gözün ile cümle

gözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bizce sen, sadece yemeğiyle oynayan ve boşluğa gözünü diken sen olduğun için özelsin.We think you're special just being you -- playing with your food and staring into space.
Kendinden geç Gözün korkmasın Kendini özgür bırakWyzwól się od zastraszenia, bądź wolny, niech twój umysł się wyzwoli.
Gözüne parlak bir ışık tutarsan gözün tepki verir.When you shine a bright light in the eye it responds.
Gözün dili.It's the language of the eye.
Işık ışınının sizin gözünüze geldiği yönden tespit ederiz.Well, we deduce it by the direction that the ray is traveling as it enters our eye, right?
Peki gökadadan çıkan başka bir ışık ışını gözlemcinin gözüne ulaşmış olabilir mi?Is there any other ray of light that could make into the observer's eye from that galaxy?
Gözünüz kulağınız olacağım !I'will be your eyes and ears in town !
Gözünüzde canlandırmanız zor olabilir diye düşündüm, ve bunu üç boyutlu bir grafikte gösterdim.And here it's kind of hard to visualize, so I graphed it as a three dimensional surface. 3D.
Bir torpido gözüne koyulabilecekler...They can be put in a glove compartment, OK.
Böylesi güç sembolleriyle dolu bir galeriye girdiğinizde gözünüz korkuyor.And you can't help, but be intimidated when you walk into this gallery with the presence of power.
Gözünüzde canlandırmanın zor olduğunu biliyorum.I know it's hard to imagine.
Toplumun gözünde belki bu adam şapşalın tekidir.And the issue here is, one, what did this person do to earn it
Umuyorum gözünüzde canlandırabiliyorsunuz.So I hope you can visualize it.
Senin gözüne Sen bazı yeni enfeksiyon alınTake thou some new infection to thy eye,
Bu birçok gözünde kitap zafer paylaşmak erdirmez.That book in many's eyes doth share the glory,
Gerçekten onların kalplerini, ancak onların gözünde.Not truly in their hearts, but in their eyes.
Mercutio Erkekler gözünde bakmak ve onlara bakışları izin yapılmıştır;MERCUTlO Men's eyes were made to look, and let them gaze;
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharThe roses in thy lips and cheeks shall fade To paly ashes; thy eyes' windows fall,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethAnd fear'st to die? famine is in thy cheeks, Need and oppression starveth in thine eyes,
Gözünüzü tuvalde gezdirdiğinizde, mücevherlerin ışıldamasını görüyorsunuz.You can catch the glistening jewelery if your eye just wanders cross the canvas.
Bronz göz farı, gözün içine biraz siyah liner, yoğun bir rimel.Bronze eye shadow, a little black liner inside the eye, lots of mascara.
Tek gözünü kırpamıyor musun?Can't you wink with just one eye?
Tamam sonra... Gitmeden önce son bir şey; Gözünü kapama, kapatırsan ölürsün!Ok we'll just one thing before I go : don't blink, blink and you're dead
Başkalarının gözünde... ...Park Hae Young her şeyi olan zengin bir adam olabilir.In others' eyes, Park Hae Young might look like a rich guy who had everything.
Bunun üzerinde düşününce, pahalı olan, gözüne o kadar da şahane gözükmemiş.And he thought about it, and the expensive one didn't seem that great to him.
Üç boyutta düzlemler olarak gözünüzde canlandırırsanız, bu düzlemler birbirine paraleldir.If you visualize them in three-dimensions, they are actually parallel planes.
Gözün resimlerini göreceksiniz.You'll see shots of the eye.
Bunu gözünüzde canlandırın.You can imagine summing them.
Ve buda yetmezse gülmek diğerlerinin gözünde iyi görünmemiyi sağlayabilir.And if that's not enough, smiling can actually make you look good in the eyes of others.
Sağa gitmek için sağ gözünü kırp.Now blink right to go right.
Sola dönmek için, sol gözünü kırpNow blink left to turn back left.
