O görüntüyü gözümün önünden çıkaramıyorum, ben de yapmam gerekeni yaptım.وأنا لا أستطيع نسيان المشهد وأخرجه من عيني، وفعلت ما كان علي القيام به.
O görüntüyü gözümün önünden çıkaramıyorum, ben de yapmam gerekeni yaptım.なので もうやることにした そしてやりとげた
O halde gözümü dört açmalıyım.Allora dovrò stare attento.
O halde gözümü dört açmalıyım.Będę musiał na niego uważać.
O halde gözümü dört açmalıyım.Debo tener cuidado con él.
O halde gözümü dört açmalıyım.Jag får akta mig för honom.
O halde gözümü dört açmalıyım.Jeg må passe på ham.
O halde gözümü dört açmalıyım.Minun on varottava häntä.
O halde gözümü dört açmalıyım. Ne de olsa becerikli korumamı kaybediyorum.Θα πρέπει να είμαι σε επιφυλακή, αφού έχασα την ικανή μου σωματοφύλακα.
O halde gözümü dört açmalıyım.Terei de ter atenção.
O halde gözümü dört açmalıyım.Значит, мне надо его остерегаться.
O kişi benim kalbimde.. başkasını da gözüm görmüyorAlleen voor mij, in mijn hart, ik zie die ene persoon.
O kişi benim kalbimde.. başkasını da gözüm görmüyorBara för mig själv, i mitt hjärta, ser jag den här enda personen.
O kişi benim kalbimde.. başkasını da gözüm görmüyorChỉ là giữ cho riêng mình, sâu trong tim, chỉ biết có người đó thôi
O kişi benim kalbimde.. başkasını da gözüm görmüyorDa solo, nel mio cuore, io vedo solo questa persona.
O kişi benim kalbimde.. başkasını da gözüm görmüyorDoar eu, in inima mea, vad doar aceasta persoana.
O kişi benim kalbimde.. başkasını da gözüm görmüyorHanya diriku, didalam hatiku, Aku melihat dia seorang.
O kişi benim kalbimde.. başkasını da gözüm görmüyorJa sam, w moim sercu, widzę tylko tą jedną osobę.
O kişi benim kalbimde.. başkasını da gözüm görmüyorJuste pour moi, dans mon coeur, je ne vois que cette personne.
O kişi benim kalbimde.. başkasını da gözüm görmüyor그낭 혼자만 이 맘에만 눈이만 담고 보는 사람이 있는기다
O kişi benim kalbimde.. başkasını da gözüm görmüyorNur für mich, in meinem Herzen, sehe ich diese eine Person.
O kişi benim kalbimde.. başkasını da gözüm görmüyorΑπλά εγώ, στην καρδιά μου, έχω μόνο αυτό το άτομο.
O kişi benim kalbimde.. başkasını da gözüm görmüyorДля меня, в моем сердце есть только она.
O kişi benim kalbimde.. başkasını da gözüm görmüyorفقط لوحدي, داخل قلبي, أنا أرى ذلك الشخص
O kişi benim kalbimde.. başkasını da gözüm görmüyorチッ、なによそれ
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!Aku akan memperhatikanmu hingga akhir hidupku!
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!Budem sa pozerať len na teba až do môjho posledného dňa!
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!Chcę na ciebie patrzeć, nawet gdy będę umierał!
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!Guarderò solo te per il resto dei miei giorni!
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!Ich werde nur zu dir aufsehen.. bis ich zu meinem Todestag!
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!Ik zal van je houden totdat ik sterf.
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!Jag ska ta hand om dig tills den dag jag dör!
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!Jeg vil have øje kun for dig til den dag, jeg dør!
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!Je ne regarderai que toi jusqu'à ma mort.
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!Ma voi uita doar la tine pana voi muri!
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!Mình sẽ chăm sóc mình cậu cho tới khi chết mà thôi.
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!Θα κοιτάω μόνο εσένα μέχρι τη μέρα που θα πεθάνω!
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!До последния си ден само теб ще видя!
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!Я буду смотреть только на тебя до самых последних дней!
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!אני הולך להסתכל רק עלייך עד יום מותי
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!سوف أنظر عليك فقط حتى يوم مماتي
Ölene kadar gözüm senden başkasını görmeyecek!誰が勝手に?! 反対 絶対反対!
Ölümsüzlük... tam gözümüzün...önündeydi...A imortalidade... estava diante... dos nossos olhos...
Ölümsüzlük... tam gözümüzün...önündeydi...Kuolemattomuus oli ulottuvillamme.
Ölümsüzlük... tam gözümüzün...önündeydi...L'immortalità... Era proprio davanti ai nostri occhi...
Ölümsüzlük... tam gözümüzün...önündeydi...Nieśmiertelność... mieliśmy... na wyciągnięcie ręki...
Ölümsüzlük... tam gözümüzün...önündeydi...Odödlighet...var inom...räckhåll...
Ölümsüzlük... tam gözümüzün...önündeydi...Tenía la inmortalidad... al alcance de su mano....
Ölümsüzlük... tam gözümüzün...önündeydi...Udødelighed ... var inden for ... rækkevidde.
Ölümsüzlük... tam gözümüzün...önündeydi...Η αθανασία... Ήταν μπροστά... στα μάτια μας...
Ölümsüzlük... tam gözümüzün...önündeydi...Бессмертие... оно было... у нас перед глазами...
Ondan sonra da bana hep şunu tekrarlardı. Gözümün içine bakınПосле ме поглеждаше и винаги ми казваше едно и също нещо:
Onlar gözümüzün önünde bizim mülklerimizi alıyorlar.De tager vores ejendele lige foran vores øjne,
Onlar gözümüzün önünde bizim mülklerimizi alıyorlar. Tıpkı Thomas Jefferson söylediği gibiIls prennent nos biens et les accaparent, comme nous le disais Thomas Jefferson
Onlar gözümüzün önünde bizim mülklerimizi alıyorlar. Tıpkı Thomas Jefferson söylediği gibiVesznek mi tulajdonunk, és teszik, ahogy mondta Thomas Jefferson
Onlar gözümüzün önünde bizim mülklerimizi alıyorlar. Tıpkı Thomas Jefferson söylediği gibiZabrali twoją własność wprost sprzed twoich oczu dokładnie tak jak Thomas Jefferson powiedział, że zrobią.
Onlar gözümüzün önünde bizim mülklerimizi alıyorlar. Tıpkı Thomas Jefferson söylediği gibiΠαίρνουν την ιδιοκτησία μας μπροστά στα μάτια μας ακριβώς όπως είπε ο Τόμας Τζέφερσον.
Onlar gözümüzün önünde bizim mülklerimizi alıyorlar. Tıpkı Thomas Jefferson söylediği gibiОтнемат ни правото на собственост точно пред очите ни точно както Томас Джеферсън казъл, че ще направят.
Onun sayesinde gözümüz açıldı.Dzięki niemu otworzyły nam się oczy.
Onun sayesinde gözümüz açıldı.Graças a ele, abrimos os olhos.