Ana içeriğe geç
Sözlük

gözünde ile cümle

gözünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Por isso me retribuiu o Senhor conforme a minha justiça, conforme a minha pureza diante dos meus olhos.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Por tanto, Jehovah me ha recompensado conforme a mi justicia, conforme a mi limpieza ante sus ojos
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Protož odplatil mi Hospodin podlé spravedlnosti mé, vedlé čistoty mé před očima jeho.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Przetoż oddał mi Pan według sprawiedliwości mojej, według czystości mojej przed oblicznością oczu swych.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Sentähden Herra palkitsee minulle vanhurskauteni mukaan, sen mukaan kuin olen puhdas hänen silmiensä edessä.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Vì vậy, Ðức Giê-hô-va đã báo tôi tùy sự công bình tôi, Thưởng tôi theo sự tinh sạch tôi trước mặt Ngài.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Vì_vậy , Ðức_Giê - hô-va đã báo tôi tùy sự công_bình tôi , Thưởng tôi theo sự tinh sạch tôi trước mặt Ngài .
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Затова ми въздаде Господ според правдата ми, Според чистотата ми пред очите Му.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.И воздал мне Господь по правде моей, по чистоте моей пред очами Его.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.וישב יהוה לי כצדקתי כברי לנגד עיניו׃
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.فيرد الرب عليّ كبرّي وكطهارتي امام عينيه
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.所 以 耶 和 華 按 我 的 公 義 、 按 我 在 他 眼 前 的 清 潔 、 賞 賜 我
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.所以 耶和華 按 我 的 公義 、 按 我 在 他 眼前 的 清潔 、 賞賜我
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››Da sa de: Du har holdt oss i live; la oss finne nåde for min herres øine, så skal vi være Faraos træler.
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››De svarede: "Du har reddet vort Liv; måtte vi eje min Herres Gunst, så vil vi være Faraos Trælle!"
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››Jawab mereka, "Tuan telah menyelamatkan kami dan kami berterima kasih. Kami rela menjadi hamba raja.
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››그들이 가로되 주께서 우리를 살리셨사오니 우리가 주께 은혜를 입고 바로의 종이 되겠나이다
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››Oni pa reko: Ohranil si nam življenje; najdemo naj milost v očeh gospoda svojega, in bodemo hlapci Faraonovi.
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››"U hebt onze levens gered", vonden de mensen. "Wij zullen Farao graag dienen als lijfeigenen."
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››И те рекоха: Ти опази живота ни; нека придобием благоволението на господаря си, и ще бъдем слуги на Фараона.
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››Они сказали: ты спас нам жизнь; да обретем милость в очах господина нашего и да будем рабами фараону.
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››ויאמרו החיתנו נמצא חן בעיני אדני והיינו עבדים לפרעה׃
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››فقالوا احييتنا. ليتنا نجد نعمة في عيني سيدي فنكون عبيدا لفرعون.
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››他 們 說 、 你 救 了 我 們 的 性 命 、 但 願 我 們 在 我 主 眼 前 蒙 恩 、 我 們 就 作 法 老 的 僕 人
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››他 們說 、 你 救 了 我 們 的 性命 、 但願 我 們 在 我 主 眼前 蒙恩 、 我們 就 作法 老的 僕人
Cevap hayır, ve dünyayı güçlülerin gözünden görenler uyarılmalıdır.A resposta é "não". E aqueles que vêem o mundo através dos olhos do Poder que fiquem avisados.
Cevap hayır, ve dünyayı güçlülerin gözünden görenler uyarılmalıdır.A válasz nem. És akik a világot a hatalomból nézik jobb ha felkészülnek.
Cevap hayır, ve dünyayı güçlülerin gözünden görenler uyarılmalıdır.Jawabnya, tidak dan mereka yang memandang dunia melalui mata sang penguasa haruslah berhati-hati
Cevap hayır, ve dünyayı güçlülerin gözünden görenler uyarılmalıdır.Nie można się z tym zgodzić, ci którzy widzą świat z pozycji bogatych i potężnych, powinni być ostrzeżeni
Cevap hayır, ve dünyayı güçlülerin gözünden görenler uyarılmalıdır.Och de ser världen genom ögonen på de mäktiga bör vara varnade.
Cevap hayır, ve dünyayı güçlülerin gözünden görenler uyarılmalıdır.Odgovor je ne. In tiste, ki vidjo svet skozi oči močnih, moramo opozoriti.
Cevap hayır, ve dünyayı güçlülerin gözünden görenler uyarılmalıdır.Odpoveď znie, nie. A tí, ktorí sa na svet pozerajú optikou mocných, by mali byť na pozore.
Cevap hayır, ve dünyayı güçlülerin gözünden görenler uyarılmalıdır.Ответа нет, и те, кто смотрит на мир глазами могущества, должны быть предостережены
Cevap hayır, ve dünyayı güçlülerin gözünden görenler uyarılmalıdır.Отговорът е НЕ и тези, които виждат света през погледа на силните, са предупредени:
Cevap hayır, ve dünyayı güçlülerin gözünden görenler uyarılmalıdır..התשובה היא לא ואלו שרואים את העולם ,מנקודת הכוח ,כדאי שיזהירו אותו
Cevap hayır, ve dünyayı güçlülerin gözünden görenler uyarılmalıdır.世界を理解している 人々への警告です 人々は圧政と忘却から 目覚めています
Çevirmen: JR'ın gözünde görünmez olmaya çalıştım.통역사: 저는 JR의 눈에 녹아들려고 했지만
Çevirmen: JR'ın gözünde görünmez olmaya çalıştım.מתורגמן: אז ניסיתי להיעלם לתוך עינו של JR,
Çevirmen: JR'ın gözünde görünmez olmaya çalıştım.المترجم: حاولت أن أختفي في عيون JR،
Çevirmen: JR'ın gözünde görünmez olmaya çalıştım.でもJR は目の大きな モデルしか使いません
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.이제 우리는 성을 2개의 다른 이상 보다는 하나의 스펙트럼으로 봐야합니다
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Det är dags att vi alla ser på kön som ett spektrum istället för två motsatta ideal.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Es la hora de ver el género como un espectro, en vez de como dos conjuntos de ideales opuestos.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Está na hora de todos vermos os gêneros como espectros, ao invés de dois lados com interesses opostos.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Nastal čas aby jsme všichni vnímali pohlaví jako spektrum a ne jako dvě opačné myšlenky.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Nastal čas aby sme všetci vnímali pohlavie ako spektrum a nie ako dve opačné myšlienky.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.We moeten gender op een spectrum gaan zien in plaats van als tegenstellingen.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Είναι επιτέλους καιρός να αντιληφθούμε όλοι το φύλο ως ένα φάσμα αντί σαν δύο σετ αντίθετων ιδανικών.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Нам давно настав час поглянути на гендер як на складну систему, а не як на два протилежних полюси.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Нам давно пора взглянуть на гендер как на сложную систему, а не как на два идеальных полюса.
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Eu cred ca e mai bine sa se casatoreasca , si cred ca arata bine impreuna
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Ho pensato fosse meglio farli sposare, e sarebbe meglio anche davanti agli occhi degli altri..
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Ich dachte,sie könnten genauso gut verheiratet sein und es würde aussehen in ihren Augen.
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Ik dacht dat ze net zo goed getrouwd konden zijn en het zou er ook beter uitzien voor de buitenwereld.
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Jag tyckte att dom kunde vara gifta och det ser bättre ut i andras ögon också.
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Je pensais qu'il serait peut-être mieux de les marier, et cela paraîtrait mieux aux yeux des autres.
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Kupikir lebih baik mereka menikah saja, dan itu akan lebih baik juga di mata orang lain.
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Mislila sem si, da bi ju bilo bolje poročiti, pa še pred drugimi bi bilo videti bolj primerno.
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Pomyslałam, że oni równie dobrze być małżeństwem, a to będzie lepiej wyglądać w oczach innych.
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Tôi nghĩ bọn trẻ cũng nên kết hôn, thế sẽ tốt hơn trong mắt mọi người.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod