gözün ile cümle

gözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
3. Sağ gözün seğirmesi.Voorzicht van het rechteroog.
Makine bozulur ve Olivia'nın gözüne lazer ateşler.De kracht van de laser loopt op waardoor er in Olivia's oog wordt gesneden.
Ron ölür, Carl gözünden vurulur.Rod wordt recht tussen zijn ogen neergeschoten.
Usta bu kez Grace'ı Ahenk Gözünü açmaya ikna eder.Ditmaal is Otto de eerste om de heerlijkheid te verheffen.
Wolsey böylece ilk defa Kralın gözünden düştüğünü anlamıştır.Op die manier kregen de Sicilianen voor het eerst hun koning in levenden lijve te zien...
Ama Nuh Rab’in gözünde lütuf buldu.Hierna gaat zij naar Noah om hem te zien.
Her gözün önünde kırmızı etli bir ibik vardır.Rond de ogen bevinden zich een rode vlek.
İşte o gün Zuko, babasının gözünde kaybolan onurunu geri kazanmak için Avatar'ı yakalamaya karar verir.Als Zuko zijn verbanning opgeheven wil hebben, moet hij de Avatar zien te vinden van zijn vader.
Gözüne ateş et!Schiet hem in zijn oog!
Karga karganın gözünü oymaz.De ene kraai pikt de andere de ogen niet uit.
Süleyman'ın bilgili adamlarından biri de "Gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm" der.Przypisywał jej cuda, które inni przypisywali jemu: "Ja cudów nie czynię!
Uzun saçlıdır ve sağ gözünde bir göz bandı vardır.Ma długą grzywkę zakrywającą prawe oko.
Amaterasu, babası İzanagi'nin sol gözünden doğmuştur.Amaterasu – powstała z lewego oka Izanagi.
Hifema; gözün ön kamarısında kan çökmesi anlamına gelir.Krwistek – to obecność krwi w przedniej komorze gałki ocznej.
Fakat bu her iki makale de bilim dünyasının gözünden kaçtı.Praca ta przyniosła obu badaczom natychmiast sławę w świecie nauki.
Yalnızca gözünden vurularak öldürülebilir.I oczywiście można ich zastrzelić.
Sol gözünün altında bir dikiş izi vardır.Nosi opaskę na lewym oku.
1896'da sol gözünü kaybettiği bir kazadan sonra karakteri git gide sertleşti.W 1896 r. stracił lewe oko po bójce, która jak wspominał miała podłoże polityczne.
Yüz profilden çizildiği halde gözün tamamı çizilirdi.W widoku bocznym zarys oczu był półkulisty.
Bunlar onu iki gözünü kör ettiler.Obaj dostali się do niewoli i niebawem zostali oślepieni.
Fakat son saniyede gözünü kırpar.Po pewnym czasie otwiera jednak oczy.
Kızın gözünü açıp gerçekleri öğrenmesi; annenin de çocukları eğitmesi gerekmektedir.Muszę dowiedzieć się, co napawa ją troską i zmartwieniem – ona jest matką.
Cirit oynarken kaza sonucu bir gözünü kaybettiği için “Kör” lakabı ile anılır.Pod koniec życia stracił wzrok, stąd przydomek Caecus „Ślepy”.
Bir gözünde siyah bant bulunduğundan bu lakabı alması muhtemeldir.Gdy udaje mu się go złapać, czesze sobie czarne wąsy.
Uçlar gözün içinden karşı yönlerde geçerler(ABOK#1420).We wszystkich waszych siedzibach będziecie jedli macę” (Szemot 12:19–20).
Genellikle, saçları bir gözünü kapatır.Śpi zawsze z jednym okiem otwartym.
Okurun gözünde, onun acımasız eleştirileri tarafsızlığıyla dengelenir.Na szczęście dla naszych bohaterów jego okrucieństwo idzie w parze z jego głupotą.
Eserde bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyası anlatılır.Ukazuje świat dorosłych widziany oczyma dziecka.
Yugoslavya Halk Ordusu’nu dünya kamuoyunun da gözünden düşürmüştür.Jednego przedstawiciela do PE wprowadził również eurosceptyczny Ruch Ludowy przeciw UE.
Patlama Kamo'nun gözünü ağır bir biçimde yaraladı ve kalıcı bir iz bıraktı.Kamo skadade sitt öga svårt och fick ett permanent ärr.
