma.››Volta, pois, agora, e vai em paz, para não desagradares os chefes dos filisteus.
Şimdi geri dön ve esenlikle git. Filist beylerinin gözünde ters bir davranışta bulunma.››Zato se zdaj vrni in pojdi v miru, da ne storiš, kar bi se videlo hudo filistejskim knezom.
Şimdi geri dön ve esenlikle git. Filist beylerinin gözünde ters bir davranışta bulunma.››τωρα λοιπον επιστρεψον και υπαγε εν ειρηνη, δια να μη φερης δυσαρεσκειαν εις τους σατραπας των Φιλισταιων.
Şimdi geri dön ve esenlikle git. Filist beylerinin gözünde ters bir davranışta bulunma.››Итак, возвратись теперь, и иди с миром и не раздражай князей Филистимских.
Şimdi geri dön ve esenlikle git. Filist beylerinin gözünde ters bir davranışta bulunma.››ועתה שוב ולך בשלום ולא תעשה רע בעיני סרני פלשתים׃
Şimdi geri dön ve esenlikle git. Filist beylerinin gözünde ters bir davranışta bulunma.››فالآن ارجع واذهب بسلام ولا تفعل سوءا في اعين اقطاب الفلسطينيين
Şimdi geri dön ve esenlikle git. Filist beylerinin gözünde ters bir davranışta bulunma.››現 在 你 可 以 平 平 安 安 的 回 去 、 免 得 非 利 士 人 的 首 領 不 歡 喜 你
Şimdi geri dön ve esenlikle git. Filist beylerinin gözünde ters bir davranışta bulunma.››現 在 你 可以 平平安安 的 回去 、 免得 非利士人 的 首領不歡喜你
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Thế_gian bấy_giờ đều bại_hoại trước mặt Ðức_Chúa_Trời và đầy_dẫy sự hung_ác .
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,Als God zelfs de engelen niet volledig vertrouwt en zelfs de hemelen in Zijn ogen niet volkomen rein zijn,
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,An při svatých jeho není dokonalosti, a nebesa nejsou čistá před očima jeho,
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,Bahkan kepada malaikat pun Allah tidak percaya; mereka tidak suci pada pemandangan-Nya
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,Dacă n'are încredere Dumnezeu nici în sfinţii Săi, dacă nici cerurile nu sînt curate înaintea Lui,
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,Ecco, neppure dei suoi santi egli ha fiducia e i cieli non sono puri ai suoi occhi
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,Eis que Deus não confia nos seus santos, e nem o céu é puro aos seus olhos;
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,End ikke sine Hellige tror han, og Himlen er ikke ren i hans Øjne,
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,Endog på sine hellige stoler han ikke, og himlene er ikke rene i hans øine,
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,Glej, svetnikom svojim ne upa in nebesa niso čista v njegovih očeh!
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,Hľa, neverí ani svojim svätým, a nebesia nie sú čisté v jeho očiach!
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,Ímé, még az õ szenteiben sem bízok, az egek sem tiszták az õ szemében:
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,Katso, pyhiinsäkään hän ei luota, eivät taivaatkaan ole puhtaat hänen silmissänsä,
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,하나님은 그 거룩한 자들을 믿지 아니 하시나니 하늘이라도 그의 보시기에 부정하거든
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,Oto i w świętych jego niemasz doskonałości, i niebiosa nie są czyste w oczach jego.
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,Se, ej ens på sina heliga kan han förlita sig, och himlarna äro icke rena inför hans ögon;
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,Si Dieu n`a pas confiance en ses saints, Si les cieux ne sont pas purs devant lui,
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,Si Dios no se fía ni de sus santos, ni aun los cielos son puros ante sus ojos
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,Siehe, unter seinen Heiligen ist keiner ohne Tadel, und die im Himmel sind nicht rein vor ihm.
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,Ιδου, εις τους αγιους αυτου δεν εμπιστευεται και οι ουρανοι δεν ειναι καθαροι εις τους οφθαλμους αυτου
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,Вот, Он и святым Своим не доверяет, и небеса нечисты в очах Его:
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,Ето, на светите Си ангели Той не се доверява, И небесата не са чисти в очите Му;
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,הן בקדשו לא יאמין ושמים לא זכו בעיניו׃
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,هوذا قديسوه لا يأتمنهم والسموات غير طاهرة بعينيه.
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,神 不 信 靠 他 的 眾 聖 者 、 在 他 眼 前 天 也 不 潔 淨
Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,神 不 信 靠 他 的 眾聖者 、 在 他 眼 前天 也 不 潔淨
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Διεφθαρη δε η γη ενωπιον του Θεου, και ενεπλησθη η γη αδικιας.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.И земята се разврати пред Бога; земята се изпълни с насилие.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Aber die Erde war verderbt vor Gottes Augen und voll Frevels.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.A föld pedig romlott vala Isten elõtt és megtelék a föld erõszakoskodással.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Ale země byla porušena před Bohem, a naplněna byla země nepravostí.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Ale ziemia popsowała się była przed Bogiem; i napełniła się nieprawością.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.A terra, porém, estava corrompida diante de Deus, e cheia de violência.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.A zem bola porušená pred Bohom a zem bola naplnená ukrutnosťou.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.In de loop van de tijd werden de mensen steeds slechter en gewelddadiger in de ogen van God.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.In zemlja je bila popačena pred obličjem Božjim, in zemlja je bila napolnjena s silovitostjo.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.때에 온 땅이 하나님 앞에 패괴하여 강포가 땅에 충만한지라
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.La terre était corrompue devant Dieu, la terre était pleine de violence.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.La tierra estaba corrompida delante de Dios; estaba llena de violencia
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Ma la terra era corrotta davanti a Dio e piena di violenza
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Men jorden blev alltmer fördärvad för Guds åsyn, och jorden uppfylldes av våld.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Men jorden blev fordervet for Guds åsyn, og jorden blev full av urett.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Men Jorden fordærvedes for Guds Øjne, og Jorden blev fuld af Uret;
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Mutta maa turmeltui Jumalan edessä, ja maa tuli täyteen väkivaltaa.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Pămîntul era stricat înaintea lui Dumnezeu, pămîntul era plin de silnicie.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Tetapi semua orang lainnya jahat dalam pandangan Allah, dan kekejaman terdapat di mana-mana
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Thế gian bấy giờ đều bại hoại trước mặt Ðức Chúa Trời và đầy dẫy sự hung ác.