Ana içeriğe geç
Sözlük

gözünün ile cümle

gözünün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onun gözünün takıldığı ilk şey camdaki bir parmak iziydi.The first thing that caught his eye was a fingerprint on the glass.
O, bir trafik kazasında bir gözünün görme yetisini kaybetti.He lost the sight of one eye in a traffic accident.
İnsan gözünün algılayamadığı ışık dalgaboyları vardır.There are wavelengths of light that the human eye cannot perceive.
Bu, ailenin gözünün önünde anlatılacak bir fıkra değil.This is not a joke to be told in the presence of your parents.
Tom'un tam sol gözünün altında bir yara izi var.Tom has a scar just below his left eye.
Tom Mary'nin onun gözünün önünden ayrılmasına asla izin vermemeliydi.Tom never should've let Mary out of his sight.
Tom'un sağ gözünün altında farklı bir yara izi vardı.Tom has a distinctive scar under his right eye.
Tom'un sağ gözünün altında belirgin bir yara izi vardı.Tom has a distinctive scar under his right eye.
Tom'un yüzünde tam sol gözünün altında küçük bir yara var.There's a small scar on Tom's face just under his left eye.
Tom'un bir gözünün kör olduğunu biliyor muydun?Did you know that Tom is blind in one eye?
Tom'un sol gözünün altında bir beni var.Tom has a mole under his left eye.
Tom'un gözünün korkutulduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is intimidated.
Tom gözünün ucuyla bir şey gördü.Tom saw something out of the corner of his eye.
Tom gözünün kararmaya başladığını söyledi.Tom said he was starting to get very dizzy.
Tom'un gözünün içine baktım.I looked right at Tom.
Sami annesinin gözünün elmasıydı.Sami was the apple of his mother's eye.
Sami'nin sağ gözünün altında bir çürük vardı.Sami had a bruise under his right eye.
İnsan bazen gözünün önündeki güzellikleri göremiyor.Sometimes you can't see the beauty which lies in front of you.
Tom'un gözünün maviliği babasına çekmiş.Tom has his father's blue eyes.
Şöhretin kötü tarafı, halkın gözünün sürekli üzerinde olmasıdır.The downside of fame is public scrutiny.
15 yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sağ gözünün görme yetisini kaybetti.After an accident at the age of 15, he lost his left eye.
Sol gözünün altında bir dikiş izi vardır.His mark is under his left eye.
Bu deneylerin analizi için tamamen tersinir reaksiyonun gözününe alınması gerekir.The analysis of these experiments requires consideration of the fully reversible reaction.
Hurûfîliğin nazariyesine göre insan gözünün biri Cebrail diğeri de Azrail’dir.It laughs when it sees a human being, and when it laughs its upper lip may cover its eyes.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.In fact, all evidence shows that the human eye is not perfect, and that there is variation.
Bir de bir insanýn gözünün içine bakýp... ...ustalýkla yalan söylemek.Like what
Gözünün altında bir ışık organı var.It's got a light organ under its eye.
Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.That's the light that you can see with your own human eyes.
Gözününe kaçmış bir tel saç gibi seni grçeklerden uzaklaştırmış.It is the wool that has been pulled over your eyes.to blind you from the truth.
Birkaç basit prensibin ışığında bunu gözünün önüne getirmeye çalışacaktı.He would try to visualize it, guided by a small number of simple principles.
İnsan gözünün bu özelliği gerçek dünyada gerçekten yararlıdır.This property of human vision is really useful in the real world.
Şimde ise 13 numaralı fırçamla aynı mordan alarak gözünün altında çalışacağım.I'm just going to take that same purple and I'm going to go underneath her eye.
Bu görüntüyü tam olarak insan gözünün kırpması süresine göre dikkatlice kırptım.Bu görüntüyü tam olarak insan gözünün kırpması süresine göre dikkatlice kırptım.
Biz yokuz, kýz yalan söylüyor gözünün içine bakarak.He must have realized, of course. We were not there.
Para için dostlarını satan adamın Çocuklarının gözünün feri söner.He who denounces his friends for a prey, Even the eyes of his children shall fail.
Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.Keep my commandments and live! Guard my teaching as the apple of your eye.
Gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı.His heart did not falsify what he perceived.
İşte gözünün önünden perdeyi kaldırdık, şimdi artık gözün pek keskindir!” [19,38; 32,12]Now We have removed your veil and so your vision today is sharp.
Bakan, AK ve Karadağ halkının gözünün artık hükümetin üzerinde olduğunu belirtti.He said the government is now under the scrutiny of the EC and the Montenegrin public.
Vücudundaki çok sayıdaki yaranın yanı sıra, bir gözünün görme yeteneğini de kaybetmiş.Besides the many scars on her body, she has lost sight in one eye.
Lens, insan gözünün ön segmentinin bir parçasıdır.The lens is part of the anterior segment of the human eye.
Ona gözünün nerede saklandığını ve bilgi karşılığında nasıl vazgeçtiğini bildiğini söyler.She tells him she knows where his eye is hidden and how he gave it up in exchange for knowledge.
Porta bir kitabı bir gözünün önüne, diğerini de diğerinin önüne koydu.Porta put one book in front of one eye, and another in front of the other.
Ayrıca insan gözünün daha önceki evrimsel gelişiminin parçalarını taşıdığını varsaymıştır.She assumed further that the human eye carries fragments of its earlier evolutionary development.
Bu kaza onun gözünün önünde oldu.Dieser Unfall ist vor seinen Augen passiert.
Hurûfîliğin nazariyesine göre insan gözünün biri Cebrâil diğeri de Azrâil’dir.Bei ihnen sind die Augen nebeneinander an der Vorderseite des Kopfes angeordnet (also wie bei Menschen).
15 yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sağ gözünün görme yetisini kaybetti.Bei einem Unfall verlor er sein rechtes Auge.
Şimdi, Büyük Britanya'nın bir haritasını gözünün önüne getirmeni istiyorum.Maintenant, je voudrais que tu t'imagines une carte de la Grande-Bretagne.
15 yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sağ gözünün görme yetisini kaybetti.À l'âge de trois ans, un accident lui fait perdre la vue de l'œil gauche.
Hurûfîliğin nazariyesine göre insan gözünün biri Cebrail diğeri de Azrail’dir.Onihitokuchi (en) - oni ayant un seul œil et tuant les humains.
Gözünün ardında beyaz şerit vardır.Detrás de los ojos tienen una manchita blanca.
Ayrıca insan gözünün net olarak göremeyeceği şekilde hızlı hareket edebilirler.Inoltre possono raggiungere una velocità tale che il loro movimento non viene percepito dall'occhio umano.
Bir aksiyon sahnesinde Harrison Ford onu gözünün kenarından yaralandı.Durante tale evento, Veronica verrà ferita alla spalla sinistra.
Gözünün üzerinde ve koyu renkli yanağının altında açık renkli, belirgin çizgiler bulunur.Sopra il naso, tra gli occhi, si trova una zona di colore chiaro.
15 yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sağ gözünün görme yetisini kaybetti.В 15 лет в результате несчастного случая потерял левый глаз.
Fakat Notthingam Şerifi de Marian'ı gözünün önünde bulundurmaya gayret gösteriyordur.Впечатлённый шериф Ноттингема предлагает тому пойти к нему на службу.
15 yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sağ gözünün görme yetisini kaybetti.Com 15 anos de idade, sofreu um acidente, onde veio a perder seu olho esquerdo.
En çok korktuğu şey gözünün önüne gelir.O que mais me impressionou foi o seu olhar.
Demir boru yüzünün yanından girip, ... sol gözünün arkasından geçti ve kafasının üzerinden çıktı.A bala entrou em sua têmpora esquerda, passou por trás de seus olhos e saiu do outro lado da cabeça.
Gözünün ardında beyaz şerit vardır.Achter het oog zit een witte vlek.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gözünün ile cümle - gözünün kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App