gözün ile cümle
gözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ne var ki bu durum halkının gözünde bu bir kaçıştı.Das war in den Augen seiner Familie natürlich ein Skandal.
Yoldaki üçüncü gözünüz".Die Vision vom „dritten Weg“.
Sara'yı gözüne kestirmiştir, yeni anne o olacaktır.Doch Paul hält zu ihr und die kleine Marie wird geboren.
Hikâyenin odak karakter gözünden anlatılması gerekmez.Die Erzählperspektive ist nicht personifiziert.
Itachi Uchiha'ya ise diğer gözünü vermiştir.Vergleiche auch Aiki goshi.
Bir süre sonra gözünü bir morgda açar...StV zu dieser Zeit ein Dorn im Auge.
Bu kazadan sonra Stuart bir gözünü kaybeder.Bei dem Kampf verliert Estevao sein Augenlicht.
Lennie'nin gözünü boyamak – ve ona tehlike oluşturmak – dışında bir işlevi yoktur."Damit wird es auch für Lenny gefährlich, und er muss untertauchen.
15 yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sağ gözünün görme yetisini kaybetti.Bei einem Unfall verlor er sein rechtes Auge.
Gözün hareketini gözün dışına yapışan kaslar sağlar.Wie wider die Entarteten ihr Auge Unmuth winkt!
Bir bakıma, Pers İmparatorluğu'nun Atinalılar gözünde uzak bir tehdit olduğunu görüyordu.Am Hof des Kaisers in Wien fürchtete man nun eine Bedrohung Österreichs.
Fakat son saniyede gözünü kırpar.Im geeigneten Moment konnte er ein Auge zudrücken.
Kamera yaratıkların gözünden bakar şekilde çekim yapmaktadır.Die Kameraarbeit würde klarer die Blicke der Darsteller einfangen.
Abisi onun gözündeki siyah sıvıyı durdurabilen tek kişidir.Die Henne dieser Art hat als einzige in der Gattung dunkelblaues Gefieder.
Şimdi, Büyük Britanya'nın bir haritasını gözünüzün önüne getirmenizi istiyorum.Maintenant, je voudrais que vous vous imaginiez une carte de la Grande-Bretagne.
Şimdi, Büyük Britanya'nın bir haritasını gözünün önüne getirmeni istiyorum.Maintenant, je voudrais que tu t'imagines une carte de la Grande-Bretagne.
Gözünü cüzdanından ayırmaGarde un œil sur ton portefeuille!
1660'ta gözün kör noktasını keşfetmiştir.En 1660, il découvre la tache aveugle de l’œil.
Paris gözünü bir Yunan sahilinde açar ve Helene, Menelaos'un karısı, onu bulur.Pâris échoue sur une plage de la côte grecque où Hélène, la femme de Ménélas, le trouve à bout de force.
O, Rab’bin gözünde büyük olacak.Car il sera grand devant le Seigneur.
Gözünü hedefe odaklı tutuyor.Leur regard est dirigé vers la cible.
Gözünü aç.Ouvrez les yeux!
Annesinin daha önce gözünden tedavi olduğu bilinmektedir fakat bu durumun ölümüne olan etkisi bilinmemektedir.Elle avait reçu auparavant des soins à un œil, mais la cause exacte de sa mort est inconnue.
Kasım devrimi, onun gözünde, hiçbir gelişme getirmemişti.La Révolution belge ne trouve aucune grâce à ses yeux.
15 yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sağ gözünün görme yetisini kaybetti.À l'âge de trois ans, un accident lui fait perdre la vue de l'œil gauche.
Genellikle, saçları bir gözünü kapatır.Ses cheveux sont généralement coiffés d'un serre-tête.
Tom De Witte, 1979'da iki gözünde de bir hastalıkla (bilateral congenital glaucoma) doğdu.Tom De Witte est né en 1979 en Belgique, avec un glaucome bilatéral congénital.
Sağ gözünü kaybettikten sonra göz bandı kullanmaya başladı.Elle a perdu l'usage de son œil droit.