Kolajenin yapısının değiştiği tek yer ise gözünüzün korneası.And the only place that collagen changes its structure is in the cornea of your eye.
Gözününe kaçmış bir tel saç gibi seni grçeklerden uzaklaştırmış.It is the wool that has been pulled over your eyes.to blind you from the truth.
Son günlerde gençlerin gözüne girmek için bunu yapmalısın.Nowadays, you need to do this, to get in with the young crowd.
- Bu soruların en zor kısmı, gözünüzde canlandırması. -The visualization really is the hardest part about these problems.
İlaç firmalarının gözünü para bürümüş, ahlaksızlar.They are immoral and driven by greed.
Yalancıların gözünüze bakmayacağını düşünürüz.We think liars won't look you in the eyes.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Well guess what, they look you in the eyes a little too much just to compensate for that myth.
Gözünde çapak varEye booger.
Yani, Romo'nun gördüğü her şeyi buradan görebiliyorum, dünyaya bir robotun gözünden bakabiliyorum.So I can see everything that Romo sees, and I get a robot's-eye-view of the world.
İşte Romo'nun gözünden siz.So there are all of you through Romo's eyes.
Artık deneyim edindiğiniz için gözünüzde canlandırabiliyorsunuzdur.You have some experience visualizing this right now.
Sonunda iyi bir gözünüz oldu.And finally, you get a good eye.
Sırtüstü yatıp gözünüzü gökyüzüne dikerek dünyayı değiştirecek değilsiniz heralde, değil mi?You're not going to change the world by lying on your back and gazing up at the sky, are you?
Gözünüzün iç köşelerini parlaklaştırın ve kaybolması için etrafına yayın.Gözünüzün iç köşelerini parlaklaştırın ve kaybolması için etrafına yayın.
Gözünüzün uç kenarlarını bu şekilde çizin.Gözünüzün uç kenarlarını bu şekilde çizin.
Bunu yapmak gözünüzün şeklini bulmanıza yardımcı olur... ...ve fotoğraflarda çok güzel gözükür.Bunu yapmak gözünüzün şeklini bulmanıza yardımcı olur... ...ve fotoğraflarda çok güzel gözükür.
Burada bizim yapay gözün neye benzediği görülüyor.Here is actually what our artificial eye looks like.
Gözüne geri yansıyan ışık huzmesinin üstüne bir kapı kapanır.A door closes on the light beam that's coming back to his eye.
Onun anlayışı ışıktır. Üçüncü gözün ışığı odur. Sezgisel anlayış.Its light is understanding, that is the light of the third eye: intuitive understanding.
Gözünü üzerinde tut.Keep your eye on it.
Birkaç basit prensibin ışığında bunu gözünün önüne getirmeye çalışacaktı.He would try to visualize it, guided by a small number of simple principles.
Ürün pazar uyumunu duyduğunuz zaman gözünüzün önüne kanvası getirin ve...And when you hear the phrase product market fit, just simply visualize the canvass and go,
Biliyorsun ki, oda arkadaşın bir seri katil tek gözün açık uyumalısın (gülüşler)[Laughter] Okay? And you are finding God in prison.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.Once when I was tying the pink tie I caught sight of him in the looking-glass.
İnsan gözünün bu özelliği gerçek dünyada gerçekten yararlıdır.This property of human vision is really useful in the real world.
Fakat bu dikkatli bir müfettişin gözünden kaçmadı, ve yakayı ele verdi.But this was spotted by an eagle-eye investigator, and he was convicted.
Neyse, oğlak gözü, çocuk gözüne de benzer.Anyway, a goat's eyes are like a child's eyes.
Dolayısıyla, eğer korkmanız gereken bir şey varsa, o da gözünüzü topta tutmadığınızdır.So, if there is something you should fear, it's that you're not keeping your eye on the ball.
Bisikletliler, taşıma aparatına bisiklet yüklediyseniz gözünüz onda olsun.- IF YOU HAVE YOUR BlKE ON THE RACK KEEP AN EYE ON IT.

İlgili Sayfalar