gözün ile cümle

gözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hikâyenin odak karakter gözünden anlatılması gerekmez.El modelo no debe tener conocimiento directo sobre la vista.
Düz hat üzerinde olmıyan bir cisme bakmak istediği zaman, gözünü değil, başını çevirmesi gerekir.Cuando ella posee a alguien, conserva su voz pero no sus ojos.
Aynı zamanda, kadınlara erkeğin gözünden dünyayı anlatma rolünü de üstlenmektedir.Él conoce las ideas sobre la manera de como impresionar a los hombres desde el punto de vista de una mujer.
Gözünün ardında beyaz şerit vardır.Detrás de los ojos tienen una manchita blanca.
Bu eserde hikâye Watson isimli karakterin gözünden anlatılır.Hay debate en cuanto al nombre real de este personaje.
Fakat son saniyede gözünü kırpar.Sus ojos miran el Final.
Ve gözünü kan bürümüş adamları...Dónde estás con tus ojos celestes.
'Gözün Hikâyesi' okuduğum bütün aykırı kitapların en aykırısıdır." demektedir.Él declara , ""Padre Rico, Padre Pobre" es uno de los libros financieros más estúpidos que he leído.
Bu olay, Fransız Devrimi'ne giden yolda, halkın gözündeki monarşinin kokuşmuşluğu inancını pekiştirdi.Significa que nuestra transición de la monarquía a la democracia es difícil.
O yar gözün Kim görüp o yar gözün?¿O es que tu mente hacia otro lado mira?
Gözünü seveyim, lütfen ona karşı kibar ol.Per l'amor del cielo, sii gentile con lui.
Bazı Japonlar ülkelerinin yabancıların gözünde nasıl göründüğü hakkında endişeli.Alcuni giapponesi si preoccupano di come il loro paese appaia agli occhi degli stranieri.
Gözünü aç.Chiudi gli ochi.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Karl si rimuove un occhio per mettere al suo posto l'Occhio.
VII. Kleopatra, Sezar'ın gözüne girme konusunda daha başarılı olmuş ve onun aşkını kazanmıştır.Cleopatra riuscì a guadagnarsi il favore di Cesare e divenne sua amante.
Şawla aldı dünya yüzün, yuhlağanımız taman. Gözüng aç, dört yakğa qara!Oggi ti portano la pace dal fucile! (…) Sezione, alzati, scala le montagne.
Ayrıca insan gözünün net olarak göremeyeceği şekilde hızlı hareket edebilirler.Inoltre possono raggiungere una velocità tale che il loro movimento non viene percepito dall'occhio umano.
O yar gözün Kim görüp o yar gözün?Chi ha pensato al teschio fiammeggiante?
Uzun saçlıdır ve sağ gözünde bir göz bandı vardır.Ha capelli lunghi celesti con un ciuffo sull'occhio destro.
Burada, yeşil bir mayo giymiştir ve gözünde kırmızı çerçeveli bir gözlüğü vardır.Ha una miopia estrema e per questo porta degli occhiali rossi molto spessi.
Bir aksiyon sahnesinde Harrison Ford onu gözünün kenarından yaralandı.Durante tale evento, Veronica verrà ferita alla spalla sinistra.
Hifema; gözün ön kamarısında kan çökmesi anlamına gelir.Con il termine ifema viene indicata una raccolta di sangue nella camera anteriore dell'occhio.
Ne var ki bu durum halkının gözünde bu bir kaçıştı.Questa era un’onta agli occhi dei suoi famigliari.
Rühmann izleyicilerin gözünde hiçbir zaman nasyonal sosyalistlerin adamı olarak görülmedi.Sul campo di battaglia, non abbiamo mai considerato i cinesi esseri umani.
Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni.Ero allibita e non riuscivo a staccare gli occhi da lei.
Hayatının son yirmi yılında Aleskios halk gözünde popülerliğini kaybetmişti.Durante gli ultimi anni di vita Alessio perse gran parte della sua popolarità.
Hikâye olayları Türklerin gözünden anlatır.L'Iraq uscirà dall'attenzione dei media.
Gözünün üzerinde ve koyu renkli yanağının altında açık renkli, belirgin çizgiler bulunur.Sopra il naso, tra gli occhi, si trova una zona di colore chiaro.
