gözün ile cümle
gözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu gidiş Moskovalılar gözünde bir muammaydı.Такі думки не подобались московській цензурі.
Bir gözünde siyah bant bulunduğundan bu lakabı alması muhtemeldir.Той погоджується, після того як на його очах вибухає ще один чорношкірий хлопчик.
Bu nedenle Abdülaziz'in gözüne girmişti.Це сталося на очах Ярослава.
Bu kazadan sonra Stuart bir gözünü kaybeder.Тоді ж у результаті нещасного випадку Кун Є втратив одне око.
Gözüne çimento kaçması nedeniyle birkaç ay hastanede kaldı ve kör olma tehlikesi geçirdi.Пролежавши в лікарні більше місяця, Клара втратила голос.
Ahenk Gözünü kontrol eden bir cihazdır ve gözün gücünü boşaltmak için kullanılabilir.Маску можна носити для запобігання відкриття очей.
Mâsivâdan gözün yum, ne umarsan Hak'tan um Gitsin gönülden hümum, tevhide gel tevhide.Не страшна З тобою нам вся темна сила, З-перед очей твоїх вона Тікає знічена, безсила.
Bir aksiyon sahnesinde Harrison Ford onu gözünün kenarından yaralandı.На зйомках цього епізоду Гаррісон Форд ушкодив спину, а сцену в підсумку вирізали.
Olur mu? / Gözünaydın" adlı albümünden "Gözünaydın", "Olur mu...Чи гаразд? / Твої очі "Окаяйдин", "Гаразд. . . Це добре? " "Гей. . .
Hurûfîliğin nazariyesine göre insan gözünün biri Cebrâil diğeri de Azrâil’dir.Při pohledu na ně člověk zkamení, přinejmenším tedy při pohledu na Medúsu, která z nich jediná byla smrtelná.
1660'ta gözün kör noktasını keşfetmiştir.V roce 1660 objevil v lidském oku slepou skvrnu.
Arapların Gözünden Haçlı Seferleri.Křížové výpravy očima arabských kronikářů.
Kitap üçüncü kişinin gözünden anlatılmaktadır.Kniha je psána ve třetí osobě.
"Amerikalı Tanığın Gözünden İsrail Baskını".V iráckém táboře Američanům přímo před očima.
Gözünü aç.Zdeněk Vácha .
Yani: "Gözüne ufak bir çöp batsa, onu oradan çıkarmak için acele edersin.Kdo z vás spatří na vlastní oči měsíc, nechť se postí!
5) Nâzar ber-kadem Anlamı Gözün ayak ucuna bakarak yürünmesi, fuzûli (boş) bakışlardan muhafazasıdır.Najdou se ojedinělé výjimky: ko (kráva) → kyr (krávy), øye (oko) → øyne (oči).
Huor gözünden vurularak öldü.Veru střelí do oka.
İngiliz idarecilerin gözünde Efgani bir baş belasıydı.Jih byl dle mínění samotných Britů jejich záležitostí.
Wolsey böylece ilk defa Kralın gözünden düştüğünü anlamıştır.Král vyjadřuje Wolseymu svou nelibost a Wolsey si poprvé uvědomuje, že odpadl z jeho přízně.
Bu eserde olayı L'in gözünden anlatmaktadır.Přes názorové neshody o ní L.
Üç yaşında babasının yatak odasında babasının saraç iğnesiyle sol gözüne hasar verdi.Ve věku tří let si Louis poranil levé oko šídlem z otcovy dílny.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Marie se na něj vrhne, aby mu vydrápala oči.
Gözüne kestirdiği balığı yakalamak için suya dalar.Za svá stáda počítá i ryby, které láká do vod kde přebývá.
Bu davranışları başlangıçta ona halkın gözünde oldukça ün kazandırdı.Když jsem je poznal, tak to byla láska na první pohled.
1789'da aldığı bir hasar sonucu, sol gözünün görme yetisini kaybetmiştir.V roce 1789 ztratil zrak v levém oku, což ho nakonec donutilo odpustit od malířství.
Bunun üzerine öfkelenen anlatıcı hayvanı yakalar, cebinden çıkardığı bir çakı ile kedinin bir gözünü çıkarır.Uvidí chcíplého psa a jiného, jenž přiběhne a zdechlinu očichá.
Olur mu? / Gözünaydın" adlı albümünden "Gözünaydın", "Olur mu...Tato skutečnost korespondovala s názvem alba Look at yourself - Podívej se na sebe.
