Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Löin pääni pöytään. Poskipääni murtui, oikeaan silmääni ommeltiin viisi tikkiä.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.M-am lovit cu capul de birou, mi-am fracturat pometele, am avut cinci copci la ochiul drept.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Mijn hoofd bonkte op mijn bureau, ik brak mijn kaakbeen, ik kreeg vijf hechtingen aan mijn rechteroog.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Pri páde som sa hlavou udrela o stôl a zlomila si tak lícnu kosť, z čoho som mala 5 stehov na pravom oku.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Tôi đã đập đầu xuống bàn, làm gãy một cái xương hàm, và bị khâu năm múi ở bên mắt phải.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Uderzyłam głową o biurko, złamałam kość policzkową i założono mi pięć szwów nad prawym okiem.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Χτύπησα το κεφάλι μου στο γραφείο μου, έσπασα το ζυγωματικό μου έκανα πέντε ράμματα στο δεξί μου μάτι.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Моя голова впала на стіл, я зламала вилицю, мені наклали 5 швів на праве око.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Ударих главата си на бюрото ми, счупих си скулата, получих пет шева на дясното ми око.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Я ударилась головой об стол, сломала скулу, мне наложили 5 швов на правый глаз.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.פגעתי עם ראשי בשולחן, ושברתי את עצם הלחי, יש לי חמישה תפרים על העין הימנית שלי.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.فصدمت رأسي بالمكتب .. وكسرت عظام وجهي " الخد " واضر الاطباء لوضع 5 قطب على عيني اليمنى
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.右目の上を5針縫いました こうして私は睡眠の大切さを
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.For jeg holder for at den nærværende tids lidelser ikke er å akte mot den herlighet som skal åpenbares på oss.
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.생각건대 현재의 고난은 장차 우리에게 나타날 영광과 족히 비교할 수 없도다
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.Nebo tak za to mám, že nejsou rovná utrpení nynější oné budoucí slávě, kteráž se zjeviti má na nás.
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.Думаю бо, що муки теперішнього часу недостойні слави, що має явитись в нас.
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.Ибо думаю, что нынешние временные страдания ничего не стоят в сравнении с тою славою, которая откроется в нас.
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.Понеже знаем, че цялото създание съвокупно въздиша и се мъчи до сега.
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.כי אחשב אשר ענויי הזמן הזה אינם שקולים כנגד הכבוד העתיד להגלות עלינו׃
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.فاني احسب ان آلام الزمان الحاضر لا تقاس بالمجد العتيد ان يستعلن فينا.
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.我 想 現 在 的 苦 楚 、 若 比 起 將 來 要 顯 於 我 們 的 榮 耀 、 就 不 足 介 意 了
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.我 想 現 在 的 苦楚 、 若 比起 將來 要 顯於 我 們 的 榮耀 、 就 不足介意 了
Kapamadým gözümü ya. Gözünü kapadýn.Μερικές φορές είναι τόσο μελαγχολικός.
Kapamadým gözümü ya. Gözünü kapadýn.До довечера.
Kapamadým gözümü ya.Τα λέμε το βράδυ.
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.Chúng ta sẽ chiến thắng bởi vì những giọt nước mắt chảy ra từ đôi mắt cũng chính là từ tâm hồn của chúng ta.
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.És győzni fogunk, mert a könnyek, amelyek a szemünkből folynak, valójában a szívünkből fakadnak.
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.Kita akan menang karena air mata yang berasal dari mata kita benar-benar datang dari hati kita.
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.눈에서 흐르지만, 실제로는 우리 가슴에서 흐르는 눈물 때문에 우리는 승리할 것입니다.
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.Nous allons gagner parce que les larmes qui coulent de nos yeux coulent en réalité de nos cœurs.
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.Vamos a ganar porque las lágrimas de nuestros ojos vienen en realidad del corazón.
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.Vamos ganhar porque as lágrimas que correm dos nossos olhos na verdade vêm dos nossos corações.
