Gözümü bu adamın üstünden ayırmazdım.I would keep your eye on this fellow.
Gözüme sabun kaçtı!Soap's in my eyes!
O kişi benim kalbimde.. başkasını da gözüm görmüyorJust by myself, in my heart, I see this one person.
Evet, benim gözüm Ha Ni'den başkasını görmüyor.Yeah, I have no one but Ha Ni.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.But what I saw opened my eyes to an idea of forgiveness which I never thought possible.
Ama bir şey sevinen ve teselli Ve zalim ölüm gözümün catch'd indirdiği!But one thing to rejoice and solace in, And cruel death hath catch'd it from my sight!
Gözüme bir şey sürmüştüm.I had something in my eye.
Evet, ben tek gözümü kırpamam.Yes, I can't wink one eye only.
Pingnan Amca, Sen bir soylusun gayrimeşru da olsan gözümde hep yiğit biriydinUncle Pingnan, you are a nobleman Although illegitimate, I always considered you a hero
Yalnızca sağ gözüm biraz zayıf.Only my right eye's a bit weak.
Gözüme görünme.Get out of my sight.
Bir doğruyu bu şekilde daha iyi gözümde canlandırıyorum. -So what's the divergence?
Sanırım gözümde bir damla yaş var dünyamın kralı gibi hissediyorumI think I got a tear in my eye I feel like the king of My world
Ve ben yüzüşü gözümde canlandırmalıydım.And I had to visualize the swim.
Gözüm yaşlı,With tears in my eyes,
Bu çakışmalar resimde gerçekten var mı yoksa gözümüzün yaptığı bir yanılsama mı?JH:
Vektörler herhangi bir sayıda eleman içerebilirler bu yüzden açıyı gözümüzde canlandırmak zordur. .These can have arbitrary number of components, so it's hard to visualize.
Hatta, benim gözümle daha basit bir ateşleyici problemi.An even more basic idea of the magneto problem as I see it.
O senin güzelliğini göremiyorsa, ne olmuş ! benim gözümde...So what's the big deal if he doesn't see your beauty
Şimdi iki gözümüze de uyguladık ve göz makyajımız bitti.Şimdi iki gözümüze de uyguladık ve göz makyajımız bitti.
Bu bir robotik cerrahiydi. Gözümün arkasındaki hematomayı aldılar.It was actually robotic surgery that removed a hematoma from behind my eye.
"Felsefe gözümüzün önünde duran yüce kitaptaPhilosophy is written in that great book which ever lies before our eyes
Bazı şeyler gözüme çarpmaya başladı.So let's see, some things are popping out at me.
Aslında, ben cevabın gözümüzün önünde olduğunu düşünüyorum.Well actually, I think the answer is staring us right in the face:
Gözümü asla öbür kızlara dikmem.I'll never stare at other girls.
Sadece sınav salonuna girene dek gözümü üstünden ayırmayacağım. bu can sıkıcı can sıkıcı.Look at me.
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!I'm going to look onto just you until my dying days!
Manzaranın her noktasında, gözümüzün durup dinlenmesi için bir alan yaratmış.At each place our eye has a place to rest in the landscape.
Onlar gözümüzün önünde bizim mülklerimizi alıyorlar. Tıpkı Thomas Jefferson söylediği gibiThey take our property right in front of our eyes just like Thomas Jefferson said they would.
Bir gözüm kör ve diğeri de çok iyi durumda değil.I'm blind in one eye, and not terribly good in the other.
Yani, bu bize gözümüzde canlandırabileceğimiz, algılayabileceğimiz bir şekil verir.So that gives us a form that we can picture, that we can perceive.
Gözümüzle görebileceğimiz hiçbir şey yok. Ancak bu, gerçekten çok uzak.Well, as far as the eye is concerned, but that's far from truth
Birkaç gündür gözüme batıp duruyorsun.You've been annoying these past few days.
'Bu gözüm hiç iyi görmüyor.''My eyesight is really bad in this eye.'
Artık, bana anlamlı gelen dünyanın... ...gözümde hiçbir değeri kalmadı.The world that meant a lot to me, I saw it vanish in my face.
Tek gözüm açık uyudum.Slept with one eye open wide.
Gözüm Ramone'un üstünde.I am keeping an eye on Ramone.
Daha önceki görüşmemizde, sana gözüme görünme demiştim.When we met before, I am sure I told you to not joke around.
Ve ben ona bakabiliyordum, gözümü alamıyordum.Only now have we realized there can be no peace until we find peace within.
Gözümün içine bak.<br />Tekrarla.Look into my eyes. Again.
Gözüm görmesin onları..Now
Fakat asıl amaç halen burada, gözümüzün önünde.But that original purpose is still right there in plain sight.
Gözümün içine bakınShe looked at me and said.
Bunu yapabilmek için ,öncelikle her bir sayının nasıl göründüğünü gözümüzde canlandıralım. .To do this, let's just first visualize what each of these numbers look like.
Deneklerden biri gözümüzün önünde ölüme yakın bir deneyim yaşadı.In our presence one subject had a near death experience.
Gözünü seveyim anne, ha. Kapama benim gözümü de.I beg you mom, don't close my eyes too
Öyle ekrana uzun bakýnca gözüm biraz ţey oldu...When i look at the screen for a long time, my eyes get...
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.You said to your servants, 'Bring him down to me, that I may set my eyes on him.'
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Oh remember that my life is a breath. My eye shall no more see good.
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Surely there are mockers with me. My eye dwells on their provocation.
Kederden gözümün feri söndü, Kollarım bacaklarım çırpı gibi.My eye also is dim by reason of sorrow. All my members are as a shadow.
Gözümü RABden ayırmam, Sağımda durduğu için sarsılmam.I have set Yahweh always before me. Because he is at my right hand, I shall not be moved.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Have mercy on me, Yahweh, for I am in distress. My eye, my soul, and my body waste away with grief.
Gözüme uyku girmiyor, Damda yalnız kalmış bir kuş gibiyim.I watch, and have become like a sparrow that is alone on the housetop.
RABbin işidir bu, Gözümüzde harika bir iş!This is Yahweh's doing. It is marvelous in our eyes.
Gözümün feri sönüyor söz verdiklerini beklemekten, ‹‹Ne zaman avutacaksın beni?›› diye soruyorum.My eyes fail for your word. I say, "When will you comfort me?"
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.My eyes fail looking for your salvation, for your righteous word.
Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.My eyes stay open through the night watches, that I might meditate on your word.
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.I saw among the simple ones. I discerned among the youths a young man void of understanding,
Durup dinmeden yaş boşanıyor gözümden,My eye pours down, and doesn't cease, without any intermission,