1660'ta gözün kör noktasını keşfetmiştir.År 1660 hade han upptäckt att ögat har en blind fläck.
Oyun, Black Mesa'da çalışan güvenlik görevlisi Barney Calhoun'un gözünden tesiste yaşananları konu almaktadır.Spelets protagonist är en säkerhetsvakt, Barney Calhoun, som är anställd av Black Mesa Research Facility.
İp uçlarının ikisi de ayni gözün içinden geçip biterler.De två strimmorna fortsätter över ögonen.
15 yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sağ gözünün görme yetisini kaybetti.Vid fyra års ålder tappade hon synen på höger öga.
Diğer gözünün de sorun çıkarması üzerine 1964 yılında kendisini emekliye ayırdı.Den senare tjänsten innehade han till sin pensionering år 1964.
Amaterasu, babası İzanagi'nin sol gözünden doğmuştur.Amaterasu föddes ur Izanagis vänstra öga efter att han renat sig.
Alman Ordusu'na 1912 yılında katıldı ve savaşta sol gözünü kaybetti.Lutze gick med i den tyska armén år 1912 och deltog i första världskriget, där han förlorade vänster öga.
Okurun gözünde, onun acımasız eleştirileri tarafsızlığıyla dengelenir.Han besvarar deras förakt med brutalitet och godtyckliga bestraffningar.
Sağ gözünü kaybettikten sonra göz bandı kullanmaya başladı.Eller kunde tills hon skadade sitt högra öga.
Olur mu? / Gözünaydın" adlı albümünden "Gözünaydın", "Olur mu...Man kanske "körde buss", "tittade på klockan" och så vidare.
İğne deliği gözün üzerindeki şeffaf hücreler, aralarında bir sıvı bulunan iki katmana ayrıldı.Koppor kunde bildas i ögonen, och det kunde bli blödningar i näthinnan, båda kunde leda till blindhet.
Bu albümü sonrası Gözün Sevem isimli albümünü piyasaya sunmuştur.Burn My Eyes har sedan dess varit ett framgångsrikt album.
Görünür ışığın yanı sıra yıldızlar insan gözünün göremediği elektromıknatıssal ışınım türleri de yayar.Förutom synligt ljus sänds också elektromagnetisk strålning ut som är osynlig för det mänskliga ögat.
Clarence çatışmadan sağ çıkmıştır ama bir gözünü kaybetmiştir.Vance gjorde samma sak, men överlevde med vanställt ansikte.
"Hıbılık", uğradığı insanın gözüne kedi şeklinde görünür.Exempel: Den ser ju ut som något som katten släpat in.
Menendezle boğuşması sonucu Menendez bir gözünü kaybeder.Vid stormningen av Dresden förlorar han ett öga.
Her gözün önünde kırmızı etli bir ibik vardır.Den har ett rött svullet ögonbryn.
Bu alet ses tireşimlerini gözün algılayabileceği şekle çeviriyordu.Han har förmågan att smälta objekt bara genom att titta på dem.
1960'ların başlarında, tarihi destanlar seyircinin gözünden düşmüştü.I början på 1960-talet återupptäcktes hon av en journalist.
Rühmann izleyicilerin gözünde hiçbir zaman nasyonal sosyalistlerin adamı olarak görülmedi.Han uppger sig inte minnas att han någonsin betraktat sig som fascist eller nationalsocialist.
Ondan gözünü ayırma.Håll ett öga på honom.
Kitap üçüncü kişinin gözünden anlatılmaktadır.Історія розповідається від третьої особи.
Gözünü aç.Розкрийте очі!
Ona göre herkesin gözünde iyi insandır.У будь-якій людині він знаходив гарну сторону.
Fakat bu her iki makale de bilim dünyasının gözünden kaçtı.Обидві ці літератури перебувають у полі зору вченого.
Re-Atum onları bulmak için gözünü gönderdi.Змій посилає його на пошуки вдруге.
Öğretmenin gözüne girmeye çalışır.Перебував під наглядом свого вчителя.
15 yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sağ gözünün görme yetisini kaybetti.У підлітковому віці з ним трапився нещасний випадок, через який він втратив праве око.
Bunu koyun terazinin gözüne.Його дно вкрите морською лавою.
O yar gözün Kim görüp o yar gözün?Хто ж дав тобі життя на цю коротку мить?

İlgili Sayfalar