gözün ile cümle
gözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.A bolondnak haragja azon napon megismertetik; elfedezi pedig a szidalmat az eszes ember.
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.Calea nebunului este fără prihană în ochii lui, dar înţeleptul ascultă sfaturile. -
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.Cesta blázna je priamou v jeho očiach, ale ten, kto poslúcha radu, je múdry.
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.Cesta blázna přímá se zdá jemu, ale kdo poslouchá rady, moudrý jest.
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.Dårens Færd behager ham selv, den vise hører på Råd.
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.Dårens vei er rett i hans egne øine, men den som hører på råd, er vis.
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.Dem Narren gefällt seine Weise wohl; aber wer auf Rat hört, der ist weise.
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.Den oförnuftige tycker sin egen väg vara den rätta, med den som är vis lyssnar till råd.
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.Droga głupiego zda się prosta przed oczyma jego; ale kto słucha rady, mądrym jest.
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.Ðường lối của kẻ ngu muội vốn ngay thẳng theo mắt nó; Còn người khôn ngoan nghe lời khuyên dạy.
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.Ðường lối của kẻ ngu_muội vốn ngay_thẳng theo mắt nó ; Còn người khôn_ngoan nghe lời khuyên dạy .
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.En la opinión del insensato su camino es derecho, pero el que obedece el consejo es sabio
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.Hullun tie on hänen omissa silmissään oikea, mutta joka neuvoa kuulee, on viisas.
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.미련한 자는 자기 행위를 바른 줄로 여기나 지혜로운 자는 권고를 듣느니라
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.La voie de l`insensé est droite à ses yeux, Mais celui qui écoute les conseils est sage.
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.Lo stolto giudica diritta la sua condotta, il saggio, invece, ascolta il consiglio
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.Neumneža pot je raven v očeh njegovih, kdor pa je moder, si dá svetovati.
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.O caminho do insensato é reto aos seus olhos; mas o que dá ouvidos ao conselho é sábio.
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.Orang dungu merasa dirinya tak pernah salah, tapi orang bijaksana suka mendengarkan nasihat
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.Η οδος του αφρονος ειναι ορθη εις τους οφθαλμους αυτου ο δε ακουων συμβουλας ειναι σοφος.
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.Путь глупого прямой в его глазах; но кто слушает совета, тот мудр.
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.Пътят на безумния е прав в неговите очи, А който е мъдър, той слуша съвети.
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.דרך אויל ישר בעיניו ושמע לעצה חכם׃
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.طريق الجاهل مستقيم في عينيه. اما سامع المشورة فهو حكيم.
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.愚 妄 人 所 行 的 、 在 自 己 眼 中 看 為 正 直 . 惟 智 慧 人 、 肯 聽 人 的 勸 教
Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir.愚妄人 所 行 的 、 在 自己 眼中 看為 正直 . 惟 智慧 人 、 肯聽 人 的 勸教
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.A Agência tem uma agenda ambiental muito abrangente e mantém se atenta às tendências emergentes.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Agencija pokriva obsežen okoljski program in budno spremlja nastajajoče trende.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Agencja ma rozległy harmonogram w zakresie środowiska i z uwagą śledzi nowe tendencje.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Agenţia acoperă o multitudine de tematici de mediu şi urmăreşte îndeaproape tendinţele noi.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Agentura má široký program v oblasti životního prostředí a pozorně sleduje vznikající trendy.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Agentúra sa zaoberá širokým spektrom environmentálnych tém a podrobne sleduje vznikajúce trendy.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Agenturet har en bred dagsorden for miljøet og overvåger udviklingen tæt.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Byrån har en omfattande dagordning och övervakar noga nya trender.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Celle-ci aborde un grand nombre de thématiques environnementales et est à l'écoute des tendances émergentes.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Die Agentur befasst sich mit einer breiten Umweltagenda und beobachtet eingehend neue Entwicklungen.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Het agentschap bestrijkt een brede milieuagenda en volgt opkomende trends nauwlettend.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.La Agencia trata muchos aspectos del medio ambiente y se mantiene al tanto de las nuevas tendencias.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.L’Agenzia si occupa di molte tematiche ambientali e segue con attenzione le tendenze emergenti.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Ympäristökeskus käsittelee monenlaisia ympäristöasioita ja seuraa tarkasti uusia suuntauksia.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Ο Οργανισμός καλύπτει ένα ευρύ φάσμα περιβαλλοντικών θεμάτων και παρακολουθεί στενά τις αναδυόμενες τάσεις.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Có sự khôn ngoan trước mặt người thông sáng; Song con mắt kẻ ngu muội ở nơi địa cực.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Có sự khôn_ngoan trước mặt người thông sáng ; Song con mắt kẻ ngu_muội ở nơi địa_cực .
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Den förståndige har sin blick på visheten, men dårens ögon äro vid jordens ända.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Den forstandige har visdommen for øie, men dårens øine er ved jordens ende.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Een verstandig mens is aan zijn gezicht te herkennen, maar de ogen van een dwaas dwalen alle kanten op.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Ein Verständiger gebärdet sich weise; ein Narr wirft die Augen hin und her.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.eszesnek orczájából kitetszik a bölcseség; a bolondnak pedig szemei [országolnak] a földnek végéig.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Înţelepciunea este în faţa omului priceput, dar ochii nebunului o caută la capătul pămîntului. -
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.지혜는 명철한 자의 앞에 있거늘 미련한 자는 눈을 땅 끝에 두느니라
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.La sagesse est en face de l`homme intelligent, Mais les yeux de l`insensé sont à l`extrémité de la terre.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.L'uomo prudente ha la sapienza davanti a sé, ma gli occhi dello stolto vagano in capo al mondo
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Na oblíčeji rozumného vidí se moudrost, ale oči blázna těkají až na konec země.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Na tvári rozumného vidieť múdrosť; ale oči blázna behajú až na koniec zeme.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Na twarzy roztropnego znać mądrość; ale oczy głupiego aż na kraju ziemi.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.O alvo do inteligente é a sabedoria; mas os olhos do insensato estão nas extremidades da terra.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Pred očmi razumnemu je modrost, bedakove oči pa tekajo do krajev zemlje.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Tujuan orang yang berpengertian ialah untuk mendapat hikmat, tetapi tujuan orang bodoh tidak menentu
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Visdom står den forstandige for Øje, Tåbens Blik er ved Jordens Ende.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Ymmärtäväisellä on viisaus kasvojensa edessä, mutta tyhmän silmät kiertävät maailman rantaa.