gözün ile cümle
gözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Max gözünü hastanede açar.Алекс попадает в больницу.
Müşteri araştırmayı yapan firmayı ve rakipleri kendi gözünde bir sıralamaya sokar.Курильщик со своими соратниками обсуждают инцидент.
Böylece sağ gözünden Kasım, sol gözünden Nâsır doğar.Бесконечно врёт, из-за чего у него дёргается левый глаз.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Особым инструментом ему выкололи глаза.
Sol gözünü laboratuvarda gerçekleşen bir patlama sonucu kaybetti.Затем в лаборатории происходит взрыв.
Kişiye gözünü ovmaması söylenir.Доктор сказал чтоб не обращали внимания.
Daha sonra Hitler gözünü doğuya, Sovyetler Birliğine çevirdi.Тем временем Гитлер отказался от вторжения в Великобританию и обратил свои взоры на СССР.
Fakat Notthingam Şerifi de Marian'ı gözünün önünde bulundurmaya gayret gösteriyordur.Впечатлённый шериф Ноттингема предлагает тому пойти к нему на службу.
Gözünde gece görüş gözlüğü gibi bir gozlük taşır.Очковые сони ведут ночной образ жизни.
İslâm’ın zâhir hükümleri Hurûfîler’in gözünde hiçbir değer ifâde etmez.После амиды не читаются моления о милости (таханун).
Fakat, eğer Lizzie kâğıdı imzalarsa Mary'nin gözünde yükselecektir.لكن إذا وقعت ليزى على الوئيقة فستعلو في نظر مارى .
Gözünü aç.فتح عينيك.
Annesinin daha önce gözünden tedavi olduğu bilinmektedir fakat bu durumun ölümüne olan etkisi bilinmemektedir.وقد كانت في وقت سابق قد تلقت رعاية صحية من أجل حالة عينيها ولكن تأثير ذلك على موتها كان مجهولا.
Tüm bunlar eski yazarların gözünde itibarını zedelemiştir.هذه الأحداث ادت ا لى الاضرار بسمعته عند المؤلفين القدماء.
'Gözün Hikâyesi' okuduğum bütün aykırı kitapların en aykırısıdır." demektedir.أعتقد حقاً أن هذا واحد من أهم الكتب التي استعرضتها على الإطلاق. "
Kitap üçüncü kişinin gözünden anlatılmaktadır.يتم رؤية البيئة من منظور الشخص الثالث.
Soygun ayrıca Bolşevik Merkez'in Avrupa'daki sosyal demokratların gözünden düşmesine neden oldu.كما تسببت السرقة في جعل المركز البلشفي غير محبوب بصورة أكبر بين الأحزاب الديمقراطية الاشتراكية الأوروبية.
Senatör ise Lizzie'nin gözünde kurbanı mitolojik bir kadın kahramana dönüştürür.أما عضو مجلس الشيوخ فحول الضحية لامرأة اسطورية في نظر ليزى .
Fakat son saniyede gözünü kırpar.ثم فتح العين الأخرى..
Yazılarına, özellikle en son yazdığı polemiği Wagner Olayı`na gelen tepkileri gözünde büyüttü.كان يبالغ في رؤية ردود الفعل على كتاباته، خاصة كتابه المثير للجدل "قضية فاغنر".
A. ↑ 1802 yılında, William Paley gözün bir tasarım mucizesi olduğu ileri sürmüştü.في سنة 1802 اطلق عليها الفيلسوف ويليام بالي "معجزة تصميم".
Gözün görsel pigmentler gibi bazı bileşenleri ortak bir atadan geliyor gibidir.بعض مكونات العين مثل الأصباغ البصرية تبدو وكأنها من أصل مشترك .
"ÖĞRENCİLERE GETİRİLEN KILIK KIYAFET SERBESTLİĞİNİN OKUL BİLEŞENLERİ GÖZÜNDEN İNCELENMESİ (ANKARA ÖRNEĞİ).""ازدياد عدد المواقع التي تدفع للطلاب النقود".
Tüküren kobra ve ringhals zehirini kurbanının gözüne püskürtür.الكوبرا وrinkhals يمكنهم بصق السم في 'عيون ضحاياهم.
Sapık Angutyo ise Kerester’e gözünü dikmiştir fakat Asminyez’e de sarkacaktır.ومن سوء طالعه فقد رآه الشیخ محمد وهو یزحف هارباً رغم الأمان، فتیقن أن ما حدث کان علی یده.
Komşulararası kabadayılık birbirlerinin gözünü korkutma şeklinde gerçekleşmektedir.ويحمي أيضا الازواج المجاورة من التشويش على بعضها البعض .
Bu gidiş Moskovalılar gözünde bir muammaydı.موسكو دائما كانت مقصدا مشهورا للسياح.
Damar tabaka gözün ön kısmındaki irisi oluşturur.العدسة هي جزء من الجزء الأمامي من العين.
"Hiçlikten yaratılış" pek çok mistiğin gözünde esasen "Tanrı'dan yaratılma" anlamına gelmektedir.وكنت سألته يومها :ألا تعني" في سبيل الله" كل أعمال البر ومنها بناء المساجد.