Hurûfîliğin nazariyesine göre insan gözünün biri Cebrail diğeri de Azrail’dir.Onihitokuchi (en) - oni ayant un seul œil et tuant les humains.
Bunun sonucunda gözünü kaybetmiştir ve tek gözü sahtedir.Bien sûr il s'avéra que l'œil était un faux.
Max gözünü hastanede açar.Jack garde un œil sur la vidéo.
Lennie'nin gözünü boyamak – ve ona tehlike oluşturmak – dışında bir işlevi yoktur."Il essaye d'appeler Lenore, mais à part son écho, rien ne lui répond.
Gözün altında beyaz bir çizgi bulunur.Ils ont une tache blanche sous les yeux.
Gözünde gece görüş gözlüğü gibi bir gozlük taşır.Il revêt des lunettes de soleil de nuit comme de jour.
Buna rağmen çoğunlukla diğerlerinden daha az halkın gözünde gözükür.Mais souvent sans plus guère s’occuper des autres.
Görmediğin nedir, gözünden kaçıramazsın...Tu ne vois pas ce que je vois, tu ne sais pas ce que je sais...
Re-Atum onları bulmak için gözünü gönderdi.L'amiral promet de revenir les chercher.
Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni.C'était comme s'il était à moi et que je le laissais aller nulle part.
Bir adamın gözünü çıkaranın gözü çıkarılır.Parole de l'homme qui a l’œil ouvert.
Aç Gözünü (şarkı), Füsun Önal şarkısı.Son vrai titre est : Chœur d'ouverture de la Lice chansonnière.
Hemen oğluna ortadan kaybolması ve bir daha hiç gözüne görünmemesi emrini verir.Il réitère à son fils l'ordre de ne plus la voir.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Ses yeux seront grands ouverts pour surveiller ça.
Clarence çatışmadan sağ çıkmıştır ama bir gözünü kaybetmiştir.Douglas fut lui-même capturé après avoir perdu un œil au combat.
Bazen ender olarak, mavi gözlü insanların -genelde bir- gözünde kahverengi bir bölge görülür.Parfois, mais pas toujours, les chevaux à belle face peuvent avoir les yeux bleus.
Tom Mary'nin gözüne baktı.Tom miró a Mary a los ojos.
Gözün niçin kırmızı?¿Por qué tienes el ojo rojo?
Onu senin gözünde bu kadar özel yapan ne?¿Qué lo hace tan especial a tus ojos?
Gözünü hedefe odaklı tutuyor.Mantiene su ojo en el objetivo.
Amaterasu, babası İzanagi'nin sol gözünden doğmuştur.Amaterasu nace del ojo izquierdo de Izanagi.
Akıl der ki, gözünü iyi aç da bak!V Mira con los ojos bien abiertos, ¡mira!
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Usa un especie lentes para tapar a sus ojos.
Gözünü aç.Abre el ojo.
Tacitus, Nero'nun Britannicus'un halkın gözündeki imajını bozmak için yaptığı sayısız denemeden bahseder.Tácito escribe que Nerón intentó en numerosas ocasiones socavar la imagen pública de Británico.
Yoldaki üçüncü gözünüz".«El primer tramo del camino».
Bu durum, Hershel ve Dale Horvath'ın (Jeffrey DeMunn) gözünden kaçmaz.Sin embargo, tanto Hershel como Dale Horvath (Jeffrey DeMunn) son testigos de esto.
Aç Gözünü şu anlamlara gelebilir: Aç Gözünü (film), Alejandro Amenábar'ın yönettiği 1997 tarihli film.«Abre los ojos» puede referirse a: Abre los ojos (1997), película dirigida por Alejandro Amenábar.
Mektupta yazılanlara göre Meryem gözüne görünür.En la cama, parece que Marie cumplió la meta.
Hemen oğluna ortadan kaybolması ve bir daha hiç gözüne görünmemesi emrini verir.A continuación, jura desaparecer, para nunca ser visto otra vez.
Daha o zamanlardan gözünü çok daha fazlasına dikmişti.Su vista ha mejorado mucho desde entonces.
Gözün altında beyaz bir çizgi bulunur.Hay una línea blanca detrás del ojo.