Denizcilerin gözünde bu adalar büyülüydüבמחשבותיהם של הספנים "הגאלאפאגוס היו: "לאס אנקנטאדאס .מכושפים
Denizcilerin gözünde bu adalar büyülüydüفي عقول الملاحين غالاباغوس كانت لاس أينكانتاداس، مسحورة
Devletin gözünde, kendi koyduğu standartlara saygı göstermeyen herkes bir korsandır.정부의 입장에서는 통치 권자가 정한 원칙을 존중하지 않는 모두가 해적인 셈이지요.
Devletin gözünde, kendi koyduğu standartlara saygı göstermeyen herkes bir korsandır.С государственной точки зрения, любой, кто не подчиняется стандартам, установленным законом является пиратом.
Devletin gözünde, kendi koyduğu standartlara saygı göstermeyen herkes bir korsandır.法規制者の課した規則を尊重しない者は誰でも海賊である。 そのようなわけで、海賊とは認識の問題であり、
Dünyaya başka canlıların gözünden bakma fikrini daha iyi incelemek için bir çiftliğe gitmiştim.다른 종의 관점에서 세상을 바라보는 이 아이디어를 실제로 실천하고 있는 농장을 찾아서 저는 거기 갔습니다.
Dünyaya başka canlıların gözünden bakma fikrini daha iyi incelemek için bir çiftliğe gitmiştim.Saya mencari pertanian yang menerapkan ide untuk melihat segalanya dari sudut pandang spesies lain.
Dünyaya başka canlıların gözünden bakma fikrini daha iyi incelemek için bir çiftliğe gitmiştim.Έψαχνα για ένα αγρόκτημα που εφάρμοζε την ιδέα μου να βλέπουμε τον κόσμο με τα μάτια άλλων ειδών.
Dünyaya başka canlıların gözünden bakma fikrini daha iyi incelemek için bir çiftliğe gitmiştim.Търсех ферма, където идеята да се погледне през очите на другите видове е наистина осъществена.
Dünyaya başka canlıların gözünden bakma fikrini daha iyi incelemek için bir çiftliğe gitmiştim.ذهبت بحثا عن مزرعة حيث هذه الأفكار عن النظر للأشياء من وجهة نظر الفصائل ... مطبقا فعلا
Dünyaya başka canlıların gözünden bakma fikrini daha iyi incelemek için bir çiftliğe gitmiştim.実際に取り入れている農場を探しにいって そしてジョール・サラチンという農場主に出会い
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Az ő szemével kell nézzük a világot.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Chúng tôi phải nhìn thế giới qua con mắt của cô bé
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Dovevamo vedere il mondo attraverso i suoi occhi.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.그 아기의 눈을 통해 세상을 봐야했습니다.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Museli sme vidieť svet jej očami.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Musieliśmy zobaczyć świat jej oczami.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Nous devions voir le monde à travers ses yeux.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Teníamos que ver el mundo a través de sus ojos.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Tivemos de ver o mundo através dos seus olhos.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.We moesten in feite in haar lichaam treden. De wereld door haar ogen zien.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Wir mussten uns im Grunde in einen Körper hineinversetzen. Wir mussten die Welt durch ihre Augen sehen.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Έπρεπε να δούμε τον κόσμο μέσα από τα μάτια της.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Мы посмотрели на мир её глазами.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Трябва да видим света през нейните очи.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.האם היא חושבת עלי? האם היא חושבת על אחרים?"
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.كان علينا أن نرى العالم من خلال عينيها.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.視線を追いかける新技術を
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.Aber die Kinder Israel taten fürder übel vor dem HERRN, da Ehud gestorben war.
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.A keď zomrel Ehúd, zase robili synovia Izraelovi to, čo je zlé v očiach Hospodinových.
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.Copiii lui Israel iarăş au făcut ce nu place Domnului, după moartea lui Ehud.
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.Da Ehud var død, gjorde Israels barn atter det som var ondt i Herrens øine.
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.De az Izráel fiai azután is gonoszul cselekedének az Úrnak szemei elõtt, mikor Ehud meghalt.
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.Después de la muerte de Ehud, los hijos de Israel volvieron a hacer lo malo ante los ojos de Jehovah
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.Eud era morto e gli Israeliti tornarono a fare ciò che è male agli occhi del Signore
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.In sinovi Izraelovi so zopet delali, kar je bilo zlo v očeh GOSPODOVIH, ko je bil Ehud umrl.
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.에훗의 죽은 후에 이스라엘 자손이 또 여호와의 목전에 악을 행하매
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.Les enfants d`Israël firent encore ce qui déplaît à l`Éternel, après qu`Éhud fut mort.
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.Mas os filhos de Israel tornaram a fazer o que era mau aos olhos do Senhor, depois da morte de Eúde.
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.Men da Ehud var død, blev Israelitterne ved at gøre, hvad der var ondt i HERRENs Øjne.
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.Men Israels barn gjorde åter vad ont var i HERRENS ögon, när Ehud var död.
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.Mutta Eehudin kuoltua israelilaiset tekivät jälleen sitä, mikä oli pahaa Herran silmissä.
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.Po smrti pak Ahoda činili opět synové Izraelští to, což jest zlého před očima Hospodinovýma.
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.Potem znowu synowie Izraelscy czynili złe przed oczyma Pańskiemi po śmierci Aodowej.
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.Sau khi Ê - hút đã qua_đời , dân Y-sơ-ra-ên lại làm điều ác trước mặt Ðức_Giê - hô-va .
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.Sau khi Ê-hút đã qua đời, dân Y-sơ-ra-ên lại làm điều ác trước mặt Ðức Giê-hô-va.
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.Setelah Ehud meninggal, bangsa Israel berdosa lagi kepada TUHAN
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.Και επραξαν οι υιοι Ισραηλ παλιν πονηρα ενωπιον του Κυριου, αφου ετελευτησεν ο Αωδ.
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.И подир смъртта на Аода израилтяните пак сториха зло пред Господа.
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.Когда умер Аод, сыны Израилевы стали опять делать злое пред очами Господа.
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.ויספו בני ישראל לעשות הרע בעיני יהוה ואהוד מת׃
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.وعاد بنو اسرائيل يعملون الشر في عيني الرب بعد موت اهود.
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.以 笏 死 後 、 以 色 列 人 又 行 耶 和 華 眼 中 看 為 惡 的 事
Ehutun ölümünden sonra İsrailliler yine RABbin gözünde kötü olanı yaptılar.以笏 死後 、 以色列人 又 行 耶和華 眼 中看 為惡 的 事
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,Apoi a zis: ,,Doamne, dacă am căpătat trecere în ochii Tăi, nu trece, rogu-Te, pe lîngă robul Tău.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,A povedal: Môj Pane, ak som našiel milosť v tvojich očiach, prosím, neobídi svojho služobníka!
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,A řekl: Pane můj, jestliže jsem nyní nalezl milost před očima tvýma, prosím, nepomíjej služebníka svého.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,dicendo: «Mio signore, se ho trovato grazia ai tuoi occhi, non passar oltre senza fermarti dal tuo servo
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,e disse: Meu Senhor, se agora tenho achado graça aos teus olhos, rogo-te que não passes de teu servo.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,És monda: Jó Uram, ha kedves vagyok te elõtted, kérlek, ne kerüld el a te szolgádat.