Ancak rakipleri tarafından padişahın gözünden düşürüldü ve öldürtüldü.كان محاطا من قبل الأعداء وقتل.
Kitaptan ilmi olan kimse ise, ‘Gözünü açıp kapamadan, ben onu sana getirebilirim’ dedi.فلما ورد الكتاب قرأه الحسين ثم رمى به ثم قال: «لا أفلح قوم آثروا مرضاة أنفسهم على مرضاة الخالق».
"Amerikalı Tanığın Gözünden İsrail Baskını"."قاضية أميركية بلجنة تحقيق أممية بجرائم إسرائيل".
Neredeyse bir gözünü kaybediyordu.كان على وشك أن يفقد عينه.
Onun gözünden Helsinki, hem eleştirel anlamda hem özellikle romantik değildir.Sua visão de Helsínquia é, nota-se, crítica em singularmente não romântica.
Bu durum, Hershel ve Dale Horvath'ın (Jeffrey DeMunn) gözünden kaçmaz.A ação não passa despercebido por Hershel e Dale Horvath (Jeffrey DeMunn).
15 yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sağ gözünün görme yetisini kaybetti.Com 15 anos de idade, sofreu um acidente, onde veio a perder seu olho esquerdo.
Kitaplar belirli karakterlerin gözünden anlatılan bölümlere bölündü.O tipo de mensagem determina os tipos de segmento esperados na mensagem.
Rosendo ise gözünü Valentina'ya dikmiştir ve onun için Jose Miguel ile mücadele etmeye başlar.Rodrigo decide que quer Valentina, e ele começa a desafiar José Miguel para ficar com ela.
Hifema; gözün ön kamarısında kan çökmesi anlamına gelir.Hifema é o acúmulo de sangue na câmara anterior do olho.
Ölümü, babasının gözünde, imparatorluk sisteminin biteceğini gösteren bir alâmetti.A morte dos filhos parecia aos olhos do imperador prever o eventual fim do sistema imperial.
Oyun, Black Mesa'da çalışan güvenlik görevlisi Barney Calhoun'un gözünden tesiste yaşananları konu almaktadır.Nele, o jogador assume o controle de um segurança da Black Mesa, Barney Calhoun.
Kitap üçüncü kişinin gözünden anlatılmaktadır.O livro é escrito em terceira pessoa.
Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni.Quando era pequeno não tinha ninguém para me espelhar.
En çok korktuğu şey gözünün önüne gelir.O que mais me impressionou foi o seu olhar.
Sonrasında elini Swagger'ın gözüne soktu.Coloque então suas mãos em shiva mudra.
Patlama Kamo'nun gözünü ağır bir biçimde yaraladı ve kalıcı bir iz bıraktı.A explosão o feriu gravemente nos olhos, deixando uma cicatriz permanente.
Çocuk bir gözünde beyaz bir yılanın görüntüsüyle doğuyor.Ela tem o corpo de um pássaro com rosto de mulher.
Makine bozulur ve Olivia'nın gözüne lazer ateşler.Quando o médico se afasta, o laser tem um mau funcionamento, queimando os olhos e as mãos de Olivia.
Ebu Süfyan bu savaşta bir gözünü kaybetmiştir.Acredita-se que o veterano Abu Sufiane tenha perdido um olho nesse dia.
Aç Gözünü (şarkı), Füsun Önal şarkısı.Seus olhos se abrem quando ela canta o último verso da música.
Demir boru yüzünün yanından girip, ... sol gözünün arkasından geçti ve kafasının üzerinden çıktı.A bala entrou em sua têmpora esquerda, passou por trás de seus olhos e saiu do outro lado da cabeça.
Bu yüzden bu ikisi patronlarının gözüne girmek için büyük gayret sarf etmektedirler.Hij ziet slechts diepe ellende voor hen beiden.
Sacks, 2006 yılında sağ gözünde gelişen kanserden dolayı radyoterapi görmüştür.Artsen constateerden in 1998 kanker in het rechteronderbeen van Smits.
Gözünün ardında beyaz şerit vardır.Achter het oog zit een witte vlek.
Bunu koyun terazinin gözüne.Een oogje in het zeil houden.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Door een membraan kan hij zijn ogen onder water openhouden.
Bu savaşta sağ gözünün kör olmasına yol açan bir yara aldı.Dit kwam doordat als gevolg van een wond opgelopen in de oorlog hij langzaam blind werd aan dit oog.
Daha sonra Hitler gözünü doğuya, Sovyetler Birliğine çevirdi.Hitler had zijn oog inmiddels op de Sovjet-Unie laten vallen.
Diğer gözünü Bilgelik Kuyusundan içebilmek için feda etmiş ve sonsuz bilgi elde etmiştir.Hij heeft een oog opgegeven om uit de fontein van de wijsheid te drinken.
Yerlilerle girdiği çatışmalarda sol gözünü kaybetti.Heeft tijdens een verrassingsaanval van de Vagrianen zijn rechteroog verloren.