Ana içeriğe geç
Sözlük

gözüm ile cümle

gözüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Onun sayesinde gözümüz açıldı.Gracias a él vimos la realidad.
Onun sayesinde gözümüz açıldı.Grazie a lui, abbiamo aperto gli occhi.
Onun sayesinde gözümüz açıldı. Hem benim, hem de tüm şehrin.Edin ansiosta silmämme avautuivat, minun ja koko kaupungin.
Onun sayesinde gözümüz açıldı.På grund af ham begyndte vi at se.
Onun sayesinde gözümüz açıldı.På grund av honom började vi se.
Onun sayesinde gözümüz açıldı.Χάρη σ' αυτόν άνοιξαν τα μάτια σου.
Onun sayesinde gözümüz açıldı.Благодаря ему, у нас открылись глаза.
Onu öldürmek ya da... ...onu kaçması için tehdit etmek... ...benim gözümde aynı şey.Hogy ő okozta-e a halálát, vagy csak üldözte, hogy ezáltal örök menekülésre kényszerítse, az számomra ugyanaz.
Onu öldürmek ya da... ...onu kaçması için tehdit etmek... ...benim gözümde aynı şey.Qu'il l'ait tué, ou menacé au point qu'il doive s'exiler, c'est pareil pour moi.
Onu öldürmek ya da... ...onu kaçması için tehdit etmek... ...benim gözümde aynı şey.السبب الذي جعل والدي يموت او السبب الذي جعل والدي يفر طيلة حياته بنسبة لي كل شيء متشابه
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Am trecut pe lângă o stație de autobuz. Am văzut un autobuz explodând sub privirile noastre.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Chúng tôi đi qua một trạm xe buýt. Chúng tôi đã nhìn thấy một chiếc xe buýt bốc hoả ngay trước mắt mình.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Egy buszmegálló mellett haladtunk el éppen. Láttuk, ahogy egy busz a szemünk láttára felrobban.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Kami melintasi halte bus. Kami melihat sebuah bus meledak di depan kami.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.우리가 버스 정류장을 지나가는데 버스 한대가 우리 눈 앞에서 폭발했어요
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Mijaliśmy przystanek autobusowy. Na naszych oczach autobus wyleciał w powietrze.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Pasábamos por una parada de autobús. Vimos un autobús explotar ante nuestros ojos.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Passávamos por uma paragem de autocarro. Vimos um autocarro explodir à frente dos nossos olhos.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Procházeli jsme kolem autobusové zastávky. Přímo před očima nám vybuchl autobus.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Stavamo passando accanto a una fermata di autobus. Abbiamo visto un autobus esplodere davanti a noi.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.We liepen langs een bushalte en zagen hoe een bus voor onze ogen ontplofte.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Wir waren an einer Bushaltestelle, als vor unseren Augen ein Bus explodierte.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Περνούσαμε από μια στάση λεωφορείου. Είδαμε ένα λεωφορείο ν' ανατινάζεται μπροστά στα μάτια μας.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Видяхме как автобусът избухна пред очите ни.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Ми проходили автобусну зупинку. І побачили, як перед нашими очима вибухнув автобус.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Мы проходили мимо автобусной остановки. На наших глазах взорвался автобус.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.עברנו ליד תחנת אוטובוס. ראינו אוטובוס מתפוצץ לנגד עיננו.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.وكنا نمر بمحطة حافلات. شاهدنا حافلة تتفجر أمام أعيننا.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.目の前でバスが爆発したのです バスが燃え 多くの人が負傷し 亡くなりました
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.만일 그들이 나 보기에 악한 것을 행하여 내 목소리를 청종치 아니하면 내가 그에게 유익케 하리라 한 선에 대하여 뜻을 돌이키리라
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.nếu nước ấy làm điều ác trước mắt ta và không nghe tiếng ta, thì ta sẽ đổi ý ta đã định xuống phước cho nó.
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.nếu nước ấy làm điều ác trước_mắt ta và không nghe tiếng ta , thì ta sẽ đổi ý ta đã định xuống phước cho nó .
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.Pero si hace lo malo ante mis ojos, no obedeciendo mi voz, desistiré del bien que había prometido hacerle
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.tapi kemudian bangsa itu tidak taat kepada-Ku lalu melakukan yang jahat, maka niat-Ku itu akan Kubatalkan.
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.ועשה הרעה בעיני לבלתי שמע בקולי ונחמתי על הטובה אשר אמרתי להיטיב אותו׃
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.فتفعل الشر في عينيّ فلا تسمع لصوتي فاندم عن الخير الذي قلت اني احسن اليها به
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.他 們 若 行 我 眼 中 看 為 惡 的 事 、 不 聽 從 我 的 話 、 我 就 必 後 悔 、 不 將 我 所 說 的 福 氣 賜 給 他 們
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.他 們若 行 我 眼 中看 為惡 的 事 、 不 聽從 我的話 、 我 就 必 後 悔 、 不 將 我 所 說 的 福氣 賜給 他 們
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Assim andava eu; de dia me consumia o calor, e de noite a geada; e o sono me fugia dos olhos.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Ban ngày tôi chịu nắng nồng, ban đêm chịu lạnh lùng, ngủ nào có an giấc được đâu.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Ban_ngày tôi chịu nắng nồng , ban_đêm chịu lạnh_lùng , ngủ nào có an_giấc được đâu .
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Bývalo tak, že ve dne trápilo mne horko, a v noci mráz, tak že odcházel i sen můj od očí mých.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Bývalo tak, že vodne ma stravovala horúčava a mráz vnoci, a môj spánok uchádzal s mojich očí.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Bywało to, że we dnie trapiło mię gorąco, a mróz w nocy, tak, że odchadzał sen mój od oczu moich.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.De día me consumía el calor, y de noche la helada; hasta el sueño huía de mis ojos
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Des Tages verschmachtete ich vor Hitze und des Nachts vor Frost, und kam kein Schlaf in meine Augen.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Di giorno mi divorava il caldo e di notte il gelo e il sonno fuggiva dai miei occhi
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Ik werkte voor u in de hitte van de dag en in koude en slapeloze nachten.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.내가 이와 같이 낮에는 더위를 무릅쓰고 밤에는 추위를 당하며 눈붙일 겨를도 없이 지내었나이다
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.La chaleur me dévorait pendant le jour, et le froid pendant la nuit, et le sommeil fuyait de mes yeux.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.om Dagen fortærede Heden mig, om Natten Kulden, og mine Øjne kendte ikke til Søvn.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Päivällä vaivasi minua helle, yöllä vilu, ja uni pakeni silmistäni.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Sådan var min lott: om dagen förtärdes jag av hetta och om natten av köld, och sömnen flydde mina ögon.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Slik hadde jeg det: Om dagen fortærtes jeg av hete og av kulde om natten, og søvnen flydde fra mine øine.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Tako je bilo: po dnevi me je morila vročina in mraz po noči, in spanje se je umikalo mojim očem.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Úgy voltam hogy nappal a hõség emésztett, éjjel pedig a hideg; és az álom távol maradt szemeimtõl.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Ziua mă topeam de căldură, iar noaptea mă prăpădeam de frig, şi-mi fugea somnul de pe ochi.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Ето как беше с мене: деня пекът ме изнуряваше, а нощя - мразът, и сънят бягаше от очите ми.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.я томился днем от жара, а ночью от стужи, и сон мой убегал от глаз моих.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.הייתי ביום אכלני חרב וקרח בלילה ותדד שנתי מעיני׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod