gözün ile cümle

gözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gözünü döndür de bak, bir bozukluk görüyor musun?Turn your eyes again. Do you see any fissures?
Sonra gözünü tekrar tekrar döndür (bak).Turn your eyes again and again.
Onlar o cehennemin gözünden kaçamazlar.And will not be removed from it.
Gözünüzü açın, bunlar bozguncuların ta kendileridir, lâkin şuurları yok, farkında değiller.Yet they are surely mischief-mongers, even though they do not know.
"Ye, iç ve gözün aydın olsun.Eat and drink, and be at peace.
Gözün kamaştığı,Yet when the eyes are dazzled,
Zaten, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.Then you will see it with the eye of certainty.
Gözünüzü açın, göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır! Gözünüzü açın, Allah'ın vaadi haktır!Pay heed! Indeed everything that is in the heavens and the earth belongs only to Allah; pay heed!
Gözünüzü açın!Pay heed!
Böyleleri, inanan ve gönülleri Allah'ın zikriyle/Kur'an'ıyla tatmin bulan kişilerdir. Gözünüzü açın!“Those who accepted faith and whose hearts gain solace from the remembrance of Allah; pay heed!
Toplumuna şöyle dedi: "Gözünüz göre göre şu iğrençliği yapıyorsunuz ha!"You stoop to the shameful whereas you can see?”
Gözünüzü açıp kendinize gelin!Pay heed!
Hepsi, belirlenmiş bir süreye kadar akar gider. Gözünüzü açın; Azîz'dir O, Gaffâr'dır.He only is the Most Honourable, the Oft Forgiving.
Açın gözünüzü!Pay heed!
Gözünüzü açın, Allah'ın vaadi haktır! Ama onların çokları bilmiyorlar.Why, surely God's promise is true; but the most of them have no knowledge
Açın gözünüzü, Allah'ın vaadi muhakkak ki, haktır, gerçektir. Lâkin onların çoğu bunu bilmezler.Why, surely God's promise is true; but the most of them have no knowledge
Artık gözünüzü açın!By no means!
Andolsun ki gafletteydin bundan, derken perdeyi kaldırdık gözünden, artık gözün keskin bugün.“You were in neglect of this, so We lifted your screen from you, and your vision today is keen.”
Gözünüzü açın! Gönüller yalnız Allah'ın zikriyle/Kur'an'la tatmin bulur.Surely, it is in the remembrance of God that hearts find comfort.”
Sen tümüyle bundan gafildin. Şimdi biz örtünü kaldırdık; bugün gözün çelik gibi keskindir.“You were in neglect of this, so We lifted your screen from you, and your vision today is keen.”
Biz sen(in gözün)den perdeni açtık; bugün artık gözün keskindir" (dedi).Now We have removed your veil and so your vision today is sharp.
Gözünüzü açın! Hüküm yalnız O'nundur.Behold, His is the judgement.
Ama perdeni üstünden kaldırıverdik. Bugün gözün keskin mi keskin.Now We have removed your veil and so your vision today is sharp.
Şimdi senden gaflet perdesini kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir." der.Now We have removed your veil and so your vision today is sharp.
İşte gözünün önünden perdeyi kaldırdık, şimdi artık gözün pek keskindir!” [19,38; 32,12]Now We have removed your veil and so your vision today is sharp.
Şimdi biz örtünü kaldırdık; bugün gözün çelik gibi keskindir.Now We have removed your veil and so your vision today is sharp.
Derken ona ruhumuzu göndermiştik de gözüne, azası düzgün bir insan şeklinde görünmüştü.Then We sent unto her Our Spirit and it assumed for her the likeness of a perfect man.
Bugün artık gözün keskindir (denir).Now We have removed from thee thy covering, and piercing is thy sight this day.
Bugün gözün keskin mi keskin.Today your sight is sharp'
Bugün artık gözün keskindir." der.Today your sight is sharp'
Gözünüzü açın! Allah Muhît'tir, her şeyi çepeçevre kuşatmıştır.Unquestionably He is, of all things, encompassing.
Attıkları anda halkın gözünü boyadılar, korkuttular ve büyük bir büyü yaptılar.Their great magic bewitched people's eyes and terrified them.
Onların bazılarına, sınamak için verdiğimiz dünya hayatının süslerine gözünü dikme.Do not be envious of what We have given to some people as means of enjoyment and worldly delight.
Ne yerde, ne de gökte zerre kadar hiç bir şey Rabbinin gözünden kaçmaz.Nor is hidden from thy Lord (so much as) the weight of an atom on the earth or in heaven.
Balık gözüne benzeyen bir ekran büyüteciNameA screen magnifier that looks like a fisheye lens
Kuş Gözünü Etkinleştir/ PasifleştirEnable/ Disable Bird's Eye
Gazprom gözünü Sırp petrol tekelliğine diktiGazprom eyes Serbian oil monopoly
İş dünyası: Pepsi gözünü Sırp soda şirketine diktiBusiness: Pepsi eyes Serbian mineral water company
Karadağ gözünü elektrik ihracatçısı olmaya diktiMontenegro sets sights on becoming electricity exporter
Bilim ve Teknoloji: Sırbistan gözünü Red Hat ile ortaklığa diktiScience and Technology: Serbia eyes partnership with Red Hat
Konjic'den bir avukat da, atölyeye gelmenin yeni kuralları onların gözünde canlandırdığını söylüyor.A lawyer from Konjic said coming to the workshop made the new rules come alive.
Onun gözüne özellikle iki fotoğraf çarpmış.Two photos in particular caught his eye.
Rumen lider Basescu gözünü yarı başkanlı cumhuriyete diktiRomania's Basescu eyes semi-presidential republic
Yabancı şirketler gözünü Telekom Srbija'nın hisselerine diktilerForeign companies eye stake in Telekom Srbija
Avrupa'nın en yeni ülkesi gözünü NATO üyeliğine diktiEurope's newest state eyes NATO membership
Koptaş: Çünkü Türkiye’deki aşırı milliyetçilerin gözünde çok tehlikeli biriydi.Koptas: Because he was very dangerous in the eyes of Turkish ultranationalists.
Karadağ gözünü yükseğe diktiMontenegro sets its sights high
Bu konuda bir mesajım var: yüzünüze gözünüze bulaştırmayın.I have one message: don't bungle it.
Pek çok diğer süreç de halkın gözünden uzakta eşzamanlı şekilde gerçekleşiyor.Many other processes are running simultaneously away from public eyes.
Bakan, AK ve Karadağ halkının gözünün artık hükümetin üzerinde olduğunu belirtti.He said the government is now under the scrutiny of the EC and the Montenegrin public.
Hırvatistan, gözünü Avrupa’nın turizmdeki süper gücü olma hedefine dikti.Croatia has set its sights on becoming a European tourism superpower.
Kosova gözünü yenilenebilir enerji hedeflerine diktiKosovo sets sights on renewable energy goals
Sergide 2007'nin en önemli olayları en iyi foto muhabirlerin gözünden ortaya konuyor.It captures the most important events of 2007 through the eyes of the best photo journalists.
Olimpiyatlar: Hırvat Vlasiç gözünü altın madalyaya diktiOlympics: Croatia's Vlasic sets sights on gold
Üç sporcu birçok Sırp'ın gözünde kahraman oldu.The three athletes have become heroes in the eyes of many Serbs.
Vücudundaki çok sayıdaki yaranın yanı sıra, bir gözünün görme yeteneğini de kaybetmiş.Besides the many scars on her body, she has lost sight in one eye.
Şirket, gözünü yaklaşık 10 milyon nüfuslu Türk gurbetçilerine dikti.The company has set its sights on the approximately 10 million-strong Turkish diaspora.
Öğrencilerden biri gözünden ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldı.One of the students was taken to hospital with a severe eye injury.
Bağımsızlığını yeni kazanan Karadağ, gözünü Uluslararası Denizcilik Örgütüne üye olmaya dikti.Newly independent Montenegro has set its sights on joining the International Maritime Organisation.
Bir İtalyan havayolu şirketi gözünü Sırbistan çıkışlı seferlere dikti.An Italian air carrier eyes regular flights from Serbia.

İlgili Sayfalar