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.Vi kommer att vinna, för tårarna som kommer från våra ögon kommer egentligen från våra hjärtan.
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.Vinceremo perché le nostre lacrime non escono dagli occhi ma dal cuore.
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.Vom câștiga pentru că lacrimile din ochii noștri vin de fapt din inimile noastre.
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.Vyhráme, pretože slzy, ktoré nám tečú z očí v skutočnosti tečú z našich sŕdc.
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.We gaan winnen omdat de tranen die uit onze ogen komen, eigenlijk uit ons hart komen.
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.Wir werden gewinnen weil die Tränen, die aus unseren Augen kommen, eigentlich aus unseren Herzen kommen.
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.Wygramy bo łzy w naszych oczach płyną z naszych serc.
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.Θα νικήσουμε γιατί τα δάκρυά μας προέρχονται από τις καρδιές μας.
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.Мы победим, потому что слезы, которые бегут по нашим щекам, рождены нашими сердцами.
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.Ще спечелим, защото сълзите, които идват от очите ни, всъщност идват от сърцата ни.
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.אנחנו ננצח כי הדמעות שזולגות מעינינו
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.سننتصر لأن الدموع تخرج ليس من عيوننا بل من قلوبنا
Kazanacağız, çünkü bizim gözümüzdeki yaşlar aslında kalbimizden gelen yaşlardır.私たちの心から生まれているものだからです 私たちは勝ちます なぜなら私たちには夢があるからです
Kederden gözümün feri söndü, Kollarım bacaklarım çırpı gibi.Därför är mitt öga skumt av grämelse, och mina lemmar äro såsom en skugga allasammans.
Kederden gözümün feri söndü, Kollarım bacaklarım çırpı gibi.De mágoa se escureceram os meus olhos, e todos os meus membros são como a sombra.
Kederden gözümün feri söndü, Kollarım bacaklarım çırpı gibi.Elálmélkodnak ezen a becsületesek, és az ártatlan a képmutató ellen támad.
Kederden gözümün feri söndü, Kollarım bacaklarım çırpı gibi.In oko moje je potemnelo od nevolje, in kakor senca je slednji moj ud.
Kederden gözümün feri söndü, Kollarım bacaklarım çırpı gibi.내 눈은 근심으로 하여 어두워지고 나의 온 지체는 그림자 같구나
Kederden gözümün feri söndü, Kollarım bacaklarım çırpı gibi.Mataku kabur karena dukacita; seluruh tubuhku kurus merana
Kederden gözümün feri söndü, Kollarım bacaklarım çırpı gibi.Mắt tôi lư lờ vì buồn rầu, tứ chi tôi thảy đều như một cái bóng.
Kederden gözümün feri söndü, Kollarım bacaklarım çırpı gibi.Mắt tôi lư lờ vì buồn_rầu , tứ_chi tôi thảy đều như một cái bóng .
Kederden gözümün feri söndü, Kollarım bacaklarım çırpı gibi.Mein Auge ist dunkel geworden vor Trauern, und alle meine Glieder sind wie ein Schatten.
Kederden gözümün feri söndü, Kollarım bacaklarım çırpı gibi.Mijn ogen zijn dof van het huilen en ik ben nog maar een schim van wat ik vroeger was.
Kederden gözümün feri söndü, Kollarım bacaklarım çırpı gibi.Minun silmäni on hämärtynyt surusta, ja kaikki minun jäseneni ovat kuin varjo.
Kederden gözümün feri söndü, Kollarım bacaklarım çırpı gibi.Mis ojos se han debilitado por la angustia; todos mis miembros son como una sombra
Kederden gözümün feri söndü, Kollarım bacaklarım çırpı gibi.mit Øje er sløvet af Kvide, som Skygger er mine Lemmer til Hobe;
Kederden gözümün feri söndü, Kollarım bacaklarım çırpı gibi.Mitt øie er sløvt av gremmelse, og alle mine lemmer er som en skygge.