Birkaç basit prensibin ışığında bunu gözünün önüne getirmeye çalışacaktı.몇 개의 간단한 원칙만을 이용해서 그 파동을 설명하려고 했었죠.
Birkaç basit prensibin ışığında bunu gözünün önüne getirmeye çalışacaktı.Megpróbálta elképzelni, néhány egyszerű alapelv segítségével.
Birkaç basit prensibin ışığında bunu gözünün önüne getirmeye çalışacaktı.Postanowił określić tę funkcję w oparciu o kilka prostych zasad.
Birkaç basit prensibin ışığında bunu gözünün önüne getirmeye çalışacaktı.Provò a visualizzarla, guidato da un piccolo numero di semplici principi.
Birkaç basit prensibin ışığında bunu gözünün önüne getirmeye çalışacaktı.Tenía que tratar de visualizarla guiado por un pequeño número de principios sencillos.
Birkaç basit prensibin ışığında bunu gözünün önüne getirmeye çalışacaktı.Tentaria visualizá-la, guiado por um pequeno número de princípios simples.
Birkaç basit prensibin ışığında bunu gözünün önüne getirmeye çalışacaktı.Θα προσπαθούσε να την οπτικοποιήσει, με βάση ένα πολύ μικρό αριθμό βασικών αρχών.
Birkaç basit prensibin ışığında bunu gözünün önüne getirmeye çalışacaktı.Он попробует её представить, с помощью нескольких простых правил.
Birkaç basit prensibin ışığında bunu gözünün önüne getirmeye çalışacaktı.Той щеше да се опита да я визуализира, воден от ограничен брой прости принципи.
Birkaç basit prensibin ışığında bunu gözünün önüne getirmeye çalışacaktı.הוא ניסה לדמיין אז זה מונחה על ידי מספר מצומצם של עקרונות פשוטים.
Birkaç basit prensibin ışığında bunu gözünün önüne getirmeye çalışacaktı.وسوف يحاول ان يتخيلها مستنداً الى حزمة ارقام رياضية بسيطة
Birkaç basit prensibin ışığında bunu gözünün önüne getirmeye çalışacaktı.検討することで 分かりやすくしようとしました 原理の単純な少数の原子なら とても簡単になります
Burada görünebilir ışıktaki görüntüsü yer almaktadır. Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.Pokazana w świetle widzialnym, dostrzegalnym gołymi oczami.
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Az én parancsolatimat tartsd meg, és élsz; és az én tanításomat mint a szemed fényét.
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Behalte meine Gebote, so wirst du leben, und mein Gesetz wie deinen Augapfel.
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Bevar mine bud, så skal du leve, bevar min lære som din øiesten!
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Gehoorzaamheid aan mijn geboden zal je het leven geven, dus moet mijn wet alles voor je betekenen.
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Guarda mis mandamientos y vivirás; guarda mi enseñanza como a la niña de tus ojos
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Håll mina bud, så får du leva, och bevara min undervisning såsom din ögonsten.
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Khá tuân thủ các mạng lịnh ta, thì con sẽ được sống; Và gìn giữ lời khuyên dạy ta như ngươi của mắt con.
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Khá tuân_thủ các mạng lịnh ta , thì con sẽ được sống ; Và gìn_giữ lời khuyên dạy ta như ngươi của mắt con .
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.내 명령을 지켜서 살며 내 법을 네 눈동자처럼 지키라
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Noudata minun käskyjäni, niin saat elää, säilytä opetukseni kuin silmäteräsi.
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Observa os meus mandamentos e vive; guarda a minha lei, como a menina dos teus olhos.
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Observe mes préceptes, et tu vivras; Garde mes enseignements comme la prunelle de tes yeux.
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Osserva i miei precetti e vivrai, il mio insegnamento sia come la pupilla dei tuoi occhi
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Ostríhaj moje prikázania a ži a naučenie môjho zákona ostríhaj ako zrenicu svojho oka.
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Ostříhej přikázaní mých, a živ budeš, a naučení mého jako zřítelnice očí svých.
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Pazi na zapovedi moje in žívi, pazi na nauk moj kakor na zenico svojih oči.
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Strzeż przykazaó moich, a żyć będziesz; a nauki mojej, jako źrenicy oczów swych.
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Ţine sfaturile mele, şi vei trăi; păzeşte învăţăturile mele ca lumina ochilor.
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.vogt mine bud, så skal du leve, som din Øjesten vogte du, hvad jeg har lært dig;
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Φυλαττε τας εντολας μου, και θελεις ζησει και τον νομον μου, ως την κορην των οφθαλμων σου.
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Пази заповедите ми и ще живееш - И поуката ми, като зеницата на очите си.
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Храни заповеди мои и живи, и учение мое, как зрачок глаз твоих.
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.שמר מצותי וחיה ותורתי כאישון עיניך׃
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.احفظ وصاياي فتحيا وشريعتي كحدقة عينك.
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.遵 守 我 的 命 令 、 就 得 存 活 . 保 守 我 的 法 則 〔 或 作 指 教 〕 好 像 保 守 眼 中 的 瞳 人
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.遵守 我 的 命令 、 就 得 存活 . 保守 我 的 法則 〔 或 作 指教 〕 好像 保守 眼中 的 瞳人
Dunedain'in uyanık gözünün keyfini çıkaran bir diyar. ve onu babasına getirdiler , efendi Arador,Zemí, nad kterou stále bděly pozorné zraky Dúnadanú, a přivedli je k jeho otci, pánu Aradorovi.
Dunedain'in uyanık gözünün keyfini çıkaran bir diyar. ve onu babasına getirdiler , efendi Arador,彼の父 族長アラドールの待つ- 隠れ里 タウアダルである
Gözünün altında bir ışık organı var.Are un organ care produce lumină sub ochi.
Gözünün altında bir ışık organı var. Çenesinde bir keçi sakalı var.Er hat ein Leuchtorgan unter seinem Auge und eine Kinnbartel.
Gözünün altında bir ışık organı var. Çenesinde bir keçi sakalı var.Nó có một cơ quan ánh sáng dưới mắt, một râu cằm.
Gözünün altında bir ışık organı var.Den har et lys organ under sit øje.
Gözünün altında bir ışık organı var.Ha un organo luminoso sotto l'occhio.
Gözünün altında bir ışık organı var.Hij heeft een lichtorgaan onder zijn oog.
Gözünün altında bir ışık organı var.Il a un organe lumineux sous l"œil.
Gözünün altında bir ışık organı var.눈 밑에 빛을 내는 기관이 있구요.
Gözünün altında bir ışık organı var.Má světelná orgán pod očima.
Gözünün altında bir ışık organı var.Pod okom má ľahký orgán.
Gözünün altında bir ışık organı var.Posiada organy świetlne pod oczami.
Gözünün altında bir ışık organı var.Tem um órgão de luz debaixo do olho.
Gözünün altında bir ışık organı var.Tiene un órgano lumínico bajo sus ojos.
Gözünün altında bir ışık organı var.Van egy fénykibocsátó szerve a szeme alatt.
Gözünün altında bir ışık organı var.Під оком у нього є орган, що світиться.
Gözünün altında bir ışık organı var.Тя има светлинен орган под окото си.
Gözünün altında bir ışık organı var.У неё есть светящийся орган под глазом.
Gözünün altında bir ışık organı var.יש לו איבר-תאורה תחת עינו.
Gözünün altında bir ışık organı var.لديه منتجات ضوء اسفل عينيه