Bir zamanlar Vergil'in Dante’nin gözünde olduğu gibi.Yamato: spada appartenuta un tempo a Vergil, il fratello di Dante.
Sonrasında elini Swagger'ın gözüne soktu.Successivamente passò alle mani di Sir Galahad.
Ebu Süfyan bu savaşta bir gözünü kaybetmiştir.Si ritiene che anche il veterano Abu Sufyan perdesse un occhio in quel giorno.
Bu adamım gözün etrafında bir doğum lekesi var.У этого человека родинка сбоку от глаза.
Gözünüz bozulmuş olabilir mi?Возможно, у вас плохое зрение?
Sağ gözünü sol gözünden kıskanıyor.Правый глаз ревнует от левого.
Gözünüzü açık tutun.Держите ваши глаза открытыми.
Onun gözüne gözükme.Не попадайся ему на глаза.
O öz kardeşini gözünü kırpmadan öldürdü.Он без колебаний убил своего брата.
15 yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sağ gözünün görme yetisini kaybetti.В 15 лет в результате несчастного случая потерял левый глаз.
Soygun ayrıca Bolşevik Merkez'in Avrupa'daki sosyal demokratların gözünden düşmesine neden oldu.Ограбление также ухудшило отношения большевистского центра с европейскими группами социал-демократов.
Kitap üçüncü kişinin gözünden anlatılmaktadır.Повествование рассказа следует в третьем лице.
Fakat bu her iki makale de bilim dünyasının gözünden kaçtı.Позже оба растения исчезли из поля зрения учёных.
Saçı sol gözünü kapatır.Чёлка закрывает левый глаз.
Bu eserde olayı L'in gözünden anlatmaktadır.Страда В. Он сказал мне с глазу на глаз.
Hifema; gözün ön kamarısında kan çökmesi anlamına gelir.Гифема — кровоизлияние в переднюю камеру глаза.
Gözünü aç.Открыть глаза.
Bu kazadan sonra Stuart bir gözünü kaybeder.Про эту деталь Стюарт тотчас забыл.
Ona göre herkesin gözünde iyi insandır.Все выглядит хорошо для нашего большого человека.
Bu örümcek, bir görevliyi öldürür ve gözünü tarar.Тот зверски убивает агента и уходит.
Buna rağmen çoğunlukla diğerlerinden daha az halkın gözünde gözükür.Во-вторых, они менее кого-либо в свете имеют жалость к ближнему.
İşlenen, üzerinde işlem yapılacak büyüklüğü ya da büyüklüğün yerini (bellek gözünü) belirtir.Он издаёт тонкий, высокий свистящий звук (согласно одним свидетельствам) или совершенно нем (согласно другим).
O, Rab’bin gözünde büyük olacak.Узрение в своей душе Бога.
Kişiye gözünü kırpıştırması söylenir.Оскорбить можно, плюнув в лицо человеку.
Hayâsızca bana hakaret etti, sanki iğrenç bir şeymişim gibi gözünü dikip baktı.А он как вытаращит глаза, начал что-то лопотать, видно, что смутился жутко.
Amy gözünü kırpar ve Ağlayan Melek onu da geçmişe gönderir.Он решает, что речь идёт о его полном тёзке, но тут на него нападает Плачущий Ангел и отправляет в прошлое.
Uçlar gözün içinden karşı yönlerde geçerler(ABOK#1420).Слепые ведут слепых (ок. 1600 г.)
Habakkuk, onun gözünde günahkar sayılan Yehudalıların günahlarının cezalandıralacağını bildirilir.Богословски это объясняется тем, что ветхому завету положен конец крёстной жертвой за грехи людей.
Yarın savcılıktan telefon tutanaklarımı alıp gözüne sokacağım senin." demiştir.Завтра днем поеду к цензору и переговорю с ним».
Jerry ona gösterirken diğer eliyle onun gözüne bir tane yumruk indirir.Джефф в этот момент гладит её рукой по спине.
1775 yılında bir gözünü kaybetti.К 1870 году потерял зрение.
Bunlar onu iki gözünü kör ettiler.Но они дважды их не видят.

İlgili Sayfalar