Ocak 1943'te, nişan aldığı gözünden ciddi şekilde yaralanır.V říjnu 1944 byl v bojích sám těžce zraněn v obličeji.
Gözün öldürülmesi, vicdanın ortadan kaldırılmasıdır.Uciderea ochiului este atunci o eliminare a conștiinței.
Amaterasu, babası İzanagi'nin sol gözünden doğmuştur.Amaterasu este născută din ochiul stâng al lui Izanagi.
Sol gözünü laboratuvarda gerçekleşen bir patlama sonucu kaybetti.Parintii lui au murit intr-o explozie la laborator.
Fakat Karanlıklar Efendisi bir daha insanların gözüne asla adil görünemedi.Vederea ochiului drept nu a mai putut fi însă recuperată niciodată.
Sağ gözünü kaybettikten sonra göz bandı kullanmaya başladı.În accident, și-a pierdut ochiul drept.
Gözünün önünden uçup giderek nasıl söndürdüm senin havanı.Mă vezi pe mine strigându-l pe al tău?
Bir bakıma, Pers İmparatorluğu'nun Atinalılar gözünde uzak bir tehdit olduğunu görüyordu.În ochii spaniolilor amiralul reprezintă o amenințare.
Jessie'nin annesi, oğluyla hep ilgilenmek ister fakat her zaman yüzüne gözüne bulaştırır.Este îndrăgostit de bona lui, Jessie, și mereu încearcă să-i atragă atenția.
Meyve her gözünde bir tohum bulunan bir kapsüldür.Fiecare fruct are o sămânță în interior.
Ambliyopi her iki gözün test edilmesiyle ve iki göz arasında görme farkının bulunmasıyla teşhis edilir.Sunetul perceput este, de asemenea, evaluat din analiza ambelor semnale ale urechilor.
Kıyıya çıkmayı sevmez ve insanların gözüne de görünmezmiş.Îi place să meargă la plajă, dar nu îi place deloc să intre în mare.
Sol gözünün altında bir dikiş izi vardır.Are un semn din naștere pe obrazul stâng.
Kitap üçüncü kişinin gözünden anlatılmaktadır.Cartea este scrisă la persoana a III-a.
Hiç kesmediği bıyığını tıraş etti ve sol gözüne de bant taktı.Glontele i-a sfărâmat maxilarul și l-a lăsat fără obrazul stâng.
O, Rab’bin gözünde büyük olacak.Căci va fi mare înaintea Domnului.
2000 yılında Genel İşçi Birliği yönetiminin gözünden düştü ve tüm bağlarını kopardı.Timp de mai bine de șaizeci de ani el a apărat Comitatul de toate lucrurile înfricoșătoare.
Amaterasu, babası İzanagi'nin sol gözünden doğmuştur.Amateraszu: Izanagi bal szeméből született.
Adolf Hitler'in gözünde büyük bir saygınlığı vardı.Adolf Hitler irányában viszont kifejezett csodálatot érzett.
3. Sağ gözün seğirmesi.Sisak: jobbra néző csuporsisak.
Böylece sağ gözünden Kasım, sol gözünden Nâsır doğar.Születése óta süket a bal fülére.
1771 yılında yapılan yeni bir cerrahi müdahale öteki gözünü de kaybetmesine neden oldu.Később azonban újra elvesztette, és a műtét következtében 1771-ben a másik szemére is megvakult.
Usta bu kez Grace'ı Ahenk Gözünü açmaya ikna eder.A Mester ezután Grace segítségével kinyitja a szemet.
O, Rab’bin gözünde büyük olacak.Az ember viszont nagyon értékes Isten szemében.
O yar gözün Kim görüp o yar gözün?(My Turn) Ki látta Alant?
Yalnızca gözünden vurularak öldürülebilir.A harcok alatt tudunk csak lőni.
Gözünü aç.Emeld Fel Kezed!
Bir süre sonra gözünü bir morgda açar...Ezután megnézi magát a tükörben.
Ayrıca 91 kafa travmasına uğrayan 10 gözünü kaybeden ve 1 de dalağı alınan vak'a mevcuttur.Tizenhárom, trónon ülő kristálycsontváz fogadja őket, közülük az egyik hiányzó fejjel.
Seni gittiğine inandırdım ve sonra da gözündeki perdeyi kaldırdım.Odatérdeltem a csont mellé, és néztem, majd a földre feküdtem.
Duyun artık, gözünüzü açın." ifadeleri yer alıyordu."Gyertek, nézzétek meg!" - mondta nekik.
Bir adamın gözünü çıkaranın gözü çıkarılır.Így támadója szem elől téveszti.